Kelle paça ve işkembeyi unutturacak yeni çorba
Osmanlı mutfağının unutulmaya yüz tutmuş mirası Çeşm-i Nigar, kelle paça veya işkembe çorbasına rakip oldu. Hem kolajen deposu hem de mide dostu bir lezzet...
Mutfaklarımızın vazgeçilmezi olan kelle paça ve işkembe çorbasına bir rakip çıktı. Osmanlı saray mutfağının asırlık sırlarından biri olan, ancak uzun süre gölgede kalan Çeşm-i Nigar çorbası, modern sofraların yeni favorisi haline geldi. Hem kadifemsi dokusu hem de mideyi yormayan hafifliğiyle bu çorba, klasik sakatat çorbalarına en güçlü ve zarif alternatif olarak gösteriliyor.
MERCİMEĞİN EN ASİL HALİ
Birçok kişi sakatat çorbalarının kendine has ağır kokusundan veya hazırlık aşamasındaki temizlik zahmetinden çekiniyor. Çeşm-i Nigar ise tam bu noktada bir "gastronomi mucizesi" olarak devreye giriyor. Mercimeğin en asil hali olarak tanımlanan bu çorba, sıradan bir mercimek çorbasının ötesine geçiyor.
İçindeki karamelize edilmiş soğan, antibiyotik niyetine kullanılan sarımsak ve yumurta sarısıyla bağlanan limonlu terbiyesi, bağışıklık sistemini adeta çelik gibi yapıyor.
Uzmanlar, özellikle gerçek kemik suyu ile hazırlandığında, bu çorbanın kelle paçanın sunduğu kolajen ve protein desteğini aratmadığını belirtti. Sakatatın aksine sindirimi son derece kolay olan bu lezzet, günün her saati tüketilebiliyor.
GÖRSEL BİR ŞÖLEN
Farsça kökenli olan ve "Göz Alıcı" ya da "Güzelin Gözü" anlamına gelen Çeşm-i Nigar, ismini pişirildikten sonra üzerine gezdirilen kızgın tereyağlı, toz biberli ve naneli sosun oluşturduğu estetik görüntüden alıyor.