'Karanlık harita' ortaya çıkarıldı: 2007'den beri çözmeye çalışıyorlardı
NASA, evrenin yaklaşık yüzde 85’ini oluşturmasına rağmen bugüne kadar sadece "bulanık" bir şekilde saptanabilen karanlık maddenin, şimdiye kadar hazırlanmış en yüksek çözünürlüklü haritasını yayınladı.
Evrenin en büyük gizemlerinden biri olan ve doğrudan gözlemlenemediği için "hayalet madde" olarak adlandırılan karanlık maddeye dair devrim niteliğinde bir gelişme yaşandı. ABD Havacılık ve Uzay Ajansı (NASA), James Webb Uzay Teleskobu’ndan gelen verilerle, evrenin bu görünmez iskeletine dair şimdiye kadar üretilmiş en net ve en yüksek çözünürlüklü haritayı oluşturmayı başardı. 2007 yılından bu yana bilim insanlarının üzerinde çalıştığı bu "karanlık bilmece", yeni verilerle birlikte artık çok daha keskin bir şekilde insanlığın görüş alanına giriyor.
İLK KEZ BU KADAR NET
Nature Astronomy dergisinde yayımlanan çalışmada, Webb Teleskobu’nun gücü sayesinde karanlık maddenin galaksiler ve yıldızlarla nasıl iç içe geçtiği detaylandırıldı. Daha önceki yıllarda Hubble Uzay Teleskobu ile elde edilen verilerin oldukça bulanık olduğunu belirten NASA uzmanları, yeni haritanın önceki tüm çalışmalardan iki kat daha keskin olduğunu vurguladı. Bilim dünyası, bu haritayı evrenin "görünmez iskeleti" olarak tanımlıyor; çünkü karanlık madde aslında gördüğümüz her şeyin bir arada durmasını sağlayan devasa bir kozmik ağ işlevi görüyor.
YAŞAMIMIZI KARANLIK MADDEYE BORÇLU OLABİLİRİZ
Araştırmanın başında yer alan astrofizikçi Jason Rhodes ve ekibi, elde edilen verilerin çok kritik bir gerçeği işaret ettiğini belirtiyor. Uzmanlara göre bu harita, karanlık madde olmasaydı galaksimizde yaşamın oluşmasını sağlayan temel unsurların hiçbir zaman bir araya gelemeyeceğine dair en güçlü kanıtları sunuyor. Karanlık madde, evrenin oluşum sürecinde bir mıknatıs görevi görerek normal maddeyi kendine çekmiş ve bu sayede yıldızların, galaksilerin ve nihayetinde üzerinde yaşadığımız dünyanın oluşmasına zemin hazırlamış durumda.
2007'DE BAŞLAYAN SERÜVENDE YENİ DÖNEM
Sextans takımyıldızında bulunan karanlık madde alanına dair ilk çalışmalar aslında 2007 yılında Rhodes’un yönettiği bir projeyle başlamıştı. Ancak o dönemki teknolojik imkanlar, evrenin bu devasa mimarisini ancak kaba hatlarıyla görmeye izin veriyordu. James Webb Uzay Teleskobu'nun kızılötesi gözlem kapasitesi sayesinde, 18 yıllık bekleyiş sona erdi ve karanlık maddenin normal maddeyi nasıl kümelediği saniye saniye takip edilebilir hale geldi. Bilim insanları, bu keşfin evrenin geçmişine ve geleceğine dair tüm teorileri kökten değiştirebileceğini öngörüyor.