Kâmil Yazıcı

Anadolu Grubu (AG) önceki adıyla Anadolu Endüstri Holding (AEH) kurucularından Niğde Aksaraylı Kâmil Yazıcı hafta başında 96 yaşına aramızdan ayrıldı. Diğer kurucu Kayseri Develili İzzet Özilhan da 2014’te 94 yaşındayken bu dünyaya veda etmişti. İkisini de saygıyla anıyor, Allah’tan rahmet diliyorum. Kâmil ve İzzet beyler, çok sonraları “Anadolu kaplanları” tabir edilen girişimci iş adamlarının öncülerindendir. Anadolulukla onur duyduklarından “Anadolu” markasını seçmişlerdi. “Atatürkçü Laik Müslüman” insanlardı. 1986’da AEH’nin yönetiminde görev aldım. Zamanla azalan yoğunlukta olsa da grupla ilişkim 30 yıldan fazla devam etti. Bu zaman zarfında iki “kaplanı” da yakından tanıma fırsatı buldum. Grupta çalışırken başta “patron-yönetici” Tuncay Özilhan olmak üzere, değerli kişilerle iş arkadaşı oldum. Kâmil Yazıcı ile İzzet Özilhan uzun yıllar ortaklık yapmış olmalarına rağmen birbirlerine benzemezlerdi. Kâmil Bey sıcak, İzzet Bey mesafeliydi. Kâmil Bey Yönetim Kurulu Başkanı, İzzet Bey Başkan Yardımcısı idi. Ama oğlu Tuncay Özilhan genel koordinatördü. İlginç bir güç dengesi vardı. Kâmil Bey, “adam idare etme” ustasıydı. Sonuç odaklıydı. İşe yarayacaksa hiçbir konuyu gurur meselesi yapmaz gereken tavizi verirdi. Kâmil Bey, doğrudan temas ettiği tepe yöneticilere ve danışmanlara (ki bunların arasında başta eski Maliye Bakanı ve ODTÜ’nün ünlü rektörü Kemal Kurdaş, Prof. Memduh Yaşa ve Prof. Ünal Tekinalp de vardı) asla patronmuş gibi davranmazdı. Hatta onların kendisine “sanki patron onlarmış” gibi konuşmalarına izin verirdi.

GEMİSİNİ KURTARAN KAPTANDIR

1979’da ekonomimiz, dövizsizlik yüzünden durma noktasına gelmişti. Ara seçimleri kaybeden Ecevit, iktidardan indi. Demirel Başbakan oldu.1980’de 24 Ocak kararlarıyla, Türkiye ekonomisinde kökten değişiklikler oldu. “Sabit kur-sabit faiz”den, “serbest kur- serbest faiz”e geçildi. Kur garantili dövizli borçların, kur garantisi kalktı. Firmalar bir anda, hiç hesapta olmayan, ödenemeyecek büyüklükte borçlarla karşı karşıya kaldı. İthalat kotaları kalktı. Birçok firmayı ayakta tutan ithalat ve döviz tahsis permilerinin yarattığı rantlar sıfırlandı. Serbest faiz ve bankacılık konusundaki cehaletimiz “bankerler faciasını” yarattı. Anlı şanlı holdingler dâhil, binlerce firma zora girdi, hatta acze düştü. Bunlar yetmiyormuş gibi, grubun esas gelir kaynağı olan bira faaliyetine Turgut Özal tarafından “tüketim noktası kısıtlaması” getirilince, yıllık satışlar kabaca 210 bin tondan 110 bin tona düşmüş, AEH de kâr edemez hale gelmişti. Gerek bu büyük krizin gerekse Musevi bir tacirin deyişiyle, Türkiye ekonomisinin “bir kabız, bir amel olduğu” sonraki krizlerden AG’nin güçlenerek çıkmasında Kâmil Yazıcı’nın esnek tutumu ve iyimser liderliğinin büyük payı vardır. Bugünün son sözü, İngilizce “Success has many fathers, failure is always a bastard” özdeyişinin Türkçeye çevirisidir.

SON SÖZ: Başarının babası çoktur, başarısızlık her zaman piçtir.

Yazarın Diğer Yazıları