İzmir’den Almanya’ya göç vaadiyle vurgun...
Binlerce vatandaş yurt dışı danışmanlık hizmeti veren bazı kimseler tarafından suistimale uğruyor; paraları, emekleri, zamanları, hayalleri ve ümitleri çalınıyor. O vakalara bir yenisi eklendi. Yüzlerce yurttaş, dolandırıldıkları ve mağdur oldukları iddiasıyla savcılıklara başvurdu, yaşadıklarını SÖZCÜ’ye anlattı.
37 yaşındaki A.D. “Almanya’ya yerleşmek isteyenler için danışmanlık, iş bulma, çalışma vizesi ve oturum izni alma hizmetleri” vaadiyle 2024 yılının Mayıs ayında İzmir merkezli bir şirket açtı.
Aynı yılın sonunda İstanbul merkezli bir şirket daha kurdu. Şirket ortakları arasında Almanya’da Türk asıllı O.Y’ye ait lojistik şirketi de yer aldı. Bir süre sonra yüzlerce yurttaş A.D. tarafından dolandırıldığını öne sürdü.
Mağdur olduğunu belirten yurttaşların ortaya koyduğu belgelere ve iddialara göre olay şöyle gelişti:
VİZE VE İŞ GARANTİSİ VERDİ
A.D. müşteri kitlesine ulaşmak için interneti etkin olarak kullandı. Web sitesi kurdu, başta Instagram olmak üzere sosyal medya platformlarında hesaplar açtı. “Almanya ile aranızda kariyer köprünüz” sloganını kullandığı şirketiyle yüz binlerce takipçiye ulaştı.
Influencer olarak yoğun şekilde video yayınları yaptı.
Paylaştığı videolarında, “Çok büyük müjdelerim var. Devrim yaratacağız. Göçü dijitalleştireceğiz. Almanya’ya göç etmek artık tek tık uzağınızda olacak. Söz verdim ve yine sözümü tutuyorum. Herkese göre iş var” ifadelerini kullandı. Yayınlarında ve kendisine ulaşan vatandaşlarla görüşmelerinde sürekli olarak şeffaflık, vize garantisi ve Almanya’daki şirketlerde kesin olarak iş bulma sözü verdi.
GÜVEN KAZANDIRICI PR ÇALIŞMALARI YAPTI
Bazı videolarını Almanya’nın çeşitli şehirlerinde kaydeden A.D. bu esnada başka alanlarda da PR çalışmaları yürüttü. Ulusal yayın yapan televizyon kuruluşlarına çıktı. Bazı gazetelerde hakkında övgü dolu haberler yayımlandı. Çeşitli ödül törenlerinde boy gösterdi, yaptığı işe dair aldığı başarı ödüllerini sergiledi. Güven kazandı.
ÖNCE 6’ŞAR BİN, SONRA 12’ŞER BİN EURO ALDI
Kendisine ulaşan yurttaşların bir kısmıyla birebir konuşurken, çoğunluğuyla on-line görüşmeler gerçekleştirdi. Bunun için ilk etapta 80 Euro aldı. Bu daha başlangıçtı. Anlaşma sağladığı müşterilerinden KDV dahil 6 bin Euro istedi. Yoğun ilgi üzerine fiyatına zam yaptı ve ücreti 12 bin Euro’ya çıkardı.
FATURA VE ÖDEME İŞLEMLERİNDE VERGİ KAÇIRDI
Müşterilerinin birçoğuna fatura kesmedi, bütün işlemler sona erdiğinde topluca fatura keseceğini söyledi. Kimileri ısrar ederek fatura alabildi. Bir kısmından ödemeyi elden aldı, bir kısmı ise banka aracılığıyla gönderdi.
Yurttaşlar, A.D’ye ödediği paranın yanı sıra vize sürecindeki masrafları da kendileri karşıladı.
ANLAŞMALI ŞİRKETLER VAADİ
Başvuranların çoğu vasıflı meslek sahibi olan beyaz yakalılardan oluşuyordu. O sırada Almanya Devleti, kurye işçiliğinde boşluk olduğu için, bu yöndeki başvuruları önceliyordu. A.D. bu fırsattan yararlanarak müşterilerine “Önce sizi kurye olarak göndereceğiz, bir müddet sonra kendi alanlarınızdaki işlere geçiş yaparsınız. İlk amaç Almanya’ya kapak atmanız” diyordu. Lojistik şirketlerinin yanı sıra bir gıda firması ve bir inşaat firması ile de anlaşmalı olduğunu söylüyordu.
