Köklerin altından tam 7 tane çıktı
Amazonlar’daki Lago do Cochila bölgesinde bulunan yedi antik mezar küpünün içinden insan kemikleri ile balık ve kaplumbağa kalıntıları çıktı.
Brezilya’nın Amazonas eyaletine bağlı Fonte Boa yerleşimi yakınlarındaki Lago do Cochila bölgesinde, devrilen bir ağacın kökleri altında antik yerli topluluklara ait yedi adet seramik mezar küpü (urn) açığa çıkarıldı.
Mamiraua Sürdürülebilir Kalkınma Enstitüsü tarafından yürütülen kurtarma kazılarında elde edilen bulgular, bölgedeki yerleşik yaşam ve cenaze geleneklerine dair yeni veriler sağladı.
EV TABANLARININ ALTINDA YAPAY ADALAR
Yüzeyin yaklaşık 40 santimetre (16 inç) altında, geçmişte yerleşim yeri olarak kullanılan topraklara gömülü halde bulunan küplerin üzerinde seramik kapak tespit edilmedi. Araştırmacılar, kapların bitki lifleri veya ahşap gibi zamanla çürüyen organik malzemelerle mühürlenmiş olduğunu tahmin ediyor. Küplerin mezarlık yerine ev tabanlarının altına yerleştirilmiş olması, gömü alanlarının günlük yaşam alanlarıyla iç içe olduğunu gösteriyor.
Taşkın yatağında yer alan Lago do Cochila'nın coğrafi yapısı gereği, antik dönem sakinlerinin mevsimsel sellerden korunmak için toprak ve kırık çömleklerle araziyi yükselterek yapay adalar inşa ettikleri belirlendi. Mamirauá Enstitüsü’nden arkeolog Márcio Amaral, bu yapıların planlı bir peyzaj mimarisine ve mühendisliğe işaret ettiğini ifade etti.
İNSAN KEMİKLERİ, BALIK VE KAPLUMBAĞA KALINTILARI ÇIKTI
Küp kapların bazılarının içinde insan kemiklerinin yanı sıra balık ve kaplumbağa kalıntıları bulundu. Arkeologlar, bu durumun Güney Amerika’nın alçak topraklarındaki aşamalı defin gelenekleriyle ve cenaze törenlerindeki yemek veya adak ritüelleriyle bağlantılı olduğunu kaydetti. Bulunan en büyük küpün yaklaşık 90 santimetre genişliğinde ve 350 kilogram ağırlığında olduğu bildirildi.
BÖLGE STANDARTLARINA UYMUYOR
Keşfedilen çömleklerin bazılarında nadir görülen yeşilimsi kil, kırmızı şeritler ve astar kaplamalar tespit edildi. Bölgedeki tipik mezar kaplarına kıyasla daha yuvarlak hatlara sahip olan bu küplerin, MS 8. ve 16. yüzyıllar arasında Solimões bölgesinde yaygın olan "Polychrome" (Çok Renkli) seramik geleneğine tam olarak uymadığı açıklandı. Uzmanlar, bu durumun belgelenmemiş yerel bir tarzı veya hane içi üretim modelini yansıtabileceğini belirtiyor.
YEREL HALKIN DESTEĞİYLE TAŞINDI
Ağaç köklerindeki seramikleri fark eden yerel sakinlerin ihbarı üzerine başlayan çalışmalarda, kırılgan kapların zarar görmemesi için sarmaşıklardan 3,2 metre yüksekliğinde ahşap bir platform kuruldu. Alçı, bandaj ve plastik sargılarla sabitlenen en büyük küp, nehir yoluyla 10 ila 12 saat süren bir yolculuğun ardından analizin yapılacağı Tefé kentindeki laboratuvara nakledildi.
Resmi açıklaması Instituto Mamirauá’nın web sitesinde yayımlanan keşfe dair laboratuvar çalışmaları; mikroskobik izler, tortular ve kemik parçaları üzerinden beslenme, yaş ve defin dönemlerine odaklanarak devam edecek.