Kaos DNA'sına işlemiş

Fenerbahçe öyle kaotik bir haftayı geride bırakıyor ki, son dönemlerde 'Fenerbahçe'yi nasıl tanımlarsın?' diye sorsalar son yılların özeti niyetine Roma maçı sonrasında geçen 24 saati anlatırdım.

Perşembenin gelişi çarşambadan bellidir diye boşuna dememişler. İsmail Kartal'ın göreve geliş süreci bile, bize bugünlerin geleceğine yönelik bir ipucu tadındaydı. Yaz transfer döneminde İsmail Kartal'ın neredeyse 1 tane isteği bile gerçekleşmedi. Yetmedi, takımda tutmak istediğini söylediği isimlerle yok paraya yol ayrımına gidildi. Yeri dolduruldu mu diye sorarsanız, cevabı kocaman bir hayır. Kampa girdiği kadro şu an elinde bulunan kadrodan daha güçlüydü. Mesele bununla da kalmadı. Futbol aklı Oğuz Çetin de kendisine ne seviyede destek olmayı denedi, örnekleri ile ortada. Şampiyonlar Ligi play-off etabı öncesinde maç ertelensin dendi 10 dakika sonra tersi söylendi. 10 dakikada teknik adam yalanlayan futbol aklı Oğuz Çetin'in istifadan döndürmek için İsmail Kartal'ı ikna etmeye yollanması da ayrı bir tezat.

Belki maçı Roma kazansa yönetim bütün suçu Kartal'a yıkıp yolları ayıracaktı. Hafta içinde çıkan 'son şansı, kazanamazsa yollanacak' haberleri fink atarken, her haberi yalanlayan yönetim, çıkıp iki kelam etmedi. Tüm bunların yanında İsmail Kartal'a sosyal medyada yapılan sistematik itibar suikastı, değersizleştirme çabası, diksiyonuyla, ifadeleriyle alelade alay edilecek noktaya kadar gelinmesi tam manasıyla tiksindirici bir hal aldı. İsmail Kartal, kafasına su şişesi geldi diye istifa etti işi şu tabloda yalnızca bir metafor olarak görülebilir.

Ama biraz geçmişe gidelim. Durum sadece senelik mi hep beraber görelim. İsmail Kartal son kez göreve geldiğinde 1-0'lık Galatasaray derbisine çıkmadan 5 gün önce Sayın Aziz Yıldırım “Mourinho ile yüz yüze görüştüm. Ona “Fenerbahçe’nin sana senin de Fenerbahçe’ye ihtiyacın var. Porto'daki çıkışını burada da yapabilirsin” dedim." açıklamasını yaparak koltuğun bir ayağını kırmış ve sallamaya başlamıştı. Ama tüm bunlar yaşanmamış gibi Aziz Yıldırım ve yönetimi, istifa sonrası taraftardan basınına herkese kabahat bulup 'sahip çıkın, biz sahip çıkıyoruz' dedi.

İsmail Kartal'ın istifası ve ardından idmana çıkmamasını 'duruş' olarak nitelendirmiştim. Ama bu duruştan atılan geri adımın olumsuz getirisi de büyük olur. Büyük sözlerin ardından atılan geri adımların hiçbir zaman olumlu sonuç doğurduğunu görmedim. Bundan sonrası İsmail Hoca için de zor olacak. Yönetim tarafı ise, hem Oğuz Çetin'i görevde tutup hem de İsmail Kartal'a kal diyerek büyük kumar oynadı. Yakında, 'sen gidemezsin, ben kovarım' senaryosu yaşanırsa ona da çok şaşırmam.

Hocaya en yakın gözüken camianın sevilen isimleri, istifa haberini duyar duymaz 'göreve hazırım' mesajları ile ortaya döküldü. Kimisi çıktı 'çağırın gelirim' dedi, kimisi 'kovulurken keyif alacaklar' dedi. Oyuncuların ilk maçta vereceği reaksiyonu de gözlemlemek lazım. İsmail Kartal, kurtlar sofrasına düştüğünün farkında değilse sonu geçen haftalarda Fatih Tekke'nin yaşadığı ile aynı olur.

Yazarın Diğer Yazıları