GÜVEN PEKİŞTİREN VİDEOLARLA GÖZ BOYADI
A.D. parasını aldığı müşterilerine kısa süre sonra Almanya’daki firmalardan iş sözleşmesi gönderdi. Birkaç kişi Almanya’ya gidebildi, A.D. o kişilerle çektiği videoları yayınlayarak diğer müşterilerinin nezdinde güven pekiştirici imajını sürdürdü. Ancak Almanya’ya gidebilen az kişinin, yönlendirildikleri şirketlerde işe alınmadıkları ve gittikleri ülkede çaresizlik içinde kaldığı aylar sonra öğrenilecekti.
MAĞDURLAR İLK ŞOKU VİZE REDDİYLE KARŞILAŞINCA YAŞADI
Hummalı şekilde faaliyetlerini sürdüren A.D. anlaşma sağlayıp parasını aldığı müşterilerini gerekli evraklar ve söz konusu iş sözleşmesiyle birlikte konsolosluklara yönlendirdi. İşte mağdurlar ilk şok ile bu safhada karşılaştı. Çünkü konsolosluklar, vize başvurularını reddediyordu. Ret gerekçesinin evraklardaki uyuşmazlık ya da Almanya’daki şirketlerin işe alım isteğini geri çekmesi olduğu bildirilmişti.
ALMANYA MERKEZLİ FİRMALARIN GÜVENİNİ DE KÖTÜYE KULLANDI
Bunun üzerine mağdurlar detaylara ulaştı. Buna göre, A.D. bir inşaat şirketinden 5 kişi için iş sözleşmesi almıştı. Fakat bu iş sözleşmelerini, isim değişikliği yaparak, kopyala-yapıştır yöntemiyle çoğalttığı ve 98 müşterisine gönderdiği anlaşıldı. İnşaat şirketi sahibi E.K. “Benim şirketimde 5 personele ihtiyacım var, A.D. çoğaltıp 98 kişiye dağıtmış. Bu kadar insanı istihdam etmem imkansız” dedi, A.D. ile anlaşmasını sona erdirdiğini ve Almanya’nın resmi makamlarına işçi gereksinimi bildirimini geri çektiğini belirtti.
HİÇ TANIŞMADIĞI FİRMALARIN DA ADINI KULLANDI
Bir başka firma üzerinden de aynı yöntemi uyguladığı ortaya çıktı. Almanya’daki şirket sahibi, “Ben 8 işçi alabileceğimizi belirtip ona göre sözleşme gönderdim ama A.D. sözleşme örneklerinde tahrifat ve istismar yaparak 85 kişiye göndermiş.
Benim şirketimde 85 personel istihdam etmem mümkün değil. 8 işçi ihtiyacımızla ilgili anlaşmayı da feshettik” açıklaması yaptı. Dahası, Almanya’daki bazı firmalar hiç sözleşme vermemişti, “Biz A.D’yi tanımıyoruz ve onun şirketi ile çalışmıyoruz” yanıtını verdi.
Bununla da sınırlı kalmadı. A.D’nin, Almanya’daki Türk asıllı Alman vatandaşı kişilere ait üç lojistik şirketi ve bir gıda firması üzerine yoğunlaşarak aynı yöntemleri uyguladığı meydana çıktı. Üstelik, anlaşmalı olduğu o lojistik şirketlerinden birinin patronunun, A.D’nin İstanbul merkezli danışmanlık firmasının da ortağı olduğu öğrenildi. A.D. ile Almanya’daki söz konusu şirketlerin ortaklaşa hareket ettiği şüphesi oluştu.
FOYASI DÜŞÜNCE OYALAMA TAKTİKLERİ İZLEDİ
Başlangıçta, kimi yurttaşa iki aya kadar, kimine en geç dört aya kadar kesinlikle Almanya’ya yerleşeceği vaadinde bulunan A.D, iş sözleşmelerinin geri çekildiğini ve vize başvurularının reddedildiğini öğrenen müşterileri kendisini arayınca oyalama taktikleri uygulamaya başladı. İkna gücüyle birçok müşterisini bir müddet daha oyalamayı başardı. “Mavi Kart ile başvurmuştuk, şimdi de 81/A ile başvuru yapalım” diyor, yeni süreçler başlatıyordu. Ancak aylar, yıllar geçtikçe yurttaşların çoğu Almanya’ya gidemedi. Sonunda kandırıldıklarını anladılar.
