İstanbul Aydın Üniversitesi’nde 100'e yakın akademisyen işten çıkarıldı
Vakıf üniversitelerinde işten çıkarmalar devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde Maltepe, Arel, Bilgi, Gelişim, Atlas üniversitelerinde akademisyenlerin işlerine son verilmişti. Yakın bir zamanda da İstanbul Aydın Üniversitesinde büyük bir işçi kıyımı yaşandı.
Aydın Üniversitesinde çalışan 100’e yakın akademisyen hiçbir gerekçe gösterilmeden işten çıkarıldı. İçlerinde uzun süredir Aydın Üniversitesi'nde çalışan öğretim görevlileri ve araştırma görevlileri Patronların Ensesindeyiz İstanbul Aydın Üniversitesi Emekçileri Dayanışma Ağı'nda bir araya gelerek mücadele edeceklerini belirtttikleri bir açıklama yaptı.
Yapılan açıklamada üniversite yönetiminin işten çıkarmaları derhal sonlandırması talebinin yanında işten çıkarılan tüm emekçilere de bu haksızlığa karşı birlik çağrısı yapıldı.
Açıklamanın tamamı şöyle:
"Biz İstanbul Aydın Üniversitesi emekçileriyiz.
Geçtiğimiz günlerde İstanbul Aydın Üniversitesi’nde, öncesinde herhangi bir bildirim yapılmaksızın ve somut bir gerekçe gösterilmeksizin işten çıkarıldık.
Yıllarımızı verdiğimiz bu kurumda, öğrencilerimizin eğitimi ve üniversitenin gelişimi için büyük bir özveriyle çalıştık. Ancak yönetimin sistematik hâle gelen dayatmalarına, keyfî uygulamalarına, insan onurunu zedeleyen çalışma koşullarına, mobbinge ve sayısız aşağılayıcı tutumuna maruz bırakıldık.
İstanbul Aydın Üniversitesi, bir vakıf üniversitesi olmasına rağmen uzun yıllardır mütevelli heyetinden rektörlüğe ve diğer yöneticilerine uzanan bir aile şirketi gibi yönetilmektedir. Bugün yönetimin övünerek kamuoyuna sunduğu başarıların, Türkiye’nin öğrenci sayısı bakımından en büyük üniversitelerinden biri olmasının, uluslararası akreditasyonların ve kurumsal itibarın arkasında biz eğitim emekçilerinin alın teri, bilgisi ve emeği bulunmaktadır.
Ders yükleri ve bitmek bilmeyen görev dayatmaları, yetersiz kadroyla yürütmeye zorlandığımız eğitim-öğretim süreci, çalışanların kartlarına aylık yalnızca 400 TL yüklenen yemek ücreti, maddi karşılığı ödenmeyen fazla mesailer, liyakatten uzak yönetici atamaları ve artan baskılar, günlük mesai dayatmaları, yasalara aykırı olan maaş kesintileri ve tüm bu tablonun son halkası olarak yaklaşık 100 eğitim emekçisinin hiçbir insani ve vicdani sorumluluk gözetilmeksizin işten çıkarılması…
Bizler, işten çıkarılan İstanbul Aydın Üniversitesi emekçileri olarak, yan yana geldik ve bu kıyıma son vermek için mücadele etmeye karar verdik.
Talebimiz nettir:
Yıllarca üniversitede eğitim ve bilim çalışmaları yapmış emekçiler olarak hukuksuz ve gerekçesiz işten çıkarılmayı kabul etmiyoruz. Bu kıyıma bir an önce son verilmeli, işten çıkarılan tüm bilim emekçileri işe geri alınmalıdır.
Sadece işimizi geri istemiyoruz! Sesimizi yükseltmemizin bir nedeni de üniversitelerin şirket mantığıyla değil, emek ve insan onuru temelinde yönetilmesi gerektiğine olan inancımızdır. Çünkü susturulan, önemsenmeyen ve hatta aşağılanan, akademik özgürlük, insanca çalışma hakkı, liyakat ve nitelikli yükseköğretim anlayışıdır.
İşten çıkarılmış olsun ya da olmasın, İstanbul Aydın Üniversitesi’nin tüm emekçilerine ve öğrencilerine sesleniyoruz. Bütün mesai arkadaşlarımızı ve öğrencilerimizi omuz omuza vermeye, işimizi, emeğimizi ve nitelikli eğitim hakkımızı hep birlikte savunmaya davet ediyoruz."