Karpuzun en faydalı kısmını çoğu kişi çöpe atıyormuş: O kısım daha fazla sitrülin içeriyor

Karpuz denildiğinde akla genellikle kırmızı ve sulu iç kısmı geliyor. Ancak bilimsel çalışmalar, yeşil kabuğun hemen altındaki beyaz kısmın, kırmızı etli bölüme göre daha yüksek miktarda sitrülin içerebildiğini ortaya koyuyor. Bu nedenle çoğu kişinin çöpe attığı bölüm, besin değeri açısından beklenenden daha zengin kabul ediliyor.

Sitrülin, vücutta arjinin ve nitrik oksit üretiminde rol oynayan doğal bir amino asit. Kan damarlarının gevşemesine katkı sağlayan bu bileşik nedeniyle sporcu beslenmesi üzerine yapılan çalışmalarda da sıkça inceleniyor. Araştırmalara göre karpuzun beyaz kısmı, özellikle sitrülin bakımından kırmızı bölümden daha yüksek değerlere ulaşabiliyor.

ÇOĞU KİŞİ DOĞRUDAN ÇÖPE ATIYOR

Karpuzun beyaz kısmı sert yapısı nedeniyle çoğunlukla tüketilmiyor. Oysa birçok ülkede bu bölüm turşu, reçel, smoothie ve çeşitli yemek tariflerinde değerlendiriliyor. Hafif salatalığı andıran tadı sayesinde farklı tariflerde kullanılabiliyor.

Yapılan analizlerde beyaz kısmın yalnızca sitrülin açısından değil, lif ve bazı fenolik bileşikler bakımından da dikkat çekici değerlere sahip olduğu görüldü. Bu nedenle son yıllarda gıda sektöründe karpuz kabuğunun fonksiyonel gıda ve içecek üretiminde değerlendirilmesine yönelik çalışmalar da artış gösteriyor.

YEŞİL KABUK DEĞİL, BEYAZ BÖLÜM TÜKETİLİYOR

Tüketilmesi önerilen bölüm, sert ve koyu yeşil dış kabuk değil; onun hemen altındaki beyaz katman. Karpuz kesilmeden önce dış yüzeyinin bol suyla yıkanması da önem taşıyor. Böylece kabuk üzerindeki kir ve bakterilerin bıçak aracılığıyla iç kısma taşınma riski azaltılabiliyor.

Araştırmacılar, karpuzun beyaz kısmının tek başına bir tedavi yöntemi olarak görülmemesi gerektiğini vurguluyor. Buna rağmen içerdiği sitrülin ve diğer biyoaktif bileşikler nedeniyle, çöpe atılmak yerine farklı tariflerde değerlendirilmesinin gıda israfını azaltabileceği ve beslenmeye katkı sağlayabileceği belirtiliyor.