İnsanlar neden Fas'tan kaçıyor? İspanya sınırındaki krizin perde arkası
Sınır bariyerleri aşıldı, on binlerce kişi Avrupa topraklarına yöneldi. Peki bu kitlesel göçün arkasında gerçekten sadece daha iyi bir yaşam umudu mu var?
Fas'tan binlerce kişinin son günlerde İspanya'nın Kuzey Afrika'daki toprağı Ceuta'ya akın etmesi, Avrupa'da yeni bir göç tartışmasını alevlendirdi.
Sınırı aşan göçmenlerin sayısındaki hızlı artışın ardından bazı Avrupa Birliği ülkeleri, İspanya'nın Schengen Bölgesi'nden çıkarılmasını gündeme getirdi. The Times'ın analizine göre krizin arkasında hem yasal değişiklikler hem de yıllardır süren siyasi gerilimler bulunuyor.
Avrupa'nın Afrika'daki kapısı
Ceuta, Afrika'nın kuzey kıyısında yer alan ve Fas ile kara sınırı bulunan özerk bir İspanyol şehri. Yaklaşık 18,5 kilometrekarelik yüzölçümüne ve 85 bin nüfusa sahip olan kent, kardeş bölgesi Melilla ile birlikte Avrupa Birliği'nin Afrika kıtasındaki iki kara sınırından birini oluşturuyor.
Nüfusun büyük bölümü İspanyol vatandaşı olsa da şehirde Fas ve Berberi kökenli topluluklar da yaşıyor. Bu nedenle hem İspanyolca hem de Arapça günlük yaşamda yaygın olarak kullanılıyor.
Neden Fas'ın parçası değil?
Ceuta'nın statüsü uzun yıllardır Fas ile İspanya arasında anlaşmazlık konusu olmaya devam ediyor. Şehir, 1415 yılında Portekiz tarafından ele geçirildi, 1580'de ise İspanyol yönetimine geçti. Fas 1956 yılında bağımsızlığını kazandığında Ceuta zaten yüzyıllardır İspanyol toprağı olarak kabul ediliyordu.
Madrid yönetimi Ceuta ve Melilla'nın sömürge kalıntısı değil, İspanya'nın ayrılmaz parçaları olduğunu savunurken, Rabat ise her iki kentin de kendisine iade edilmesi gerektiğini öne sürüyor.
Göçmenler neden Ceuta'yı seçiyor?
Ceuta, İspanya ana karasına yalnızca 20-25 kilometre uzaklıkta bulunuyor. Bu yakınlık, Avrupa'ya ulaşmak isteyen göçmenler için kenti doğal bir geçiş noktası haline getiriyor.
Ceuta'ya ulaşmaya çalışanların büyük bölümü daha iyi iş ve yaşam koşulları arıyor. Bazıları ise yoksulluk, siyasi baskı veya istikrarsızlıktan kaçıyor. İnsan kaçakçılığı şebekeleri de bu güzergâhı organize geçişler için kullanırken, birçok göçmen İspanya'ya ulaştıktan sonra yasal statü kazanmayı ya da başka Avrupa Birliği ülkelerine geçmeyi hedefliyor.
Yüksek Mahkeme kararı etkili oldu
Son göç dalgasının en önemli nedenlerinden biri olarak İspanya Yüksek Mahkemesi'nin aldığı yeni karar gösteriliyor.
Kararla birlikte denizde yakalanan göçmenlerin "acil geri gönderilmesi" zorlaştı. Bu nedenle Ceuta'ya yüzerek ulaşan kişilerin sınır dışı edilmek yerine kayıt işlemlerine alınma ihtimali arttı.
Yerel yetkililer, yaz aylarında deniz koşullarının elverişli hale gelmesi ve insan kaçakçılığı ağlarının faaliyetleriyle birleşen bu hukuki değişikliğin daha fazla kişiyi geçiş yapmaya teşvik ettiğini belirtiyor.
Sınırda kontrol çöktü
Krizin zirve noktası, Fas Kralı 6. Muhammed'in tahta çıkışının 27. yıl dönümünün kutlandığı ulusal bayramda yaşandı.
On binlerce kişi sınır bariyerlerini aşarak Ceuta'ya geçti. İspanyol güvenlik güçleri kalabalığın büyüklüğü karşısında sınırda kontrolü sağlamakta zorlandı.
Siyasi gerilim yeniden gündemde
Analistlere göre yaşananlar yalnızca göç baskısıyla açıklanamıyor.
2021 yılında İspanya'nın, Batı Sahra'nın bağımsızlığını savunan Polisario Cephesi lideri Brahim Ghali'yi tedavi için kabul etmesinin ardından Fas'ın Ceuta çevresindeki sınır kontrollerini bilinçli şekilde gevşettiği iddia edilmişti.
Daha sonra Madrid yönetimi Batı Sahra konusunda Fas'a yakın bir politika benimseyerek Rabat'ın bölge üzerindeki planını destekledi. Bu değişiklik ise Polisario Cephesi'ni destekleyen Cezayir ile diplomatik gerilime yol açtı.
"Siyasi mesaj" iddiası
Analistler, Fas'ın geçmişte göçü diplomatik baskı aracı olarak kullandığını hatırlatıyor.
Bu nedenle İspanya Yüksek Mahkemesi'nin kararı göç dalgasını tetiklemiş olsa da geçişlerin bu denli büyük ölçekte gerçekleşmesinin Rabat'ın Madrid'e verdiği bilinçli bir siyasi mesaj olabileceği değerlendirmesi yapılıyor.