İşten çıkarılanların imzaladığı belge iptal edilecek

Yargıtay, işten çıkarıldığı gün arabulucuda imza attırılan işçinin iradesinin sakatlandığına hükmetti. Aynı gün yapılan “jet arabuluculuk” uygulamalarının geçerliliği tartışmaya açılırken, benzer belgelerin her durumda bağlayıcı olmayabileceği belirtildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işten çıkarıldığı gün arabuluculuğa götürülerek imza alınan bir işçiyle ilgili emsal niteliğinde bir karara imza attı. Kararla birlikte, işverenlerin son dönemde sıkça başvurduğu “aynı gün arabuluculuk” yöntemine hukuki sınır çizildi.

'JET ARABULUCULUK' YÖNTEMİNE YARGITAY FRENİ

Türkiye Gazetesi yazarı İsa Karakaş, bugünkü köşesinde konuya ilişkin dikkat çeken ayrıntıları kaleme aldı.

Uzun süren iş mahkemesi süreçlerinin önüne geçmek amacıyla uygulanan ihtiyari arabuluculuk sistemi, bazı işverenler tarafından farklı amaçlarla kullanılabiliyor. Özellikle işten çıkarılan çalışanların aynı gün arabulucuya götürülerek belge imzalatılması uygulaması, kamuoyunda “jet arabuluculuk” olarak anılmaya başladı.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi ise verdiği son kararda, arabuluculuk kurumunun işçinin dava açmasını engellemek amacıyla bir araç gibi kullanılamayacağını vurguladı. Kararda, tarafların özgür iradeleriyle müzakere etmesi gerektiğinin altı çizildi.

SAĞLIK SORUNLARI OLAN İŞÇİYE AYNI GÜN İMZA ATTIRILDI

Dosyaya konu olayda, bir fabrikada 6 yılı aşkın süredir üretim elemanı olarak çalışan işçinin iş sözleşmesi sağlık sorunları gerekçe gösterilerek feshedildi. İddiaya göre işçi, ağır anksiyete ve depresif bozukluk nedeniyle tedavi görüyor, güçlü ilaçlar kullanıyordu. İşten çıkarıldığı gün ise işveren tarafından doğrudan arabulucuya götürüldü ve bazı belgeler imzalatıldı.

İşçiye tüm haklarının ödeneceği söylenmesine rağmen, 6 yılı aşkın çalışmasının karşılığında yalnızca 156 bin 58 lira ödeme yapıldığı belirtildi. Aynı iş yerinde daha az kıdeme sahip başka bir işçiye daha yüksek ödeme yapılması ise dikkat çekti.

MAHKEME: “İŞÇİNİN İRADESİ SAKATLANDI”

İş Mahkemesi, olayla ilgili yaptığı değerlendirmede işçinin işten çıkarıldığı gün arabuluculuk sürecine dahil edilmesini önemli bir unsur olarak değerlendirdi.

Mahkeme kararında şu tespitlere yer verildi:

İşçiye düşünmesi ve değerlendirme yapması için yeterli süre verilmedi.

Arabuluculuk sürecinin işçinin talebiyle başladığına dair herhangi bir delil bulunmadı.

İşçiye, ikale sözleşmesi için gerekli olan “makul yarar” sağlanmadı.
Yapılan ödemenin, işçinin kıdemine ve haklarına göre düşük kaldığı değerlendirildi.

Bu gerekçelerle mahkeme, imzalatılan arabuluculuk tutanaklarının geçersiz olduğuna hükmetti.

İSTİNAF MAHKEMESİ DE AYNI YÖNDE KARAR VERDİ

Dosya daha sonra Bölge Adliye Mahkemesi’ne taşındı. İstinaf incelemesinde de işçinin sağlık durumuna ilişkin hastane raporları ve tanık ifadeleri dikkate alındı.

Mahkeme, işçinin ilaçların etkisi altında olduğu, bilincinin zayıfladığı ve gerçek anlamda bir müzakere ortamının oluşmadığı kanaatine vardı. Ayrıca işverenin işçinin içinde bulunduğu zor durumdan yararlandığı değerlendirmesi yapıldı.

İstinaf mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun bularak onadı.

YARGITAY SON NOKTAYI KOYDU

İşverenin temyiz başvurusu sonrası dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin önüne geldi. Yüksek mahkeme, Bölge Adliye Mahkemesi kararını usul ve yasaya uygun bularak onadı. Böylece işten çıkarıldığı gün arabuluculuğa götürülerek imza alınan işçilerle ilgili önemli bir emsal ortaya çıktı.