PARALARI İADE ETMEDİ, SONRA İLETİŞİMİ KESTİ
Bunun üzerine paralarını geri istediler. O aşamada yine oyalanma sürecine maruz kaldılar. A.D. ve şirket yetkilileri, bazı müşterilerine “Paranızı geri vereceğiz ama sosyal medyada aleyhimize paylaşım yapmamanız ve dava açmamanız şartıyla” dedi. Fakat şirket büyük çoğunluğa para iadesi yapmadı. Ardından A.D. telefonları ve mesajları yanıtsız bırakarak müşterileriyle iletişimini tamamen kesti. Alsancak’taki şirket ofisini de kapatarak ulaşılmaz oldu.
İKİ YILDA EN AZ 3 MİLYON EURO PARA TOPLADI
Bu arada A.D, hakkında şikayetler başlayınca, vize ve işe yerleştirme garantisi verdiği 110 tane videosunu sosyal medya hesaplarından kaldırdı. Bütün bunlara rağmen sosyal medyada faaliyetlerini sürdürüyor. Yakın zamanda 500. müşteriye ulaştığına dair bir kutlama videosu yayınladı. A.D. ve ortaklarının bu yöntemle iki yıllık sürede 3 milyon Euro’nun (155,7 milyon lira) üzerinde para topladığı öne sürülüyor. A.D’nin özel uçakla gittiği Dubai’de lüks yaşamına ilişkin yayımladığı fotoğraflar da dikkat çekti.
MAĞDURLAR SAVCILIKLARA BAŞVURDU
İzmir, İstanbul, Adana, Gaziantep, Sivas, Elazığ, Tekirdağ, Hatay, Mersin, Samsun, Osmaniye, Diyarbakır ve Antalya’da ikamet eden yüzlerce yurttaş, belgelerle birlikte savcılıklara başvurdu. Banka dekontları, sözleşmeler, e-posta ve telefon mesajları, ses ve video kayıtlarını adli makamlara sunan yurttaşlar, “Güveni kötüye kullanma”, “Evrakta sahtecilik”, “Planlı ve organize şekilde dolandırıcılık” iddialarıyla savcılıklara suç duyurusunda bulundu. Telegram ve WhastApp grupları kurarak örgütlenen ve dayanışma içine girerek adalet ve hak arayışına başlayan yurttaşlar, avukatlarıyla birlikte dolandırıcılık şebekesinin şemasını da oluşturarak savcılıklara verdi. Şemada örgüt lideri olarak A.D. yer aldı. Mağdurlar, toplanan paraların kaçırılmasından ve şüphelinin yurt dışına kaçmasından endişe duyduklarını belirterek savcılıklardan tedbir konulmasını istedi, paralarının iade edilerek mağduriyetlerinin giderilmesini ve zanlıların yargılanarak cezalandırılmasını talep etti.
MAĞDURLAR SÖZCÜ’YE KONUŞTU
Paralarının, emeklerinin, zamanlarının, hayallerinin ve umutlarının çalındığını belirten yurttaşlar SÖZCÜ’ye ulaşarak yaşadıklarını şöyle anlattı.
“KIZIM SIKINTIDAN YÜZ FELCİ, BEN BEYİN KANAMASI GEÇİRDİM”
E.D: (50 yaşında. Antalya’da yaşıyor. Ziraat mühendisi. 18 ve 16 yaşlarında iki çocuk babası.)
“İki yıl önce internet yayınlarını görünce eşimle beraber bu şirketle görüştük, anlaştık. Eşim altınlarını bozdu, ben kardeşimden borç aldım ve 6 bin Euro tutarında parayı peşin ödedik. Umuda sarıldık, güven duyduk. Fakat sonunda kandırıldığımızı anladık. Ev kira. Birikimlerimiz gitti, borçlandık. Hem benim hem eşimin maaşları hacizli. A.D. paramızı iade etmeyince icra takibi başlattım ama şirketin içini boşaltmış. Bu süreçte çocuklarımızı özel okuldan almak zorunda kaldık. Büyük kızım lise son sınıfa gitmedi, bir sene kaybetti. Sıkıntıdan yüz felci geçirdi. Ben beyin kanaması geçirdim.
