İmamoğlu'ndan 'yalnız değilsiniz' çıkışıyla gündem olan yönetmen Emin Alper'e: Gurur duydum

76’ncısı düzenlenen Berlin Film Festivali (Berlinale), bu yıl Türk sinemasının çifte başarısına sahne oldu. Festivalin en prestijli ödülü olan Altın Ayı’yı İlker Çatak’ın yönettiği, başrollerini Özgü Namal ile Tansu Biçer’in paylaştığı Sarı Zarflar kazanırken; Emin Alper’in Kurtuluş filmi ise Ana Yarışma bölümünde Jüri Büyük Ödülü olan Gümüş Ayı’ya layık görüldü.

Ödül töreninde yaptığı konuşmayla uluslararası kamuoyunun gündemine oturan Emin Alper’e, tutuklu Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’ndan dikkat çeken bir mesaj geldi.

İmamoğlu: “Toplumsal Sorumluluk Taşıyan Aydın Kimliği”

Emin Alper’in konuşmasını izlediğini belirten İmamoğlu, sosyal medya üzerinden yayımladığı mesajında hem Altın Ayı’yı kazanan İlker Çatak’ı hem de Gümüş Ayı ödülünü alan Emin Alper’i tebrik etti.

İmamoğlu mesajında, Alper’in törende yaptığı konuşmanın yalnızca güçlü bir sanatçı duruşu değil, aynı zamanda toplumsal sorumluluk bilinci taşıyan bir aydın tavrı olduğunu vurguladı. “Ülkesi için dertlenmesi ve haksızlıkları dile getirmesi, sanatçı kimliğinin yanında aydın sorumluluğunu da ortaya koyuyor” ifadelerini kullanan İmamoğlu, “Yüreğine sağlık Emin Alper. Yalnız değiliz. Millet bizimle” dedi.

“Yalnız Değilsiniz” Sözleri Gündem Oldu

Kurtuluş filmiyle Gümüş Ayı Jüri Büyük Ödülü’nü kazanan Emin Alper, ödül konuşmasının son bölümünde Türkiye’deki tutuklu isimlere ve farklı coğrafyalarda yaşanan hak ihlallerine değinmişti.

Alper, konuşmasında dört yıldır cezaevinde olduğunu belirttiği arkadaşına, Tayfun, Can ve Mine’ye; sekiz yıldır tutuklu bulunan Osman Kavala’ya; dokuz yıldır cezaevinde olan Selahattin Demirtaş’a ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile tutuklu diğer belediye başkanlarına seslenerek, “Yalnız değilsiniz. Yalnız kalmayacaksınız. Yalnız kalmayacağız” demişti.

Konuşmasının Tamamı Uluslararası Yankı Uyandırdı

Berlinale sahnesinde yaptığı konuşmada filminin ağır suçlar işlemiş faillerin zihniyetini ve hayatta kalanların yaşadığı yalnızlığı anlamaya yönelik bir çaba olduğunu anlatan Alper, en derin yalnızlığın acı çekerken hissedilen yalnızlık olduğunu vurguladı.

Gazze’deki Filistinlilerden İran halkına, Rojava ve Orta Doğu’daki Kürtlere kadar farklı topluluklara da seslenen yönetmen, sessizliği bozmanın ve insanların yalnız olmadığını hatırlatmanın önemine dikkat çekti.

Konuşmasının sonunda ödülü, yakında üç yaşına girecek ve “ayıları çok seven” kızına doğum günü hediyesi olarak armağan ettiğini söyleyen Alper’in sözleri, hem festival salonunda hem de sosyal medyada geniş yankı buldu.

Berlin Film Festivali’nde elde edilen başarı ve sahneden verilen mesajlar, Türk sinemasının uluslararası alandaki görünürlüğünü artırırken; sanat ve siyaset ekseninde yeni bir tartışmayı da beraberinde getirdi.