İran krizi yeni biterken Şi'den dünyayı korkutan 'Tayvan' buluşması

Şi Cinping on yıl sonra Tayvanlı muhalefet lideri Cheng Li-wun ile görüştü. Birleşmeyi tarihi kaçınılmazlık niteleyen Şi bağımsızlığa karşı sert uyarıda bulundu. Görüşme Trump’ın Pekin ziyareti öncesinde ve Tayvan çevresinde artan askeri tatbikatların gölgesinde gerçekleşti.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, 10 yıl aradan sonra bir ilke imza atarak Tayvanlı muhalefet lideri Cheng Li-wun ile görüştü.

ABD'ye sıkı sıkıya bağlı olan Tayvan'dan bir siyasetçi, adayı işgal planları yapan Şi'nin elini sıktı. Görüşme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin ziyaretinden günler önce gerçekleşti.

Yıllar sonra ilk kez bir Tayvanlı siyasetçinin elini sıkan Şi, ayrılıkçı bölge olan Tayvan'ın Çin ile birleşmesinin kaçınılmaz bir süreç olduğunu vurguladı ve bağımsızlık yönündeki her türlü adımın son derece tehlikeli olduğunu belirtti.

Şi görüşme sırasında “Mevcut küresel manzara hızlı değişimlerden geçiyor ancak uluslararası durum ne olursa olsun boğazın her iki yakasındaki yurttaşların birbirine yakınlaşması ve bir araya gelmesi yönündeki istek asla değişmeyecektir. Bu tarihi bir kaçınılmazlıktır” diye konuştu.

Pekin yönetimi Tayvan adası üzerinde mutlak yönetim hakkının altını çizerken olası bir direnç durumunda askeri güç kullanacağını her fırsatta belirtiyor.

Çinli lider ayrıca Tayvan bağımsızlığının bölgedeki barışı yok eden en büyük sorun olduğunu ve bu duruma kesinlikle müsamaha göstermeyeceklerini net bir dille belirtti.

MUHALEFET ÇİN'LE BİRLEŞMEK İSTİYOR

KMT lideri Cheng bu seyahati tarihi bir barış yolculuğu olarak nitelendirdi ve Çin medeniyetinin yeniden canlanması projesini ortaklaşa başlatacaklarını duyurdu.

Ziyaretin zamanlaması Pekin'in Tayvan çevresindeki askeri tatbikatlarını artırdığı kritik bir döneme denk geldi.

Cheng’in partisi, Tayvan'da iktidarda olan Demokratik İlerleme Partisi’nin aksine Çin ile daha yakın ilişkiler kurulmasını savunuyor.

Cheng yaptığı açıklamada “Boğazın her iki yakasındaki halklar farklı sistemler altında yaşamasına rağmen bizler birbirimize saygı duyacağız ve her zaman birbirimize doğru adımlar atacağız” ifadelerine yer verdi.

Cheng ayrıca Nanjing şehrinde tarafları silahlı çatışmadan kaçınmaya çağırdı. Çin’in yaşadığı felaketlerin sadece dış güçlerden kaynaklanmadığını söyleyen lider iç çelişkilerin de karşılıklı yıkıma yol açtığını ifade etti.

TRUMP'A GÖZDAĞI

Bu kritik görüşme ABD Başkanı Donald Trump’ın Mayıs ayı ortasında gerçekleştireceği Pekin ziyareti öncesinde yapıldı.

Analistler Şi’nin Trump üzerinde baskı kurarak Tayvan’a yapılan silah satışlarını durdurmaya çalışacağını öngörüyor.

Cheng ise her iki tarafın da "Tek Çin" ilkesine ait olduğunu belirten 1992 Mutabakatı’na sadık kalınması gerektiğini yineledi.

Siyaset bilimci Lev Nachman bu tutumun KMT içindeki geleneksel çizgiyi yansıttığını dile getirdi. Nachman konuyla ilgili olarak “Cheng’in dış güçlerin bir satranç taşı olmama konusundaki söylemlerine Amerika muhtemelen bazı sorular yöneltecektir fakat bu ifadeler Şi Cinping’in duymaktan oldukça mutlu olduğu bir çizgiyi temsil ediyor" değerlendirmesini yaptı.

Buna rağmen uzmanlar KMT içerisindeki tüm liderlerin bağımsızlık karşıtı bu sert söylemi aynı kararlılıkla paylaşmadığını da belirtiyor.