İşçinin açlıkla sınavı bitmeyecek
İktidarın ekonomi politikalarının yol açtığı krizin faturası geçen yıl olduğu gibi 2026’da da işçiye kesilecek. Açlık sınırının altında kalan ücretlerle, geçim mücadelesi sürecek.
Belce Örü Erçin
Ekonomik kriz 2025’te de ücretli kesimi çok yordu ve hayatta kalmanın oldukça zorlaştığı bir geçim mücadelesinin içine attı. Yeni asgari ücret toplumun yaklaşık yüzde 50’sinin 2026’ya dair umutlarını köreltti.
İşçi kesiminin masada yer almadığı asgari ücret görüşmelerinden yüzde 27’lik zam ve yine yeni yıla girmeden açlık
sınırının altında kalan 28 bin 75 liralık sefalet ücreti çıktı. 1974’te kişi başına GSYH’nin yüzde 80.6’sı düzeyinde olan brüt asgari ücret, 2025’te yüzde 43.6’ya geriledi. 2025’te 22 bin 104 lira ile geçinmeye mahkum edilen işçilere Temmuz 2024
ve 2025’te zam yapılmaması nedeniyle asgari ücretin alım gücü hızla düştü.
İZİNSİZ ÇALIŞMA
DİSK, asgari ücretle çalışanın 2025 yılı boyunca yaşanan kaybının 50 bin TL’yi aştığını, yani satın alma gücünün 14 bin liralara gerilediğini hesapladı. Öte yandan 2024 itibarıyla özel sektör çalışanlarının yüzde 53.2’si asgari ücret komşuluğunda (asgari ücretin altı ile yüzde 10 fazlası arası) ücret alıyor. Kayıt dışı çalışanların yüzde 40’ı, 2024’te asgari ücretin yarısı olan 8 bin 500 TL ve altında kazanıyor. Üstelik farklı sektörlerdeki işçilerin kölelik sistemine benzer koşullarda çalışması 2025’te de gündemden düşmedi.
Turizm işçisinin 6 gün değil, 10 gün çalışmadan hafta tatili hakkı kullanamayacağı karar Meclis’te haftanın 4 günü çalışan ve bir kere seçilip ömür boyu maaş alan vekiller tarafından yasalaştı. Bununla birlikte izin molasına çıkamayan her işe koşmak zorunda bırakılan düşük ücretlere saatlerce ayakta çalıştırılan ve ağır yük taşıtılan market sektörü çalışanlarının sağlık sorunları yıl boyunca konuşuldu.
‘Verimlilik’ adı altında kıyım
Çok sayıda çalışan ekonomik kriz nedeniyle işini kaybederken bu durumun 2026’da da süreceği öngörülüyor. 2025’te özellikle tekstil firmalarında gelen peş peşe konkordatolar işçilerin haklarını alamamalarına neden oldu. 3 yılda 300 bin kişi işsiz kaldı, pek çok işçi sebepsiz toplu işten çıkarılmalara karşı eylem yaptı. 2025’e damga vuran toplu kıyımların belki de en büyüğü ise Vestel’de gerçekleşti. 2024 Kasım ayından beri 6 bin kişinin şirketle ilişiği kesildiği düşünülüyor.
Türkiye’nin MESEM utancı
Ülkemizde işçi ölümleri olağanmış gibi davranılıyor. Her gün en az 5 işçi, çalışırken hayatını kaybediyor. Kasım ayında en az 216 işçi, yılın ilk 11 ayında ise en az 1.956 işçi, çalışırken yaşamını yitirdi. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’ne göre 2024’te 71 çocuk işçi çalışırken hayatını kaybetti. 2025 Kasım ayı sonunda ise ölen çocuk işçi sayısı 85’i buldu. MESEM’li en az 17 çocuğun sanayide veya inşaatlarda çalışırken öldüğü kayıt altına alındı.