İşte İran'ın paha biçilemeyen gözdesi 'Işık Denizi'

İran tarihinde önemli yer edinmiş tarihi eserler içerisinde bazıları ön plana çıkıyor. Yüzyıllardır İran Hanedanlığı'na ait olan bazı mücevherlerin değeri dudak uçuklatmaya devam ediyor. Paha biçilemeyen bir parça ise özellikle dikkat çekiyor.

İran Hanedanlık ailesine ait olduğu bilinen değerli taşlar, mücevherler ve takılar tüm dünyada büyük ilgi topluyor. Bu gibi değerli varlıklardan olan Derya-i Nur ise dünyada varlığı bilinen en büyük eksilmiş elmaslardan biri. Derya-i Nur'un ağırlığı yaklaşık olarak 182 karat yani36 gram. Rengi de elmasların en nadirlerinden olan uçuk pembe olarak kaydedilmiş durumda.

YÜZYILLARDIR İRAN'DA

Hindistan’ın Golkonda madenlerinden çıkarılan ve Babür imparatorlarının hazinesini süsleyen Derya-i Nur, 1739 yılında Nadir Şah’ın Delhi’yi işgaliyle İran’a taşındı. O tarihten itibaren İran hazinesinde kalan bu elmas, Nadir Şah’tan sonra torunu Şahruh Mirza’ya, ardından Zend Hanedanı’ndan Lütf Ali Han’a miras kaldı. Kaçar Hanedanı’nın kurucusu Ağa Muhammed Şah’ın rakiplerini yenmesiyle elmas Kaçarların eline geçti; Feth Ali Şah ise ismini elmasın bir yüzüne kazıttı.

Nasreddin Şah döneminde elmas önce bilezik, ardından broş olarak kullanıldı. 1902’deki Avrupa seyahati sırasında Muzaffereddin Şah tarafından şapka süsü olarak takılan mücevher, Pehlevi Hanedanı döneminde de önemini korudu. Hanedan kurucusu Rıza Şah 1926’daki taç giyme töreninde, Muhammed Rıza Şah Pehlevi ise 1967’deki töreninde bu eşsiz elması askeri şapkalarını dekore etmek için kullandı.

BABÜRLERE AİT OLABİLİR

Elmas ile ilgili elde dilen bir başka bilgi ise 1965 yılına dayanıyor. Kanadalı bir ekip tarafından İran saray mücevherlerinin araştırılması ile Derya-i Nur'un aslında Babür imparatoru Şah Cihan'a ait olabileceği öne sürüldü. Şah Cihan'ın tahtına çivili büyük elmasın parçası olabileceği düşünülüyor.

1642 yılında Fransız kuyumcu Jean-Baptiste Tavernier Derya-i Nur için 'büyük tahttaki elmas' tabirini kullanmıştır. Tavernier bir dergide yayımlanan cümlelerine göre elmas iki parçaya bölünmüş ve büyük kısmı Derya-i Nur iken küçük kısmı da İran İmparatorluk koleksiyonunda bir tahta çivilenmiş olan 60 karatlık Ein-ül Nur.