“12 BİN EURO ÖDEDİM, EMEKLERİMİ VE HAYALLERİMİ ÇALDI”
A.P: (54 yaşında. Emekli muhasebeci. Evli ve üç çocuk annesi.)
“Almanya’daki bir gıda şirketinde aylık 3600 Euro maaşla iş ayarladığını söyledi. ‘İş sözleşmesini hiçbir yerde paylaşmayın, size ayarladığımız iş yerini aramayın, yoksa anlaşmamız bozulur’ dedi. A.D. bu hizmetlerinin bedeli olarak 12 bin Euro istedi, peşin ödedim. Elden ödeme istedi ama ben parayı banka üzerinden gönderdim. Fatura istediğimde, tüm işlemler bitince vereceğini ifade etti. Fakat Almanya’dan temin ettiğini belirttiği iş sözleşmesi sahte çıktı. Kandırıldığımı anladım. Ben o parayı biriktirmek için meslek hayatım boyunca büyük emekler vermiştim. Bütün birikimimi aldı, emeklerimi, hayallerimi çaldı.”
“AVUKATI DA A.D. İLE İLİŞİĞİNİ KESTİ”
Y.K: (40 yaşında. Öğretmen. İzmir’de ikamet ediyor. 7 ve 3,5 yaşlarında iki çocuk annesi. Eşi kimya mühendisi.)
“Çocuklarımızın iyi bir geleceği olmasını istedik. 2024 Temmuz ayında A.D’nin İzmir’deki şirketine giderek toplantıya katıldık. Garanti verdi, parayı ödedik. Bir ay sonra, ‘Ön onay verildi, önümüzdeki ay vizenizi alıp gidiyorsunuz’ dediği için eşim ve ben işlerimizden ayrıldık. Süreç uzayınca, eşime Sırbistan’dan gelen bir iş teklifini değerlendirerek o ülkeye gittik. Yedi ay sonra A.D. ‘Vizeniz geliyor’ deyince, ‘Öyleyse eşim Sırbistan’daki işini bıraksın mı’ diye sordum, ‘Evet bıraksın’ dedi. Bunun üzerine yurda döndük. Fakat aylar geçti, yine olmadı. Almanya vize başvurumuzu reddetmiş meğer, A.D. bize bunu söylemedi, konsolosluğa gittik ve gerçeği öyle öğrendik. Hayatımız alt-üst oldu. A.D’nin ortakları arasında Türk asıllı Alman vatandaşı bir avukat da vardı. Daha sonra o avukat, A.D. ile ticari ilişkisini kestiğini, ortaya çıkan sahtekarlıklar hakkında mahkemelerde mağdurlar lehine tanıklık yapabileceğini de söyledi.”
“BEŞ PARASIZ KALDIM, BORÇLANDIM”
C.K: (44 yaşında. Tekirdağ Çorlu’da yaşıyor. 6 yaşında kız çocuğu var. Eşi kanser hastası. Gıda fabrikasında işçiydi. Almanya’ya gideceğine inanarak işinden ayrıldı.)
“Almanya’ya yerleşeceğim düşüncesiyle evimi de sattım. Bunun bir kısmıyla borçlarımı ödedim, bir kısmıyla pasaport, vize ve benzeri masrafları karşıladım. İşsiz geçen süreç uzadıkça sattığım evin geri kalan gelirini geçimimiz için kullanmak zorunda kaldım. Şimdi ise parasız kaldım, üstelik borçlandım. Yeni iş de bulamadım ve artık ev kiramı ödeyemez hale geldim. Ev sahibi çıkmamı istiyor. Perişanım.”
“VARIMI YOĞUMU SATTIM”
Ö.Ç: (30 yaşında. Gaziantep’te yaşıyor. Ayakkabı imalatçısı.)
“Endüstri mühendisi eşimle birlikte 2024 yılının Kasım ayında A.D. ile anlaştık. ‘İki ay içinde Almanya’da olacaksınız, aylık 3200 Euro maaşlı işinize başlayacaksınız. Asla vize reddi almazsınız, size garanti veriyorum’ dedi. İki yıldan fazla zaman geçti, sonuç alamadık. Bizi hep oyaladı. Arabamı sattım, iş yerimi çok ucuza devrettim. Bankalardan yüksek faizli kredi çektim. Çevreme Almanya’ya taşınacağımızı söylemiştik, şimdi her gören ‘Ne oldu’ diye sordukça kendimizi kötü hissediyoruz. Maddi-manevi yıpratıcı bir süreç yaşıyoruz.”
