İngiliz donanması Türk stratejisine döndü

İngiltere, yüksek maliyetli büyük savaş gemileri yerine insanlı ve insansız platformların bir arada görev yapacağı yeni bir donanma yapılanmasına gidiyor. Bu strateji, deniz savaşlarında son dönemde öne çıkan "dağıtık ve otonom güç" eğilimini desteklerken; Türkiye'nin TCG Anadolu ve yerli insansız deniz araçlarıyla (İDA) operasyonel hale getirdiği insansız deniz doktriniyle de konsept olarak paralellik gösteriyor.

Japonya, modern dönemin dikkat çeken savaş gemilerinden birini geliştirmeye hazırlanıyor. ABD yapımı ve kendini kanıtlamış sistemlere dayanan bu platformun, özellikle hava savunması açısından güçlü bir kapasite sunması bekleniyor.

Ancak Birleşik Krallık, aynı yolu izlememeye karar verdi. Londra'nın tercihi, son derece gelişmiş ve maliyetli tek bir savaş gemisine yatırım yapmak yerine, farklı görevleri üstlenebilecek mürettebatlı ve insansız platformlardan oluşan daha geniş bir filo kurmak.

Bu yaklaşım, İngiliz Kraliyet Donanması'nın gelecekteki hava savunma yapılanmasının merkezinde yer alıyor. Hükümet, mevcut Type 45 destroyerlerinin yerine en az altı Common Combat Vessel inşa etmeyi planlıyor. Yeni gemilerin, hava ve füze savunmasının yanı sıra insansız hava, deniz ve sualtı sistemlerini koordine eden bir merkez olarak görev yapması öngörülüyor.

İngiltere neden büyük destroyerlerden vazgeçiyor?

İngiliz hükümetinin açıkladığı plana göre Kraliyet Donanması, gelecekte yalnızca büyük ve yüksek maliyetli savaş gemilerine dayanan bir yapı yerine “Hybrid Navy” olarak adlandırılan karma bir sisteme geçecek.

Bu kapsamda Type 91 insansız füze platformları ve Type 94 insansız radar platformları da kullanılacak. Londra, bu sistemlerin mürettebatlı savaş gemileriyle birlikte çalışarak daha fazla füze kapasitesi, daha geniş bir platform ağı ve daha esnek bir yapı sağlayacağını belirtiyor.

İngiliz Savunma Bakanlığı'nın değerlendirmesine göre, yalnızca çok pahalı ve gelişmiş bir destroyer sınıfına yatırım yapılması, filonun ihtiyaç duyduğu gemi sayısının azalmasına yol açabilir. Bu nedenle yeni yaklaşımda daha fazla platformun aynı anda kullanılabilmesi hedefleniyor.

Stratejinin kilit noktası insansız sistemler

İngiltere'nin yeni planında dikkat çeken unsur, savaş gemilerinin tek başına hareket eden platformlar olmaktan çıkarılması. Yeni Common Combat Vessel'ların, hava, su üstü ve sualtında görev yapan insansız sistemlerle birlikte çalışması planlanıyor.

Birleşik Krallık'ın Defence Investment Plan kapsamında hibrit donanma için en az 1,3 milyar sterlin kaynak ayrılması öngörülüyor. Planın 2030'lu yıllarda daha fazla otonom platformun filoya katılmasıyla genişletilmesi hedefleniyor.

Bu nedenle İngiltere'nin tercihi yalnızca “daha küçük gemiler” inşa etmekten ibaret değil. Asıl değişim, deniz savaşının geleceğinde tek bir büyük platform yerine birbirine bağlı çok sayıda insanlı ve insansız sistemin kullanılmasına dayanıyor.

Ancak bu stratejinin başarısı, yalnızca yeni teknolojilerin geliştirilmesine değil, bu sistemlerin zamanında ve yeterli finansmanla hayata geçirilmesine de bağlı olacak.