Japonlar ve Çinliler 2 ilçemize göz dikti: Yıllarca kazacaklar
Japon ve Çinli bilim insanları, Şanlıurfa'daki Neolitik yerleşimlerde yürütülen kazı çalışmalarına yeni bir boyut kazandırmaya hazırlanıyor. Projede sabır ve bilimsel doğrulukla yürütülen çalışmalarda araştırmacılar ve 200 arkeolog görev yapıyor.
Neolitik dönemin izlerini araştıran Taş Tepeler Projesi, Japon ve Çinli arkeologların katılımıyla daha da genişleyen uluslararası bir araştırma ağına dönüşüyor. Proje kapsamında Japon ekipler “Ayanlar” bölgesinde, Çinli araştırmacılar ise “Yoğunburç” yerleşiminde uzun soluklu kazı çalışmalarına hazırlanıyor.
Taş Tepeler Koordinatörü Prof. Dr. Necmi Karul, Ayanlar kazısında görev alacak Japon ekibin hızlı sonuç almaktan ziyade bilimsel doğruluğu önceleyen bir yaklaşım benimsediğini vurguluyor.
“NE KADAR SÜRERSE SÜRSÜN”
Prof. Dr. Karul, Japon ekibin çalışma anlayışına ilişkin değerlendirmesinde, sürecin uzun vadeli bir planlamayla yürütüldüğünü belirtti.
Karul "Japonlar yakında gelip Ayanlar'da çalışacak. Japon meslektaşlarımız, uzun erimli bir plan içerisindeler. Çalışma başlamadan alt yapılarını kurdular, kazı evleri ve alandaki diğer ön belgeleme çalışmaları dahil yaptılar. Uzun bir çalışma olacağını biliyoruz ki daha öncesinde Japon meslektaşlarımızın Türkiye'de yaptığı çalışmalardan bunu görüyoruz. Ayanlar kazısında kısa sürede bir sonuç almayı isteyen değil, ne kadar sürerse sürsün, en doğrusunu yapmak konusunda iradesi olan bir toplum ve bir arkeoloji ekibinden bahsediyoruz" ifadelerini kullandı.
ÇİN'İN TÜRKİYE'DEKİ İLK KAZI PROJESİ
Taş Tepeler sahasında yeni yerleşim alanlarının bulunabileceğine dikkat çeken Karul, Çin Arkeoloji Enstitüsü’nün bölgeyle ilgili ön araştırmalar yürüttüğünü söyledi.
Çinli ekiplerin gelecek ay itibarıyla projeye dahil olacağı ve Yoğunburç’ta ilk kazı çalışmalarına başlayacağı belirtiliyor. Bu çalışma, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye’de gerçekleştireceği ilk arkeolojik kazı olma özelliğini taşıyor.
Karul bu süreci şöyle aktardı: "Yoğunburç'ta kazı ilk kez yapılacak. Çin Halk Cumhuriyeti'nin Türkiye'deki ilk kazı projesi olacak. Taş Tepeler Projesi'nin uluslararası bu yönü öne çıkarılacak bir husus."
NEOLİTİK DÖNEME ÖZEL İLGİ
Prof. Dr. Karul, Neolitik dönemin insanlık tarihinin ortak köklerini anlamak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı. Karul, yerleşik yaşam, tarım, iş bölümü ve mimarlık gibi temel dönüşümlerin bu dönemde şekillendiğini belirtti.
Bu nedenle dünyanın farklı ülkelerinden bilim insanlarının bu döneme yoğun ilgi gösterdiğini ifade eden Karul, devlet desteğinin de projeyi güçlendirdiğini söyledi. Açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
"Bütün dünyadaki herkesin yerleşiklik, besin üretimi, iş bölümü, mimarlık gibi hususlar ortak noktaların başında gelir. Bunları araştırmak bence dünyanın her yerinden bilim insanlarının özeneceği, ilgi duyacağı ve bir yandan da ortak geçmişi araştırmak konusunda da motive olduğu bir dönem. Bakanlığın bu konudaki inisiyatifi bence çok değerli. Bilim insanı olarak da bunu çok anlamlı buluyorum. Şu anda bu proje, 15'i Türk, 21'i yurt dışında olmak üzere 36 Uluslararası Akademik Kurulunun İşbirliği'nde gerçekleşiyor. Taş Tepeler Projesi, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin bu yönüyle en kapsamlı ilk projesi, dünya ülkelerini düşündüğümüzde de Türkiye’nin ne kadar ileri görüşlü, dünyaya açık, bilgiyi içinde değil, dünyayla paylaşmak üzere bir kurgusu olduğunu, 100 yılı aşkın geleneğini de bugün de sürdüğünü göstermesi açısından çok önemli ve gurur duyacağımız bir yönümüz diyebilirim."
GEÇTİĞİMİZ SENE 200 ARKEOLOG ÇALIŞTI
Prof. Dr. Karul, geçtiğimiz yıl proje kapsamında yaklaşık 200 arkeoloğun görev yaptığını aktardı. Bu ekibin içinde hem deneyimli bilim insanlarının hem de ilk kez sahaya çıkan genç araştırmacıların yer aldığını dile getirdi.