Kartalkaya faciasının raporunda "tekerleğin icadı" var, siyasi sorumlular yok
Kartalkaya'da 78 kişinin öldüğü faciayı araştırmak için kurulan Meclis komisyonunun hazırladığı 500 sayfayı aşan raporda “milattan önce 4 binli yıllarda tekerleğin icadıyla seyahatlerin yaygınlaştığı” bile anlatıldı ancak siyasi ve idari sorumluluğa değinilmedi.
Bolu Kartalkaya’da 78 kişinin yaşamını yitirdiği otel yangınını araştırmak için kurulan Meclis komisyonu, raporunu kamuoyu ile paylaştı. Raporun girişinde “Dünyada ve Türkiye’de turizmin gelişimi” başlığı altında 25 sayfalık bir bölüme yer verildi ve burada turizm tarihi anlatıldı. Söz konusu bölümde insanların milattan önce 6 binli yıllarda yerleşik hayata geçtiğine bile değinilerek “M.Ö. 4 binli yıllarda tekerleğin icadıyla yakın çevreye yapılan seyahatler yaygınlaşmıştır” gibi bilgilere yer verildi. Raporun “Tespit ve öneriler” bölümüne ise yaklaşık 10 sayfalık bir yer ayrıldığı görüldü.
‘MUHALEFET, RAPOR YAZIMINA ÇAĞRILMADI’
Cumhuriyet'in haberine göre; CHP’nin rapora düştüğü şerhte bu durum eleştirilerek “Dünyada ve Türkiye’de turizmin gelişimi başlığıyla verilen, sorunun çözümü veya olayın aydınlatılmasında herhangi bir işleve sahip olmayan bu bölüm adeta kimi sorumlulukları gölgeleme görüntüsü vermektedir. Ayrıca ideal olan 100 sayfalık raporun fiziki hacmini arttırmaktan da öteye gitmemektedir” denildi. Ayrıca şerhte “Rapor taslağı hazırlık sürecinde muhalefet partilerinin komisyon üyeleri toplantılara davet edilmemiş, rapor müzakere sürecinde dahil edilmemiştir” bilgisi paylaşıldı.
‘SİYASİ VE İDARİ SORUMLULUK YOK’
CHP’nin hazırladığı şerhte, rapordaki eksiklikler de şöyle sıralandı:
“Komisyon üyelerince sunulan öneri ve önergeler raporda yoktur. Bolu Cumhuriyet Başsavcılığınca yangının çıkış nedeninin ve olayda kusur veya sorumlulukları bulunanların tespiti konularında rapor hazırlanması için görevlendirilen 8 kişilik bilirkişi heyeti tarafından hazırlanan raporun sayfa sayısı 189 olmasına karşın, komisyon raporunda yeterince yer almadığı ve bir sayfayla yetinildiği görülmektedir. Kültür ve Turizm Bakanlığının ‘can ve mal güvenliğine’ ilişkin sorumluluğuna değinilmemiştir. Bakanlığın olayda ‘birinci dereceden etkili’ olmasına yer verilmemiştir. Raporun temel ve en önemli amaçlarından biri olan ‘benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi’ konusuna sadece 10 sayfa ayrılmış. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının sorumluluğuna yeterince yer verilmemiştir. Rapor, teknik tespitler bakımından kapsamlı olmakla birlikte, olayın siyasi ve idari sorumluluk boyutunu ortaya koymakta yetersiz kalmıştır. Yetkiler tarif edilmekte, ancak bu yetkilerin kullanılmamasının idari ve siyasi sorumluluğu tanımlanmamaktadır.”