İnternet kesildi, kurşunlar yağdı: İran'daki protestolarda en az 200 kişi öldü
Ekonomik krizden rejim değişikliği talebine evrilen gösterileri durduramayan Tahran yönetimi sokaklarda gerçek mermiyle kanlı bir baskın başlattı. İnternetin kesildiği ve yüzlerce gencin hayatını kaybettiği ülkede İslam Cumhuriyeti varoluşsal bir tehditle yüzleşirken Washington’dan gelen sert uyarılar ve güvenlik güçleri içindeki çatlaklar gerilimi zirveye taşıyo
İran genelinde Cuma gecesi hükümet karşıtı protestolara beklenen devlet müdahalesi gerçekleşti. Görgü tanıklarına göre protestocuları ölümle tehdit eden Tahran rejimi, kurşunlar yağdırarak sokakları temizlemeye çalışıyor.
The Time'ın haberinge göre başkentteki sadece altı hastanede en az 217 protestocunun hayatını kaybetti. Ölenlerin çoğu vurularak öldürüldü.
Hastanelerden cenazelerin yetkililer tarafından toplandığı ve ölenlerin çoğunun makinalı tüfeklerle vurulan gençler olduğu belirtiliyor. Gece boyunca gelen görüntülerde hastanelerin önünde cesetler görüldü.
Buna karşılık protestoların önü alınamadı. Protestocular devlet binalarını yaktı, polis araçlarını devirdi. Birçok bölgede el silahlı polisler kaçmak zorunda kaldı.
Uzmanlar orta sınıfın da sokağa inmesiyle rejimin bu durumu artık varoluşsal bir tehdit olarak gördüğünü belirtiyor.
TAHRAN KANLI BASKINLARA BAŞLADI
Ülke genelinde internet ve telefon bağlantılarının neredeyse tamamen kesilmesi beklenen büyük baskının habercisi oldu.
İnternetin kesilmesinden saatler sonra başlayan baskınlar ve protestocu karşıtı operasyonların sadece bir kısmı internete ulaşabildi.
İnternete erişmek için Starlink uydularını ve özel sistemleri kullanan İranlı protestocular, bu sistemlerin de hükümet tarafından engellendiğini belirtti.
İlk aşamada çöken ekonomi nedeniyle başlayan gösteriler kısa sürede 1979 yılından beri hüküm süren otoriter rejimin devrilmesi talebine dönüştü.
"Diktatöre Ölüm" sloganlarının yükseldiği meydanlarda bazı kamu binaları da hedef alındı. Dini lider Ayetullah Ali Hamaney televizyonda yaptığı konuşmada: "İslam Cumhuriyeti Trump’ı memnun etmeye çalışan bu yağmacıların karşısında asla geri adım atmayacaktır" dedi.
Tahran savcılığı ise göstericilerin idam cezasıyla yargılanacağını duyurdu. Devrim Muhafızları aileleri "çocuklarını sokaklardan çekmeleri" konusunda uyardı.
POLİS HALKINI VURMAK İSTEMİYOR
Güvenlik güçleri içerisinde de büyük bir belirsizlik ve kaosun hakim olduğu görüldü. Birçok noktada polis, protestoculara karşı silah kullanmalarına rağmen disiplin sağlayamadı.
Protestoların geleceği konusunda en büyük belirsizliği güvenlik teşkilatının alt kademelerindeki tutum oluşturuyor.
Birçok polis memuru ve milis gücü üyesinin artık kanlı müdahalelerde yer almak istemediği gözlemleniyor.
Siyaset bilimci Hüseyin Hafıziyan, : "Kendi halkına en temel ekonomik refahı bile sağlayamıyorlar ve şu an tamamen hayatta kalma moduna geçmiş durumdalar" yorumunu yaptı.
ABD HÜKÜMETİNDEN PROTESTUCULARA DESTEK
Diğer yandan baskı artarken ve iletişim azalırken, ABD hükümetinden protestoculara destek geldi. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio "ABD protestocuların yanındadır" mesajını paylaştı.
ABD Başkanı Donald Trump ise daha önce yaptığı açıklamalarda "protestocuların öldürülmesi halinde rejimin bunun bedelini çok ağır ödeyeceğini" sert bir dille vurgulamıştı.
Şu an itibarıyla gösteriler ülkenin 31 eyaletinin tamamına yayılmış durumda ve rejim üzerindeki baskı her geçen saat artıyor.
İran yönetimi sadece içerideki isyanla değil aynı zamanda dış dünyadaki ciddi krizlerle de mücadele ediyor.
İsrail ile yaşanan çatışmalar ve Amerikan bombardıman uçaklarının desteğiyle imha edilen hava savunma sistemleri rejimi askeri açıdan sarsmış durumda.
Enflasyon altında ezilen para birimi ile kronik su ve elektrik kesintileri halktaki kriz duygusunu iyice derinleştirdi.