Kandırılmaktan sıkılanlara müjde: Uzmanlar yalancıların foyasını ortaya çıkardı

Yalan söyleme alışkanlığı bir hastalık gibi yayılan ve ardı arkası kesilmeyen bir alışkanlıktır. Patolojik yalancıların ise çoğu zaman üzerinde ilerlediği bir çizgi vardır. Uzman psikologlar patolojik yalancıların ortak özelliklerini açıkladı.

Hepimiz bazen "beyaz yalanlar" söyleriz, ancak bazıları için yalan söylemek bir seçenek değil, adeta bir refleks. Psikoloji dünyasının üzerinde titizlikle durduğu "Patolojik Yalan Söyleme" (Mitomani), sadece bir dürüstlük sorunu değil, derin bir psikolojik mekanizma.

YALANCILARIN FOYASI ORTAYA ÇIKTI

Günlük hayatta masum olduğu düşünülen ve bazen zor durumlarda kalıp hepimizin başvurduğu ''yalan'' sürekli hale geldiğinde karşınızdaki kişinin bir özelliği haline gelebilir. İkili ilişkilerde ciddi sorunları körükleyen yalancılık ise kendini belirli şekillerde açık eder. Uzman psikologlar patolojik yalancıların foyasını ortaya çıkaran 5 detayı açıkladı.

Günlük 10 yalan sınırı!

Psikoloji Profesörü Drew Curtis’e göre, patolojik yalan söyleyen bireyler günde ortalama 9 ila 10 yalan söyleyebiliyor. Bu kişiler için gerçeklikten sapmak bir istisna değil, günlük hayatın sıradan bir parçası haline gelmiş durumda.

Düşünmeden, otomatik gelen tepkiler

Bu durumun en korkutucu yanı "otomatik" olması. Kişi, yalan söylediğinin farkına bile varmadan konuşmaya devam edebiliyor. Yalan, zihinde tartılıp biçilen bir kurgu değil, dış dünyaya verilen kontrolsüz bir tepki gibi ortaya çıkıyor.

Çıkar Gözetmeyen Yalanlar

Genelde yalan bir avantaj sağlamak için söylenir. Ancak uzman Christina Ni, bu tür yalanların çoğunlukla görünür bir fayda sağlamadığını belirtiyor. Amaç para veya kaçış değil; sadece o anlık kontrol duygusu, kabul görme arzusu veya değersizlik hissini bastırmak.

"Komik Derece Kolay" Yakalanıyorlar

Mantıken sürekli yalan söyleyen birinin çok dikkatli olması beklenir, değil mi? Psikiyatrist Owen Scott Muir tam tersini söylüyor. Patolojik yalancıların hikayeleri genelde "komik derecede kolay doğrulanabilir" hatalar içerir. Hiç gitmediği bir tatili anlatmak veya aynı hikayeyi herkese farklı söylemek gibi... Bu, durumun bir manipülasyondan çok, kontrol edilemez bir alışkanlık olduğunu kanıtlıyor.

Pişmanlık Var Ama Duramıyorlar

Sanılanın aksine bu kişiler her zaman umursamaz değildir. Prof. Curtis, birçok kişinin saatler sonra "Neden yalan söyledim?" diyerek büyük bir pişmanlık duyduğunu belirtiyor. Ancak yalan, reddedilme korkusuna karşı bir "savunma kalkanı" olduğu için döngü bir türlü kırılamıyor.