Kim derdi ki? Yastıkaltı altın haritası şaşırttı: İlk 10’daki şehirler ezber bozdu
Altın fiyatlarındaki sert yükseliş ve ardından gelen geri çekilme, yastıkaltı altın tartışmasını yeniden alevlendirdi. BDDK verilerine göre, Türkiye’de yastıkaltı altın sanılandan çok farklı şehirlerde yoğunlaştı.
Altın fiyatlarının rekor seviyeleri test ettiği son dönemde, yatırımcıların önemli bir bölümü tercihini yine fiziki altından yana kullandı. Dijital ve banka altınına yönelim artsa da, yastıkaltı altın Türkiye’de hâlâ güçlü bir gelenek olmayı sürdürüyor. Ancak bu tercih, ekonomistler açısından “sistemin dışında kalan büyük bir servet” olarak değerlendiriliyor.
BDDK VERİLERİ EZBERLERİ BOZDU
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun (BDDK) paylaştığı veriler, yastıkaltı altının en çok Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da olduğu yönündeki yaygın kanaatin doğru olmadığını ortaya koydu. Gösterişli düğünler, takı gelenekleri ve bilezik kültürüyle öne çıkan bu bölgeler, listenin ilk 10’una dahi giremedi.
Verilere göre yastıkaltı altın, sanayi ve turizm ağırlıklı şehirlerde yoğunlaşıyor. Bu tablo, hem gelir dağılımı hem de tasarruf alışkanlıkları açısından dikkat çekici sinyaller veriyor.
EKONOMİDE ATIL DURAN SERVET
Uzmanlara göre yastıkaltında tutulan altın, hırsızlık ve kayıp riski taşımasının yanı sıra ekonomik sisteme katkı sağlamadığı için makro dengeler açısından da sorun yaratıyor. Buna rağmen özellikle kadınlar arasında altın bilezik ve fiziki altın, “güvenli liman” olma özelliğini koruyor.
EN ÇOK YASTIKALTI ALTINI BULUNAN 10 İL
BDDK verilerine göre yastıkaltı altının en yüksek olduğu iller ve tahmini parasal karşılıkları şöyle sıralandı:
10) Eskişehir
16,37 milyar TL
9) Manisa
16,50 milyar TL
8) Mersin
20,46 milyar TL
7) Muğla
20,50 milyar TL
6) Balıkesir
20,74 milyar TL
5) Adana
22,40 milyar TL
4) Konya
29,50 milyar TL
3) Kocaeli
34,73 milyar TL
2) Antalya
43,64 milyar TL
1) Bursa
42,85 milyar TL
ALTIN ANADOLU'DAN SANAYİ VE TURİZM KENTLERİNE KAYDI
Listenin zirvesinde yer alan şehirler, yastıkaltı altının artık sadece geleneksel alışkanlıklarla değil, ekonomik güç ve tasarruf kapasitesiyle de doğrudan ilişkili olduğunu gösteriyor. Uzmanlar, bu büyüklükteki altın stokunun finansal sisteme kazandırılmasının, hem tasarrufların verimliliği hem de ekonomik büyüme açısından kritik olduğuna dikkat çekiyor.