İlim olmasa önünü göremezsin

Üniversite sınav sonuçları nihayet açıklandı. “Saç düştü, kel görüldü”. Sonuçlar, aydınlık bir gelecek için hiç iç açıcı değil. Eğitim her geçen yıl hızla irtifa kaybediyor. MEB ‘da uzun yıllar Müsteşar, şimdi de Bakan olarak oturan Sayın Tekin’e soruyorum? Eğitimde nasıl bir çöküş olduğunun farkında mısınız ? Oturduğunuz makamın Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin Milli Eğitim Bakanlığı olduğunu size hatırlatmak isterim. 

İlginç olanda, Din ağırlıklı eğitim vererek , ahlaklı  bir toplum yaratmak isteyenlerin, son Üniversite sınavlarında 6 din sorusundan sadece 1 sine doğru cevap vermeleridir !!

Sayın Tekin, sınav sonuçları ile ilgili uzman değerlendirmelerini gözden geçirseniz gelinen noktayı daha iyi anlayacaksınız. Uygar dünya da hiçbir toplum, ahlak kavramını dinle yüceltememiştir.  

Dünya kurulduğundan bu yana çok sayıda din gelmiştir. Gelen tüm dinlerde tek ilke vardır, 

“AHLAK”

Eğer ahlaklı bir nesil  yaratırsak sorun çözülecektir. Bunun için de eğitime, siyasete ve kışlaya siyaset gereği dini sokmayacaksınız.

Dünya, yapay zeka ile nelerin başarılacağını tartışırken, siz ilim ve fen bilimlerini kenara çekip, dini ağırlıklı eğitimi öncelerseniz gideceğimiz yer Ortadoğu çukurudur. Kafayı kaldırıp dini önceleyen toplumlara bir bakın. Hiç biri Demokrasi ile yönetilmiyor. Hiç birinde, ilim ve fen adına başarı var mı? Hepsi acınacak durumdalar ve cehaletleri nedeniyle birbirlerini öldürüyorlar.

Ulu Önder diyor ki; “Dünyada medeniyet için, hayat için, başarı için en geçerli yol İlim ve fendir”.

Örnek mi?

1752 yılında Amerikalı Benjamin Franklin paratoneri (yıldırımsavar) icat etti. Buluş kısa zamanda yaygınlaştı. 1782 yılında ABD'nin sadece Philadelphia kentinde paratoner kullanan konut sayısı 400'ü geçiyordu.

O tarihlerde yıldırımların çoğu kiliselere düşerdi. Çünkü kiliselerin üstünde bir kaç ton ağırlığında metal çan vardı. 

Dolayısıyla paratoner öncelikle kiliselere takılmak istendi. Fakat papazlar itiraz ettiler. 

"Yıldırım tanrının gazabıdır. Burası Tanrı’nın evi. Paratoner neymiş biz dua ederiz, yıldırım başka yere gider."  Bir sürü bağnazlık.

Bir senede tam 400 kiliseye yıldırım düştü. 150 çan görevlisi yanarak öldü...

İnsanlar korkudan kiliseye gitmemeye başlayınca papazlar mecburen kiliselere paratoner taktırmaya başladılar.

Müspet bilimin din hurafecilerine galip geldiği an işte bu andır.

Bu tarihten sonra Avrupa'da yobazlara kolay kolay kimse pirim vermedi.

Avrupa kurtuldu.

Darısı Türkiye'nin başına.

SON SÖZ: Kiliseye paratoner takıldığında, din bilime teslim olmuştur.         

Yazarın Diğer Yazıları