İşte bu yüzden insanlar ve maymunlar aynı şekilde gülerler

İnsanlar ve maymunlar üzerine yapılan ezber bozan bir araştırma, kahkahanın evrimsel kökenlerini gün yüzüne çıkardı. Bilim insanlarına göre primat kuzenlerimizle 15 milyon yıldır aynı oranda gülüyoruz; üstelik şempanzelerin de tıpkı bizim gibi güldüğü çok net bir "kaza" anı var.

Communications Biology’de yer alan çalışmaya göre bilim dünyası, her ne kadar aynı oranda gülsek de her zaman aynı şeylere gülmediğimizi söylüyor; tabii ki çok net bir istisna hariç.

İsveçli ünlü profesör Peter Gärdenfors'a göre, evrimin milyonlarca yıl boyunca kahkahayı korumuş olması, bu eylemin biz primatlar için her şeyden önce "sosyal bir hayatta kalma mekanizması" ve hayati bir iletişim aracı olduğunu açıkça kanıtlıyor.

Kahkahayı kullanma amaçlarımız arasında uçurum var

Araştırma, aynı oranda gülmemize rağmen kahkahayı kullanma amaçlarımız arasındaki uçurumu da gözler önüne seriyor. Maymunlar, genellikle sadece oyun anlarında ve tamamen kendiliğinden (spontan) bir neşeyle gülüyorlar. Onlar için kahkahanın mesajı oldukça net ve saf: "Bu çok eğlenceli, hadi oynamaya devam edelim!"

Buna karşılık insanoğlu, kahkahayı kirli çıkarlarına alet edebilen tek canlı. İnsanlar; hesaplı, alaycı, küçümseyici ve hatta tamamen kasıtlı olarak manipülatif şekillerde gülebiliyorlar.

Araştırmacılar, doğada kahkahasını tamamen kontrol etmeyi ve onu maskelemeyi başarmış tek türün insan olduğunu, bu kontrol yeteneğinin aslında konuşma dilimizin de en temel yapı taşlarından birini oluşturduğunu belirtiyor.

Profesör Gärdenfors, insanların ses tellerini maymunlara kıyasla çok daha hassas bir şekilde kontrol edebildiğini, dilimizin ve medeniyetimizin bu sayede geliştiğini vurguluyor.

Muz kabuğuna basıp düşen birini dörünce onlar da dayanamıyor

Aradaki tüm bu zihinsel ve manipülatif farklara rağmen, primat kuzenlerimizle bazen kelimenin tam anlamıyla "aynı espriye" gülüyoruz. Araştırma ekibi, şempanzelerin de tıpkı insanlar gibi sakarlıklardan ve fiziksel komediden büyük keyif aldığını keşfetti.

Gärdenfors, gözlemlerini şu sözlerle aktarıyor:

"Şempanzelerin gözümüzün önünde düşenlere, örneğin birisi muz kabuğuna basıp kayıp kapaklanırsa güldüklerini net bir şekilde gözlemledik. Onlar da tıpkı bizler gibi absürt ve komik olaylardan, şadenfreude (başkalarının küçük talihsizliklerinden keyif alma) durumlarından kesinlikle hoşlanıyorlar."