Japonya Merkez Bankası'nda “şahin” ayrışma büyüyor: Jeopolitik riskler enflasyon baskısını artırıyor

Orta Doğu’daki gerilim enerji fiyatlarını yukarı iterken, Japonya Merkez Bankası faizi sabit tutsa da kurul içinde faiz artışını savunan üyelerin çoğalması, para politikasında sıkılaşma sinyallerini güçlendirdi.

Orta Doğu'daki jeopolitik risklerin ülke ekonomilerine yönelik etkileri belirginleşirken, enflasyon endişelerinin gölgesinde Japonya Merkez Bankasının (BoJ) para politikasında temkinli duruşunu sürdürmesine karşın, üyeler arasında "şahin" görüşü savunanların sayısının artması dikkati çekti.

AA muhabirinin derlediği bilgiye göre, ABD/İsrail-İran Savaşı kaynaklı Hürmüz Boğazı çevresindeki jeopolitik risklerin artmasıyla enerji fiyatlarında yukarı yönlü baskı güçlendi.

Bu durumun küresel çapta maliyet kanalı üzerinden enflasyonu tetikleyeceği öngörülürken, merkez bankalarının gelecek dönemde olası "şahin" adımlarına yönelik endişeler artmaya devam ediyor.

Bu doğrultuda BoJ, 2 günlük para politikası kurulu toplantısının ardından politika faizini beklentilere paralel yüzde 0,75'te sabit tuttu. Karar 6'ya karşı 3 oyla alındı. BoJ'un faizi sabit bıraktığı önceki toplantısında karar, 8'e karşı 1 oyla alınmıştı.

Karar metninde, Orta Doğu'daki gelişmelerle yükselen ham petrol fiyatlarının, ticaret hadlerindeki bozulma yoluyla şirket karlarını ve hane halkının reel gelirlerini azaltacağı, bu nedenle ülke ekonomisinin 2026 yılında büyüme hızının yavaşlamasının beklendiği belirtildi.

Bununla birlikte, hükümetin çeşitli önlemleri ve destekleyici finansal koşullar ile kurumsal sektördeki yüksek kar seviyelerinin devam etmesi gibi gelişmelerin de etkisiyle ekonominin hız kaybetse de ılımlı bir şekilde büyümeye devam edeceği bildirilen metinde, ham petrol fiyatlarındaki yükselişlerin yansımalarının azalması ve gelir-harcama döngüsünün kademeli olarak yoğunlaşmasıyla büyümenin 2027 yılından itibaren yeniden ivme kazanmasının beklendiği ifade edildi.

Metinde, "Para Politikası Kurulu, Orta Doğu'daki durumun gelecekteki seyrinin Japonya'nın ekonomik faaliyet ve fiyatları üzerindeki etkisini yakından izlerken, ekonomik faaliyet ve fiyatlara ilişkin görünümün temel senaryosunun gerçekleşme olasılığını ve görünüme yönelik riskleri incelerken, ayarlamanın zamanlamasını ve hızını dikkate alacaktır." denildi.

ŞAHİN ÜYELERİN SAYISI ARTTI

Enflasyonist baskıların güçleneceği endişeleriyle BoJ para politikası kurulunda faiz artırımını savunan üye sayısının artması, Bankanın gelecek dönemde "şahin" adımlar atabileceği öngörülerini kuvvetlendirdi.

BoJ üyesi Hajime Takata, Junko Nakagawa ve Naoki Tamura, faiz artırımı yönünde oy kullandı. Hajime, Japonya'daki fiyat artışı risklerinin, yurt dışı gelişmelerden kaynaklı ikinci tur etkiler nedeniyle yukarı yönlü olduğunu değerlendirdi. Junko Nakagawa, Orta Doğu'daki belirsizliklerin sürdüğünü, ekonomik gelişmeler göz önüne alındığında, destekleyici finansal koşullar altında fiyat artışlarına yönelik risklerin yukarı yönlü olduğunu ifade etti.

Naoki Tamura da enflasyon risklerinin önemli ölçüde yukarı yönlü hale gelmesiyle Bankanın politika faiz oranını nötr orana mümkün olduğunca yakın belirlemesi gerektiğini belirtti.

Öte yandan Banka, 2026 yılı için çekirdek enflasyon beklentisini yüzde 1,9'dan yüzde 2,8'e yükseltti.

TAHVİL PİYASASI HAREKETLENDİ

BoJ'un gelecek dönemde faiz artırımına gidebileceği tahminlerindeki artış, ülke tahvil piyasasında çift yönlü oynaklıkları beraberinde getirdi. BoJ'un politikalarına en yüksek duyarlılığı gösteren 2 yıllık tahvil faizi 2 baz puan artışla yüzde 1,37'ye çıkarken, 5 yıllık tahvil faizi de sınırlı yükselişle yüzde 1,85 oldu.

Uzun dönemli tahvillerin getirilerine bakıldığında ise 10 yıllık tahvil faizi yüzde 2,46'ya, 20 yıllık tahvil faizi yüzde 3,33'e indi.

Analistler, tahvil faizleri ile tahvil fiyatlarının ters yönde hareket ettiğini hatırlatarak, yükselen tahvil faizinin aslında "tahvilin fiyatının düşmesi ve tahvil satışlarının arttığı" anlamına geldiğini belirtti.

SÜRPRİZLERLE DOLU BİR BOJ HAKİM

Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, BoJ'un politika faizini beklendiği gibi sabit bıraktığını ancak sürprizlerle dolu ve "şahin" tonda bir toplantı olduğunu söyledi.

Bankanın 3 üyesinin faiz artırımı yönünde oy kullandığına dikkati çeken Kaymaz, BoJ Başkanı Kazuo Ueda döneminde bu kadar büyük bir ayrışmanın ilk kez olduğunu belirtti.

Kaymaz, martta BoJ üyesi Hajime Takata'nın tek başına muhalefet ettiğini, şimdi kendisine 2 ismin daha katıldığını dile getirerek, Junko Nakagawa'nın "şahin" tavrının özellikle şaşırttığını ifade etti.

Nakagawa'nın "güvercin" yaklaşımıyla bilinen bir isim olduğunu söyleyen Kaymaz, "Gerçi Nakagawa'nın görevi 29 Haziran'da bitiyor, yerine daha yumuşak bir profil olan Ayano Sato gelecek." dedi.

Kaymaz, BoJ'un raporunda da önemli revizyonlar olduğunu belirterek, "Çekirdek enflasyon tahmini bu mali yıl için yüzde 2,8'e çıkarıldı, önceki rakam yüzde 1,9'du. Büyüme tahmini ise yüzde 1'den yüzde 0,5'e indi. Enflasyonu yukarı, büyümeyi aşağı çektiler ki burası not etmeye değer. Savaş burada belirleyici." değerlendirmesinde bulundu.

Bankanın tavrı daha önce "gerekirse faiz artırımına gideriz" şeklindeyken nisan ayı toplantısında bu ifadenin "BoJ, ekonomik görünüm gerçekleşirse faiz artırmaya devam edecek." şeklinde değiştirildiğine dikkati çeken Kaymaz, "Swap piyasasında BoJ'a ilişkin haziran ayında faiz artırımına gitme ihtimali yüzde 74 olasılıkla fiyatlanıyor. Dolar/yen paritesi 160 seviyesinin hemen altında dolaşıyor, 2 yıl önce kura müdahaleyi tetikleyen seviyeye yakın." ifadesini kullandı.