Japonlar bedava elektrik üretiyor

Japonya'nın Tokyo kentindeki Shibuya İstasyonu'nda uygulanmaya başlanan piezoelektrik teknolojisiyle, yolcu adımlarından elde edilen mekanik basınç doğrudan elektrik enerjisine dönüştürülüyor. Turnike ve koridor zeminlerine yerleştirilen kristal tabanlı sensörler aracılığıyla elde edilen enerji; istasyon içerisindeki LED ekranların, dijital tabelaların ve aydınlatma sistemlerinin güç ihtiyacını karşılıyor.

Japonya, sürdürülebilir enerji stratejileri kapsamında mekanik enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren piezoelektrik teknolojisini kentsel altyapıya entegre etmeye başladı. Dünyanın en yoğun ulaşım merkezlerinden biri olan Shibuya İstasyonu, bu teknolojinin uygulandığı öncü noktalardan biri olarak faaliyet gösteriyor.

HER BASINÇ ELEKTRİK YÜKÜNE DÖNÜŞÜYOR

Sistem, yaya yollarının ve turnike bölgelerinin altına yerleştirilen kristal ve seramik bazlı sensörler aracılığıyla çalışıyor. Zemin panellerine uygulanan her basınç, piezoelektrik prensibi uyarınca düşük miktarda elektrik yükü üretiyor. Üretilen bu enerji, doğrudan depolama birimlerine aktarılarak düşük enerji gereksinimi duyan sistemlerin beslenmesinde kullanılıyor.

Kentsel Donatılarda Kendi Kendine Yetebilirlik

Shibuya İstasyonu’nda elde edilen veriler, tek bir adımın ürettiği enerjinin mikro ölçekte olduğunu ancak kitlesel kullanımda yüksek verimlilik sağladığını gösteriyor. Mevcut uygulamada elde edilen enerji; LED bilgilendirme ekranları, dijital yönlendirme tabelaları, istasyon içi aydınlatma sistemleri gibi birimlerin güç ihtiyacını karşılıyor.

Uzmanlar, sistemin henüz istasyonun toplam enerji talebinin tamamını karşılamadığını, ancak akıllı şehir projelerinde dışa bağımlılığı azaltan stratejik bir destek mekanizması olduğunu ifade etti.

AKILLI ŞEHİR ALTYAPISINDA YENİ MODEL

Sıfır karbon emisyonu ve yakıtsız enerji üretimi gibi avantajlara sahip olan bu yöntem, Japonya genelindeki alışveriş merkezleri ve havaalanları gibi yaya trafiğinin yoğun olduğu diğer alanlara da yayılıyor. Teknolojinin yüksek kurulum maliyetleri ve geliştirme aşamasındaki teknik parametrelerine rağmen, uygulama "sosyal hareketlilikten enerji üretimi" modelinin ilk somut örneği olarak kabul ediliyor. Gelecek projeksiyonlarında, kentlerin sakinlerinin günlük hareketleriyle kendi enerji ihtiyacını karşılayan dinamik organizmalara dönüştürülmesi hedefleniyor.