İnsanların yüzde 90'ının sağ elini kullanmasının nedeni
Dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 90'ının sağ elini kullanmasının ardındaki neden bilim insanlarının araştırmalarıyla yeniden gündeme geldi. Uzmanlar, bu özelliğin biyolojik ve evrimsel süreçlerle bağlantılı olduğunu ifade ediyor.
Dünya genelinde insanların büyük çoğunluğu sağ elini kullanırken, solak bireylerin oranı oldukça düşük seviyede kalıyor. Bilim dünyası ise bu durumun tesadüf ya da yetiştirilme biçiminden kaynaklanmadığını, kökeninin biyolojik ve evrimsel süreçlere dayandığını belirtiyor.
2020 yılında yayımlanan kapsamlı bir meta-analiz, dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 10,6'sının solak olduğunu ortaya çıkardı. Farklı ülkeler ve kültürler incelendiğinde benzer oranların görülmesi, el tercihini belirleyen temel etkenlerin biyolojik mekanizmalar olduğuna işaret ediyor.
ANNE KARNINDAYKEN ŞEKİLLENİYOR
Uzmanlara göre sağ ya da sol el baskınlığı, doğumdan çok önce rahim içindeki gelişim sürecinde oluşmaya başlıyor. İngiliz bilim insanı Peter Hepper'in yürüttüğü araştırmalar, gebeliğin yaklaşık 10. haftasında birçok fetüsün sağ elini daha sık hareket ettirdiğini gösterdi. Doğum sonrasında yapılan gözlemler de bu eğilimin büyük ölçüde devam ettiğini ortaya koydu. Araştırmacılar, bunun sinir sisteminin erken gelişimi ve beynin iki yarım küresi arasındaki iş bölümüyle bağlantılı olduğunu ifade ediyor.
*BEYNİN İŞLEYİŞİ EL BASKINLIĞINI ETKİLİYOR
İnsan vücudu dış görünüşte simetrik olsa da beyin aynı şekilde çalışmıyor. Sağ el ağırlıklı olarak beynin sol yarım küresi tarafından kontrol edilirken, sol el ise sağ yarım küre tarafından yönetiliyor. Bilim insanları uzun yıllardır el baskınlığı ile çoğu kişide sol yarım kürede bulunan dil merkezleri arasındaki ilişkiyi inceliyor.
Öte yandan uzmanlar, sağ el kullanımının yalnızca beynin yapısıyla açıklanmasının mümkün olmadığını da vurguluyor.
TEK BİR GEN HER ŞEYİ AÇIKLAMIYOR
El tercihinin yalnızca tek bir gen tarafından belirlendiği yönündeki görüşler de bilimsel olarak doğrulanmış değil. Nature Human Behaviour dergisinde yayımlanan ve 1,7 milyondan fazla kişinin genetik verilerinin incelendiği araştırmada, solaklık ve iki eli de kullanabilme becerisiyle bağlantılı çok sayıda genetik bölge tespit edildi.
Araştırmanın sonuçları, el baskınlığının yalnızca genetik faktörlerle değil, sinir sisteminin gelişimi ve çevresel etkenlerin ortak etkisiyle ortaya çıktığını gösteriyor.
İNSAN EVRİMİ BASKINLIĞINI GÜÇLENDİRMİŞ OLABİLİR
2026 yılında PLOS Biology dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma ise konuya evrimsel açıdan yaklaşıyor. Çalışmada 41 farklı primat türünden 2 binden fazla birey karşılaştırıldı ve insanların diğer büyük maymunlara kıyasla çok daha belirgin bir sağ el baskınlığına sahip olduğu belirlendi.
Araştırmacılar, bu durumun iki önemli evrimsel gelişmeyle bağlantılı olabileceğini düşünüyor. Bunlardan ilki insanların iki ayak üzerinde yürümeye başlaması, diğeri ise beyin hacmindeki artış. Eller destek görevinden kurtulunca alet yapımı, nesne taşıma, hassas hareketler ve jestlerle iletişim gibi işlevlerde daha yoğun kullanılmaya başlandı. Bu süreçte sağ el kullanımının zamanla baskın hale gelmiş olabileceği değerlendiriliyor.
UZMANLAR UYARIYOR: SOLAKLIK BİR BOZUKLUK DEĞİL
Uzmanlar, solaklığın herhangi bir gelişim bozukluğu olarak değerlendirilmemesi gerektiğinin altını çiziyor. Güncel bilimsel öneriler, çocukların zorla sağ ellerini kullanmaya yönlendirilmesini desteklemiyor. Çünkü bu uygulamanın gereksiz stres oluşturabileceği ve ince motor becerilerinin gelişimini olumsuz etkileyebileceği ifade ediliyor.
Bunun yerine uzmanlar, makas, bilgisayar faresi ve benzeri günlük araçların büyük bölümünün sağ ellilere göre tasarlandığını hatırlatarak, yaşam alanlarının ve kullanılan ekipmanların solak bireylerin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde düzenlenmesini öneriyor.