İmamoğlu’nun danışmanından 'milliyetçi hassasiyet' çıkışı

Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı İbrahim Özkan, Öcalan'a "Umut hakkı" konusundaki paylaşımında ""Cumhuriyet Halk Partisi, “Umut Hakkı” konusunda en net ve en berrak çizgiyi milliyetçi hassasiyetleri gözeterek koymak zorundadır" dedi.

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun gün gerçekleştirdiği toplantı sonrası MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, bir açıklama yaptı. Önümüzdeki haftayı işaret eden Yıldız, “Tüm sorulara cevap veremiyoruz ama önümüzdeki hafta biter. Sorduğunuz soruların tüm cevaplarını bulursunuz” dedi. “Umut hakkı konusunda uzlaştık. Problem yok, raporda olacak” ifadesini kullanan Yıldız şöyle dedi:

“Zaten AİHM kararlarına uyduğun zaman AİHM kararları umut hakkından bahsediyor. Raporda, AİHM ve AYM kararlarına uyma tavsiye edilecek. Bunun içinde umut hakkı da var zaten. Aramızda ciddi bir görüş ayrılığı yok. Herkes ayrı siyasi parti neticede talepler, istekler, umutlar farklı. Geleceğimiz, birliğimiz, bütünlüğümüz için böyle şeylerde anlaşıyoruz.”

CHP: MUTABAKAT YOK

Komisyon toplantısı çıkışında CHP Grup Başkanvekili Murat Emir de konuya ilişkin soruları yanıtladı. Murat Emir, “Hiçbir konuda tam uzlaşmadığımız, her konuyu konuştuğumuzu ve partilerin birbirine yaklaştığını ama mutabakat olmadığını ısrarla söylüyorum” dedi.

Tutuklu İBB Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu'nun danışmanı İbrahim Özkan da tartışmalara ilişikin bir paylaşım yaptı.

MİLLİYETÇİ HASSASİYET VURGUSU

Özkan X hesabından yaptığı açıklamada "Cumhuriyet Halk Partisi, “Umut Hakkı” konusunda en net ve en berrak çizgiyi milliyetçi hassasiyetleri gözeterek koymak zorundadır" dedi.

Özkan şunları kaydetti:

Benim bakış açıma göre Cumhuriyet Halk Partisi, “Umut Hakkı” konusunda en net ve en berrak çizgiyi milliyetçi hassasiyetleri gözeterek koymak zorundadır. CHP’nin tavrı, “hukuk” söylemiyle muğlaklaşan değil; şehitlerin aziz hatırasını, devletin terörle mücadelesindeki kararlılığını ve milletin adalet duygusunu açıkça savunan bir duruş olmalıdır.

Toplumun geniş bir kesimi için bu mesele pazarlık konusu değildir; dolayısıyla CHP, teröre karşı tavizsiz, devleti zayıf gösteren hiçbir düzenlemenin yanında durmayacağını net biçimde ifade etmelidir. Milliyetçi seçmen, CHP’den slogan değil güvence duymak ister: “Devletin birliği, vatanın bütünlüğü ve adaletin caydırıcılığı kırmızı çizgimizdir.” Bu netlik sağlanmadan atılacak her adım, CHP’yi anlatmak yerine anlaşılmayan bir pozisyona iter.