İngiliz devinden Türkiye raporu: Piyasaları sallayacak dolar ve faiz tahmini

İngiliz finans devi Barclays, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın bu yıl enflasyondaki dengelenme ve düşen petrol fiyatları sayesinde 300 baz puanlık faiz indirimi yapmasını beklediğini açıkladı.

Küresel piyasaların yakından takip ettiği yatırım bankalarından Barclays, Türkiye ekonomisine ve para politikalarına yönelik yeni bir analiz notu yayımladı.

Aralarında Ercan Ergüzel’in de bulunduğu ekonomistler tarafından kaleme alınan raporda; Merkez Bankası'nın faiz politikası, Türk lirasının geleceği, enerji maliyetlerinin cari dengeye etkileri ve olası bir erken seçim senaryosuna dair dikkat çeken öngörüler paylaşıldı.

MERKEZ BANKASI'NDAN 300 BAZ PUANLIK FAİZ İNDİRİMİ BEKLENTİSİ

Barclays ekonomistleri, enflasyonun dengelenmesi ve küresel petrol fiyatlarındaki olası düşüşlerin desteğiyle Merkez Bankası’nın bu yıl toplamda 300 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştireceğini tahmin ediyor.

Bu süreçte Türk lirasının kontrollü bir şekilde değer kaybetmeyi sürdüreceğini öngören banka analizinde şu ifadelere yer verildi:

“Para politikasındaki gevşeme, Türk lirasının değer kaybının hızının yavaşlamasına yol açacak, böylece uzun lira pozisyonları aylık yüzde 1 toplam getiri sağlamaya devam edecektir.”

LİRA POLİTİKASINDA PETROL VE YERLİ YATIRIMCI VURGUSU

Raporda, Türk lirasına yönelik uygulanan kontrollü politikanın sürdürülebilirliği iki temel şarta bağlandı. Analistler, petrol fiyatlarının düşük seyretmeye devam ettiği ve yerli yatırımcıların dolar talebinin zayıf kaldığı sürece bu politikanın korunabileceğini belirtti.

Düşük politika faizlerinin kısa vadeli tahvilleri destekleyeceğini öngören Barclays, aynı zamanda tahminler üzerindeki risk faktörlerini de sıraladı.

Notta, küresel petrol fiyatlarının seyri ile Türkiye’nin cari açık finansmanındaki istikrarın, kısa vadeli getirilere yönelik olumlu tahminler önündeki temel riskler olduğu kaydedildi.

CARİ AÇIK VE SEÇİM TAKVİMİNDE BEKLENTİLER DEĞİŞİYOR

Mevsimsel etkiler dolayısıyla cari dengede Kasım 2026’ya kadar bir iyileşme bekleyen ekonomistler, enerji maliyetlerinin yüksek kalması durumunda ise riskli bir döneme girileceğini ifade etti.

Raporda, enerji fiyatlarının düşmemesi halinde cari açığın Kasım 2026 ile Nisan 2027 arasında ciddi biçimde genişlemesinin muhtemel olduğu uyarısı yapıldı.

Bu ekonomik çevre çerçevesinde, Türkiye'deki bir sonraki seçimin zamanlamasına dair piyasa beklentilerinin de farklılaşmaya başladığı aktarıldı. Raporda siyasi takvime ilişkin şu değerlendirme paylaşıldı:

“Temel makroekonomik tahminler cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin Kasım 2027’de yapılacağını varsayıyor, ancak üç ay öncesine kıyasla bu beklentimize olan güvenimiz azalmış durumda.”

*BU HABERDE YER ALAN İFADELER KESİNLİKLE YATIRIM TAVSİYESİ DEĞİLDİR.