İstanbul'da sessiz sedasız yüzlercesi birden doğaya salındı: Arkasındaki sebep içleri rahatlattı
İstanbul'da Polonezköy Sülün Üretim İstasyonu'nda üretilip özenle büyütülerek doğal yaşama hazırlanan yüzlerce sülün, hem türün popülasyonunu desteklemek hem de kene ve kahverengi kokarcayla mücadeleye katkı sağlamak amacıyla Büyükada'da doğaya salındı.
Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü (DKMP) İstanbul Bölge Müdürlüğünce yürütülen çalışmalar kapsamında üretim istasyonunda damızlık sülünlerden elde edilen yumurtalar, belirli sıcaklık ve nem değerlerinin korunduğu kuluçka makinelerine alınıyor.
Yaklaşık 24 günlük kuluçka sürecinin ardından yumurtadan çıkan yavrular, ilk haftalarda özel bölmelerde sıcaklık kontrolü altında büyütülüyor.
Gelişimlerine göre farklı bölümlere alınan sülünler, veteriner hekimler ve teknik personelin gözetiminde beslenerek doğal yaşama hazırlanıyor.
Uçma kabiliyetlerini geliştiren ve doğada yaşamlarını sürdürebilecek olgunluğa ulaşan sülünler, salıma hazır hale geliyor.
EKOSİSTEMİN DENGESİNİN KORUNMASINA DESTEK VERİYOR
Bu süreçten geçen yüzlerce sülün, bu kez Büyükada'nın ormanlık alanlarında doğal yaşamla buluştu. Taşıma kafeslerinden çıkan sülünler, kısa sürede çalılık ve ağaçlık alanlara dağılarak yeni yaşamlarına ilk adımlarını attı.
Doğaya bırakılan sülünlerin biyolojik çeşitliliği desteklemesinin yanı sıra, doğal beslenme alışkanlıkları sayesinde kene ve tarım alanlarında önemli zarara neden olan kahverengi kokarca popülasyonlarının dengelenmesine katkı sağlaması hedefleniyor.
Zararlı böceklerle doğal yollarla mücadelede önemli rol üstlenen sülünler, ekosistemin dengesinin korunmasına da destek veriyor.
Sülünlerin, yeni yaşam alanlarına uyum süreçleri de Doğa Koruma ve Milli Parklar ekiplerince takip ediliyor. Çalışmalarla hem nesli desteklenen türün doğal ortamdaki varlığının güçlendirilmesi hem de sürdürülebilir yaban hayatı yönetimine katkı sunulması amaçlanıyor.
"SÜLÜNLERİN DOĞA İÇİN ÇOK BÜYÜK FAYDASI VAR"
Konuyla ilgili açıklama yapan İstanbul Valisi Davut Gül, Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünün Türkiye'nin her tarafında olduğu gibi İstanbul'da da zaman zaman çeşitli kuşları, hayvanları doğaya bıraktığını söyledi.
Sülünlerin, zararlı böcekleri azaltacağını, bu şekilde doğanın dengesinin oluşturulmaya çalışıldığını aktaran Gül, şöyle devam etti:
"Sülünlerin doğa için çok büyük faydası var. Hem güzellik anlamında hem sülün cinsinin yaşatılması, çoğaltılması anlamında katkısı var. Aynı zamanda sülün beslenirken de diğer zararlıları azaltıyor. Başta Tarım ve Orman Bakanlığımız olmak üzere Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğümüze ve bütün ekibe teşekkür ediyorum. Bu güzelliğe şahitlik etmek için geldik."
- "İstanbul'umuzda zaman zaman kene vakaları olabiliyor ama bunlar o kenelerden değil"
Sülünlerin keneyle doğal mücadelede büyük katkısı olduğuna dikkati çeken Gül, İstanbul'da Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) vakalarının görülmediğini söyledi.
Gül, bu hastalığa sebep olan kene türlerinin daha çok İç Anadolu Bölgesi'nde olduğunu belirterek, "İstanbul'umuzda zaman zaman kene vakaları olabiliyor ama bunlar o kenelerden değil. Daha ortalama, hayvanlardan bulaşan kenelerden. Sülünlerin keneyle mücadelede etkisi var, kokarcayla mücadeleye etkisi var. Bunun yanında çekirgelerle mücadeleye de bir faydası var. Ekolojik dengede sülünlerden çok beklentimiz var. İnşallah onlar da görevini hakkıyla yerine getirecekler" ifadelerini kullandı.
DKMP Genel Müdürü Kadir Çokçetin ise Türkiye'de iki noktada bulunan sülün istasyonlarından birinin Beykoz Polonezköy'de yer aldığını belirterek, istasyonda her yıl düzenli olarak belli hedefler doğrultusunda sülün üretimi yapıldığını anlattı.
Belirli bir olgunluğa eriştikten sonra sülünlerin doğaya salındığını aktaran Çokçetin, "Bunlar Kafkas sülünü olarak geçiyor. Popülasyonlarında bir azalma, neslinin tehlike altına girmesiyle ilgili sıkıntı olduğu için hem popülasyonlarını destekliyoruz, doğada tutunmalarını sağlıyoruz hem de sülünleri salarak zararlı böceklerle mücadeleye biyolojik bir katkı, biyolojik mücadele aracı olarak kullanıyoruz." diye konuştu.
"DESTEK AMAÇLI İSTANBUL'DAN DİĞER İLLERE DE GÖNDERECEĞİZ"
Çokçetin, kene ve kahverengi kokarca gibi zararlılarla mücadelede sülünün etkili bir argüman olarak kullanıldığını ifade ederek, eylül sonuna kadar Türkiye geneline 11 bin 750 sülünün salınacağını aktardı.
Keklik üretiminin de yapıldığını belirten Çokçetin, şöyle devam etti:
"39 bin 250 keklik hedefimiz var. Şu ana kadar yaklaşık 24 bin keklik salımı gerçekleştirdik ama sülünde ilk kez burada salım yaptık bu sene itibarıyla. 200 sülünü doğaya saldık. Toplam 51 bin civarı kanatlı hayvanı doğaya salacağız, bunu hedefliyoruz. Özellikle Samsun'da ve İstanbul'da ürettiğimiz sülünlerin, kokarcanın biraz daha yoğun göründüğü Karadeniz Bölgesi'ni esas alarak salımını gerçekleştiriyoruz. Destek amaçlı İstanbul'dan diğer illere de göndereceğiz."
Programa, Doğa Koruma ve Milli Parklar 1. Bölge Müdürü Fahrettin Ulu, İstanbul Orman Bölge Müdürü Zafer Derince, Devlet Su İşleri İstanbul 14. Bölge Müdürü Celaleddin Ensar Şengül, Adalar Kaymakamı Uğur Bulut, İstanbul Adalar İlçe Müftüsü Adem Özdemir ve yetkililer de katıldı.