İstifa ve biat kültürü

Osmanlı Devleti zirvedeyken, dünyanın en değerli toprakları üzerinde, yaklaşık beş milyon kilometrekareye hükmeder.

★★★

1606-1699 yılları arasında, aynı Osmanlı Duraklama Dönemi’ni yaşar.

Bu dönemin en önemli özelliği nedir, diye sorarsanız...

Gelirlerin azalması ve saray masraflarının artmasıdır.

Bu dönemde, orduda, sosyal ve ekonomik alanda bozulmalar ortaya çıkar.

★★★

Adam kayırmacılık, rüşvet ve yozlaşma yaygınlaşır.

Liyakat sistemi çöker.

Devlet adamlarının bilgisizlikleri, hataları ve ihtirasları da dört nala koşar...

★★★

1854’te dış borçlanma başlar.

Ve çok ilginçtir...

Borçlanma döneminde; 1856’da Dolmabahçe Sarayı, 1865’te Beylerbeyi Sarayı, 1871’de Çırağan Sarayı, 1909’da Yıldız Sarayı hizmete açılır.

Mesela Yıldız Sarayı, İkinci Abdülhamit döneminin eseridir.

Alınan borçların büyük bölümü, yeni yatırım yerine, eski borçların faizinin ödenmesinde kullanılır.

★★★

Birinci Dünya Savaşı sonunda, 5 milyon kilometrekareye hükmeden Koca Osmanlı, topraklarının yüzde 97’sini kaybeder.

1920’de işgal döneminde, yaklaşık 150 bin kilometrekarelik alana, Anadolu’ya sıkıştırılır.

★★★

Adam kayırmacılık, rüşvet, yozlaşmanın yaygınlaşması ve liyakat sisteminin çökmesi sadece ahlaki çöküntüye yol açmaz...

Devletin çöküşüne ve vatanın elden gitmesine de neden olur.

★★★

Osmanlı’nın 36’ncı ve son padişahı, 115’inci İslam Halifesi 6’ncı Mehmet Vahdettin’in, 1920’de Rauf Orbay’a söylediği sözler, Osmanlı’nın çöküşünün bir öyküsüydü...

“Rauf Bey! Bir millet var, koyun sürüsü. Buna bir çoban lazım o da benim.”

★★★

Devletin olmazsa olmaz iki görevi vardır: Adalet ve güvenlik.

Genel anlamda hukuk, bir toplumda yasaların adil, bağımsız ve eşitlikçi olduğuna dair uzlaşmayı ifade eder.

Hukuk devletinde lider, egemen değildir.

Egemen olan hukuktur.

★★★

Platon “Devlet” adlı eserinde, Sokrat’ın ağzından şunu söyler:

“Adalet, güçlü olanın çıkarıdır.”

★★★

Doğu ile Batı arasındaki en belirgin fark:

Batı’da siyasi iktidarlar, topluma hesap verirler, denetlenirler.

Doğu’da, Müslüman ve otoriter ülkelerde ise, siyasi iktidarlar hesap vermezler, denetlenmezler.

“Sorgulama” yerine, “biat” kültürü hüküm sürer.

★★★

İslam dünyasından sadece bir ülke, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Atatürk’ün stratejik öngörüsü sayesinde...

Türkiye, Müslüman ülkelere örnek olacak şekilde modern, çağdaş bir yapıya kavuşturulur.

Akılcılık ve bilim ön plandadır.

Biat kültürü değil, liyakat ve sorgulama kültürü gelişmiştir.

★★★

Ve günümüz Türkiye’si...

2003 yılından 2025’e kadar, 22 yılda 20’den fazla facia oldu.

İstifa eden yetkili sayısı kaç?..

SIFIR... SIFIR... SIFIR...

★★★

2014 Soma maden faciası, 301 ölü.

İstifa sıfır...

2018 Çorlu tren kazası, 25 ölü.

İstifa sıfır...

2023 Kahramanmaraş merkezli deprem, 53 bin ölü.

İstifa sıfır...

2025 Bolu Kartalkaya’da otelde çıkan yangın, 36’sı ilkokul ve ortaokul çağındaki çocuk dahil, 78 ölü.

İstifa sıfır...

★★★

Ve 2026...

Şanlıurfa’da lise, Kahramanmaraş’ta ortaokula yapılan saldırıda 11 kişi hayatını kaybetti.

Ve nihayet, Kahramanmaraş İl Milli Eğitim Müdürü görevden alındı.

★★★

Bu facialarda, bir kişi daha istifa etti.

Adı, Kishi Ryoichi...

Osman Gazi Köprüsü projesinde görevli, Japon mühendislerden biriydi.

2015’te, köprü inşaatında geçici yürüme yolu halatları kopar.

Ve vicdani bir sorumluluk duyarak yaşamına son verir.

51 yaşındaydı.

İntiharından önce, “İnsanlar büyük emek harcadı. Kopmanın sorumluluğu bana ait” notunu bıraktı.

Ve “Haysiyet Anıtı” olarak tarihe geçti.

Çünkü, “mezara sadece haysiyet gider.”

★★★

Sorgulamanın yerini, kadercilik ve peşinen kabullenme alırsa...

Hesap vermeyen, denetlenmeyen, sorgulanmayan bir sistem kökleşirse...

Köklü kurumlar, çöküşe sürüklenir.

Ve sonra ulusun çöküşü kaçınılmaz olur.

★★★

2025’te yapılan bir araştırmada, Diyanet İşleri Başkanlığına güvenin yüzde 11,1’e gerilediği ortaya çıktı. (Bupar Araştırma Şirketi).

Oysa 2000’lerde güven oranı, yüzde 80’in üzerindeydi...

★★★

2008’de kendini ateist ve inançsız olarak tanımlayanların oranı, yüzde 2 idi.

2025’e gelindiğinde bu oran, yüzde 8’e yükseldi.

Yani 17 yılda, dinden uzaklaşanlarda 4 kat artış oldu. (Konda araştırma şirketi).

★★★

“Bir ülkeyi tanımak istiyorsanız, o ülkede insanların nasıl öldüğüne bakın”, der Albert Camus...

Liyakatin yerine, biat kültürünün etkin kılındığı bir yolculuğun felaketle sonuçlanan hikayesidir yazılan...

Yazarın Diğer Yazıları