İran'ın milyar dolarlık hava savunma hattını felç eden detay!
İsrail'in İran'a başlattığı öncü saldırı sonrası Tahran'da patlama sesleri duyuldu. 30'a yakın hedefin vurulduğu açıklanırken İran'ın hava savunması merak konusu oldu. İşte İran'ın hava savunma gücünün olumlu ve olumsuz tüm detayları...
İran'a karşı gerçekleşmesi beklenen ve tüm dünyanın beklediği saldırı İsrail-ABD ortak bombardımanıyla başladı. Al Jazeera'ya göre ABD ordusu da saldırılara katıldı.
İsrail Savunma Bakanı İsrail Katz, "önleyici bir saldırının başlatıldığını" açıkladı. İran'dan aktarılan görüntülerde bombaların düşmesiyle yaşanan patlamalar ve duman bulutları görüldü. Peki İran'ın hava savunma sistemi saldırıları ne kadar karşılayabilecek?
Orta Doğu’daki askeri dengelerin merkezinde yer alan İran, kağıt üzerinde bölgenin en karmaşık ve çok katmanlı hava savunma ağlarından birine sahip olsa da, son dönemde gerçekleşen sofistike saldırılar bu savunma hattının etkinliğini tartışmaya açtı.
Kendi kaynaklarıyla geliştirdiği Bavar-373 ve Khordad-15 gibi yerli sistemleri, Rus menşeli S-300 bataryalarıyla entegre eden İran, stratejik tesislerini "iç içe geçmiş" bir kalkanla korumayı hedefliyor.
Ancak modern savaş teknolojilerindeki nesil farkı, bu devasa envanterin her zaman beklenen sonucu vermesini engelliyor.
HAYALET UÇAKLAR İRAN'I ZAYIFLATIYOR
Savunma hattındaki en büyük zafiyet noktalarından birini, radar sistemlerinin teknolojik sınırları oluşturuyor. İran’ın uzun menzilli füzeleri teorik olarak stratejik hedefleri vurma kapasitesine sahip olsa da, İsrail’in envanterindeki F-35 gibi beşinci nesil "hayalet" uçakların düşük radar kesit alanı, savunma sistemlerinin bu tehditleri ancak çok yakın mesafede fark etmesine neden oluyor.
Bu durum, savunma birimlerine tepki verecek yeterli süreyi tanımazken, saldırgan tarafa gökyüzünde geniş bir hareket alanı sağlıyor.
RADARLARI KÖR EDİYOR
Teknolojik uçurumun yanı sıra, elektronik harp unsurları da İran’ın savunma kapasitesini baskılayan temel faktörler arasında yer alıyor. Modern hava operasyonlarında radarların frekanslarını karıştırarak "kör etme" veya sahte hedeflerle sistemi meşgul etme stratejileri, savunma bataryalarının mühimmatını asıl tehdit olmayan unsurlara harcamasına yol açıyor.
Bu "doyurma saldırıları", gelişmiş bir hava savunma ağının bile kapasitesinin üzerinde bir yükle karşılaşarak felç olmasına sebebiyet verebiliyor.
İRAN HAVA SAVUNMASI CİDDİ SINAVLAR VERİYOR
Operasyonel düzeyde ise İran’ın hava savunma yapısının sadece karadaki füzelere dayalı olması, havadan destekten yoksun kalmasına yol açıyor. Modern bir savunma doktrini, yerdeki bataryaların gelişmiş önleme uçaklarıyla desteklenmesini gerektirirken, İran’ın 1970’lerden kalma hava filosu bu denklemde zayıf halka olarak kalıyor.
Ayrıca, saha istihbaratındaki sızıntılar ve fiziksel sabotaj ihtimalleri, en sofistike radarın bile arkadan vurulabileceği gerçeğini ortaya koyuyor. Sonuç olarak, İran’ın savunma stratejisi asimetrik saldırılarda yüksek bir caydırıcılık sunsa da, yüksek teknolojili ve istihbarat destekli doğrudan hava operasyonları karşısında ciddi sınavlar vermeye devam ediyor.