CHP’nin kuruluşun 103. yıldönümü kutlamalarını yerinde görmek için Genel Merkeze gittiğimde, ilk baktığım genel başkanların fotoğraflarının asılı olduğu bölüm oldu. Butlan kararının çıktığı gün, CHP’nin 7. Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafı indirilmiş, çerçevesi, camı kırılmış, fotoğrafı parçalanmıştı. Mahkemenin butlan kararıyla CHP Genel Merkezine gelenlerden bazıları bu kez Özgür Özel’in fotoğrafını parçalamıştı.
Şimdi duvarda önceki genel başkanların fotoğrafları eksiksiz asılı. Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafından sonra Özgür Özel, ondan sonra son genel başkan olarak yine Kemal Kılıçdaroğlu’nun fotoğrafı bulunuyor. Genel başkanın makam odasının bulunduğu 12. katta da fotoğraflar eksiksiz olarak asılmış.
“KÖŞEYİ DÖNME ARACI GÖRÜLÜYOR”
Genel Merkez kokteyl öncesi hayli haraketliydi. Büyükşehir belediye başkanlarından Vahap Seçer, Zeydan Karalar, Ahmet Akın, 44 milletvekili de oradaydı. Kılıçdaroğlu odasından ayrılmadan önce yanına gittim. Oda, Özel döneminde asılan bazı fotoğrafların kaldırılmasının dışında eski halini koruyordu.
Partinin ikiye bölünmesinin verdiği hüzün binaya çökmüş durumda. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile sohbet ettik. Halkın gündeminin iş, aş, hayat pahalılığı olduğunu, toplumun her kesiminin bu durumdan şikayetçi olduğunu belirtti. Kılıçdaroğlu, “Gelir dağılımının bozulduğunu, en büyük kan kaybının da orta sınıfta yaşandığını, orta sınıfın erimesinin beraberinde büyük sorunlar getirdiğini” anlattı.
“Kim kimin yerine gelecek”, “Kişisel ikbal üzerine siyaset”in toplumun sorunlarını çözemeyeceğini anlatan Kılıçdaroğlu, günümüzde siyasetin zenginleşme, köşeyi dönme, hava atma aracı olarak görüldüğü görüşünde olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, sorum üzerine şunları söyledi:
“KAN DAVASINA DÖNÜŞTÜRÜLMEMELİ”
“Siyasette eksiklikler, hatalar olabilir. Bunlar kan davasına dönüştürülmemeli. Sonuçta insanoğluyuz. Hata insana özgü bir kavramdır zaten. Yeri geldiğinde otururuz, konuşuruz. Ülkenin sorunları sadece beni ilgilendirmiyor ki. Siyasetle, muhalefet partilerinin hepsini ilgilendiriyor. Muhalefetin birlik, bütünlük içinde hareket etmesi lazım. Örneğin 103. yıldönümünde birlik, beraberlik içinde olmamız gerekirdi.”
Kişilerin siyasi görüşleri, siyasi söylemi dolayısıyla tutuklanmasının bir “demokrasi ayıbı” olduğunu belirten CHP Genel Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ben Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasına da karşı çıktım. Evini ziyaret ettiğim gün neler söylediysem, bugün de aynı şeyi söylüyorum. O tutarlılık devam ediyor. Tutuksuz yargılanabilirdi. Kamu görevi yapıyordu. Dolayısıyla o, görevinin başında olmalı. Bunu defalarca söyledim. ‘Yargının bağımsız ve tarafsız olduğuna inanıyor musunuz?’ derseniz, ‘Hayır, inanmıyorum’ diyorum. Türkiye’de yargı bağımsız ve tarafsız değil. Yargının ne bağımsızlığı, ne tarafsızlığı var.”
“BİR AN ÖNCE YOLLARINI AYIRSINLAR”
Konu CHP olduğuna göre, CHP Sözcüsü Müslüm Sarı, belediye başkanlarının aidiyetlerini ortaya koyması gerektiğini, bunun için başkanlarla toplantı yapılacağını söyledi. CHP’li 127 belediye başkanı, 3 bine yakın da belediye meclis üyesi bulunuyor. Bazı belediye başkanlarının tutumu, CHP Genel Merkezinde rahatsızlık yaratıyor. O yüzden “Bizdensen partili gibi davran” deniliyor. Sarı’dan bu konuyu biraz daha açmasını istedim. Şunları söyledi:
“Partimizde siyaset yapmayı tercih ediyorlarsa, CHP’nin kurumsal kimliğine uygun hareket etmelerini bekliyoruz. Sadece belediye başkanlarımızın değil, belediye meclis üyelerimizden de, il genel meclis üyelerimizden de aynı tutumu bekliyoruz.
Örneğin CHP belediye meclis gruplarında, YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in ya da YENİ Parti’nin broşürleri, posterleri olamaz. Bu arkadaşlarımız başka bir siyasal partinin faaliyetlerine katılamazlar. Bu arkadaşlarımız başka bir siyasal partinin propagandasını yapamazlar. Ya da bu arkadaşlarımız belediye meclis üyesi olup da ondan sonra CHP üyelerinin istifa etmesi için baskı oluşturamazlar. Dolayısıyla bu kurumsal kimlik içinde hareket etmelerini, eğer bunu yapamayacaklarsa da bir an önce yollarını ayırmalarını bekliyoruz.”
“BAŞKA PARTİYE ÇALIŞIYOR”
Bu konuyu belediye başkanlarıyla, meclis üyeleriyle konuştuklarını, ay sonuna doğru belediye başkanlarıyla toplantı yapacaklarını anlatan Sarı, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Belediye başkanlarımızı toplantıya çağıracağız. Arkadaşlarımızın siyasal aidiyetlerini net olarak göreceğiz. Belediye meclis üyeleriyle de ilgili zaten özel bir çalışma yürütüyoruz. Tabii İstanbul hassas biliyorsunuz. İstanbul’da özel bir çalışma yürütüyoruz. İstanbul’da yol haritamız konusunda Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan ve diğer arkadaşlarımızla görüş alışverişinde bulunacağız.
DURUMLARINI NETLEŞTİRSİNLER
Hem bir partinin içerisindesiniz, hem de bir başka parti için çalışıyorsunuz. Böyle bir şeyi kabul etmemiz söz konusu değil. Böyle bir durumu hiçbir parti kaldıramaz. CHP’nin ilçe başkanı, belediyenin grup başkanı ama benim ilçe başkanım ilçe grubunu yönetemiyor. Böyle bir şey olabilir mi?
Yerel yönetimlerle ilgili süreci artık netleştirmek istiyoruz. Yani böyle iki arada bir derede siyaset bu arkadaşlarımıza da, partinin kurumsal kimliğine de zarar verir. Bunu artık uzatmamamız lazım. Bunu belediye başkanlarımıza üstü kapalı olarak söylüyoruz. Kamuoyuna da mesajlarımız oluyor. İstanbul’un özel bir durumu dışında, diğer başkanlarımızın artık durumlarını netleştirmelerini istiyoruz.”
En büyük rahatsızlık ise CHP’den seçilen başkanların, meclis üyelerinin AKP’ye geçmesi. Bunun önünün alınması için YENİ Parti ile de işbirliği yapılacağını da eklemiş olalım.