İran'dan şaşırtan Mekke anlaşması çıkışı: Tek şartları var

İranlı yetkili Muhsin Rızai, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Paktı'na Tahran ve Kahire'nin ancak "kurucu ortak" olarak katılabileceğini söyledi. Rızai, ABD'nin bölgeden çekilmesiyle şekillenen bu paktın sonradan onaylanmasını kabul etmeyeceklerini vurguladı.

İran'da Düzenin Maslahatını Koruma Komitesi Genel Sekreteri Tümgeneral Muhsin Rızai, ülkesinin Mekke paktına ancak prensipleri belirleyen bir "kurucu ortak" olarak katılabileceğini söyledi.

22 Ağustos'ta devlet televizyonu IRINN'e konuşan Rızai, İran ve Mısır'ın bu tür düzenlemelerin dışında bırakılmaması gerektiğini kaydetti.

Rızai iki ülkenin, anlaşmanın temel prensiplerinin şekillendirilmesinde rol oynamaları gerektiğini belirtti.

"İran ve Mısır bu tür anlaşmalarda yer almamazlık edemez ancak kurucu olarak, orada imzalanan belgelerin fikirsel çerçevesini oluşturan taraflar olarak yer almalıdırlar" dedi.

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan 7 Ağustos'ta ortak savunma anlaşması imzaladı.

"Mekke paktı" olarak anılan anlaşmaya göre üç ülkeden birine yapılan saldırı tüm ülkelere yapılmış sayılacak.

'BU ANLAŞMA KABUL EDİLEMEZ'

Mekke paktına atıfta bulunan Rızai, "bu dost ülkelerin kendi aralarında bir anlaşma yapıp ardından İran'dan bunu onaylamasını istemelerinin kabul edilemez olduğunu" söyledi.

İran'ın dini lideri Mücteba Hamaney'in kıdemli danışmanlarından Rızai, girişimin ABD'nin bölgedeki etkisinin zayıflaması ve Washington'ın rolünü azaltma kararı olarak tanımladığı gelişmelerden kaynaklandığını savundu.

Rızai, "Pakistan, Türkiye ve Suudi Arabistan'daki dostlarımız ve kardeşlerimiz bir anlaşma imzaladı. Neden? Çünkü Amerika onlara 'Hoşça kalın, gidiyoruz' dedi" ifadelerini kullandı.

Rızai, ülkelerin ABD'nin bölgedeki varlığının azalmasıyla oluşan boşluğu doldurmaya çalıştığını ve bu boşluğun İran'ın Washington ile yürüttüğü mücadele sonucunda ortaya çıktığını söyledi.

Hamaney'in kıdemli danışmanı "Amerika'nın bölgedeki zayıflığı ve ortaya çıkan boşluk, İran milletinin savaş ganimetidir" dedi.

Diğer ülkelerin de şimdi ABD'nin geri çekilmesi olarak nitelediği gelişmelerden yararlanmaya çalıştığını ekledi.

LÜBNAN BASININDAN GARİP İDDİA

Diğer yandan İran basını, Beyrut merkezli Hizbullah yanlısı El Mayadeen televizyonunun haberine dayanarak Tahran'ın anlaşmaya katılması için davet aldığını iddia etti. İddia hiçbir resmi kaynak tarafından doğrulanmadı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi 10 Ağustos'ta yaptığı açıklamada, anlaşmaya ilişkin büyük ölçüde tarafsız bir tutum sergilemiş ve bunu bölgedeki güvenlik anlayışının değiştiğinin bir göstergesi olarak nitelendirmişti.

Bekayi, İran'ın üç kurucu ülkeyle temas halinde olduğunu ve girişim hakkında bilgilendirildiğini söylerken, Tahran'ın anlaşmaya katılma ihtimali için de açık kapı bırakmıştı.

Bölgesel güvenlikle ilgili ayrı bir açıklama da İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf'tan geldi.

22 Ağustos'ta X platformunda yaptığı paylaşımda Tahran'ın yeni bölgesel güvenlik ve ekonomik düzenlemelerin oluşturulmasına ilişkin komşu ülkelerden mesajlar aldığını söyledi.

Kalibaf, bu temasların ABD'nin "İsrail uğruna" müttefiklerinin güvenliğini zayıflattığı bir dönemde gerçekleştiğini belirtti.