“EŞİMLE ARAM BOZULDU”
C.K: (31 yaşında. Tekirdağ Çerkezköy’de yaşıyor. Yazılım mühendisi. Evli ve iki çocuk babası.)
“Yaşadığımız üzüntü ve sıkıntıyı kelimelerle tarif etmek zor. Uykusuz geçiyor gecelerimiz. Almanya’ya gideceğimiz garanti edildiğinden uzun süre yeni iş almadım. Çok maddi kaybım oldu. İlkokul çağındaki çocuğumu gitmekte olduğu özel okula kaydettirmemiştim, göç gerçekleşmeyince eğitim süreci zarar görmüş oldu. Eşimle aram bozuldu.”
“DEPREMZEDEYE YIKIM ÜSTÜNE YIKIM YAŞATILDI”
K.O: (41 yaşında. İzmir’de yaşıyor. Çağrı merkezi yöneticisi. Evli ve 7 yaşında bir çocuk babası.)
“Başlangıç aşamasında A.D’ye gidememe ihtimalini sorduğumuzda ‘Kesinlikle gidiyorsunuz’ dedi. Garanti verince, bana Almanya firmasından iş sözleşmesi gönderdi, ben de Türkiye’deki işimden ayrıldım. Fakat aylar geçtikçe her gün ‘Acaba bugün haber gelir mi’ diye düşünmek psikolojik olarak olumsuz etkiledi. Benden daha mağdur olanlar var; evini, arabasını satan, çocuğunu okula yazdırmayan arkadaşlar var. 6 Şubat Depremi’nde büyük yıkım yaşayan, yaralı kurtulduktan sonra konteynerdeki kötü yaşam koşullarından ve depremin acılarından uzaklaşmak isteyen Hataylı bir mağdur arkadaşımız var. O, yıkım üstüne yıkım yaşadı.”
“EŞİMİN AİLESİNİN EVİNE SIĞINDIK”
M.B: (44 yaşında. Lojistik ve satın alma uzmanı. Evli ve 7 yaşında bir çocuk babası.)
“A.D’nin şirketi ile 2024’ün Kasım ayında anlaşmaya vardım ve ödemelerimi yaptım. Beni yaklaşık iki yıl oyaladı. Almanya’ya gideceğimiz için oturduğumuz evin kira sözleşmesini yenilememiştim. Göç gerçekleşmeyince evi boşaltmak zorunda kaldık. Eşimin ailesinin evine sığındık. Maddi ve manevi sıkıntılar yaşıyoruz.”
A.B: (34 yaşında. İstanbul’da yaşıyor. İşletme mezunu. Özel bir şirkette yönetici.)
“A.D. bana ‘En geç 4 ay sonra Almanya’dasınız’ dedi. Garanti verince işimden ayrıldım, Almanca kursuna başladım, bu süreçte borçlandım. A.D’nin yaptığı basit bir alacak-verecek meselesi değil, organize bir şekilde dolandırıcılığın kurbanı oldum.”
ŞİRKET KAMUOYU AÇIKLAMASI YAPTI
Mağdur olduğunu belirten yurttaşların iddiaları böyle. Gözlerin çevrildiği A.D’nin sahibi olduğu şirket ise sosyal medya hesabından kamuoyu açıklaması yaptı. Şirket, dönem dönem Almanya’nın resmi kurumlarında yaşanan yoğunluk nedeniyle çalışma vizesi ve oturum izni süreçlerinde gecikmeler yaşanabilmekte olduğunu öne sürdü.
Şirket, “Bazen işveren veya ilgili resmi kurum kaynaklı evrak, iletişim ya da süreç hataları sebebiyle gecikmeler ve münferit ret kararları da gelebilmektedir” ifadelerini kullanarak, bunların doğal ve olağan olduğunu iddia etti. Şirket, dolandırıcılık iddialarını reddederek, savcılıklara başvuran yurttaşların gerçeğe aykırı, manipülatif, mesnetsiz, itibar zedeleyici, kötü niyetli kişiler olduğu iddiasında bulundu. Şirketin açıklamasında, müşterilerinin sözleşme ve benzeri taahhütleri kapalı gruplarda paylaşmasından duyulan rahatsızlık vurgulanarak, “Gerekli tüm hukuki işlemleri başlatıyoruz” ifadeleri yer aldı.