Konut fiyatlarında balon patladı

Konut sektörü, 2025 yılının ikinci yarısında yakaladığı ivmeyle 2026 yılına hızlı bir giriş yaptı. Konut kredisi faiz oranlarının son 28 ayın en düşük seviyesine gerilemesiyle birlikte, piyasada uzun süredir beklenen hareketlilik resmen başladı. Kasım, aralık ve ocak aylarında konut fiyatlarının ilk kez enflasyonun üzerinde bir artış göstermesi, sektördeki durağanlığın sona erdiğini kanıtladı.

Konut piyasasında uzun süredir tartışılan fiyat seviyeleriyle ilgili beklenen gelişme yaşandı ve uzmanlar konut fiyatlarında balon patladı değerlendirmesinde bulunarak sektörde yeni bir döneme girildiğini ifade etti. Uzmanlar, konut piyasasında dip seviyenin geride kaldığını ve yeni bir yükseliş dönemine girildiğini ifade etti. Uzun süredir yüksek faiz ve baskılanan fiyatlar nedeniyle beklemede kalan yatırımcılar ile oturum amaçlı alıcıların, faiz oranlarındaki düşüşle birlikte yeniden harekete geçtiği saptandı. Gayrimenkulün yeniden "güvenli liman" olarak öne çıktığı bu süreçte, alım talebinin satış ofislerinde yoğunluk oluşturduğu bildirildi.

FAİZLER 28 AYIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNE GERİLEDİ

Türkiye Gazetesi'nde yer alan habere göre, konut kredisi faiz oranlarında uzun süredir beklenen aşağı yönlü hareketin yılın son çeyreğiyle birlikte hız kazandığı saptandı. Bankaların uyguladığı ortalama konut kredisi faizleri son 28 ayın en düşük noktasına ulaşırken, bazı bankalarda aylık faiz oranlarının yüzde 2,49 seviyesine kadar gerilediği açıklandı. Bu durumun kredi ile ev sahibi olmak isteyenler için önemli bir fırsat penceresi açtığı kaydedildi.

Merkez Bankası verileri doğrultusunda, son üç ayda konut fiyatlarının yıllık bazda enflasyonu geride bıraktığı belirlendi. Yaklaşık iki yıldır devam eden reel kayıp sürecinin sona ermesiyle birlikte, tapu sahipleri için yeniden kazançlı bir döneme girildiği vurgulandı. Uzmanlar, mevcut fiyat seviyelerinin önümüzdeki dönemde tekrar bulunmasının zor olacağını aktardı.

ORTA VE UZUN VADELİ YATIRIMDA KONUT ÖNE ÇIKIYOR

2026 yılında konut yatırımının diğer finansal araçlara göre daha fazla ön plana çıkacağı ifade edildi. Alternatif yatırım araçlarının eski cazibesini yitirmeye başladığı bir ortamda, konutun düzenli kira getirisi ve değer artışı potansiyeliyle gücünü koruduğu belirtildi. Uzmanlar, bugün alım yapanların önümüzdeki iki yıllık süreçte ciddi bir finansal avantaj elde edeceğini bildirdi.

Altın, borsa ve mevduat faizi gibi araçların getirilerindeki değişimlerin, yatırımcıyı yeniden gayrimenkul sektörüne yönlendirdiği saptandı. Konutun sadece bir barınma ihtiyacı değil, aynı zamanda enflasyona karşı koruma sağlayan güçlü bir yatırım enstrümanı olma özelliğini pekiştirdiği kaydedildi. Bu durumun, piyasadaki talep artışını destekleyen ana unsurlardan biri olduğu ifade edildi.

MALİYET KAYNAKLI ARZ PROBLEMİ FİYATLARI TETİKLİYOR

Sektördeki fiyat artışlarını tetikleyen en önemli unsurlardan birinin de arz problemi olduğu vurgulandı. Artan inşaat maliyetleri, arsa fiyatlarındaki yükseliş ve finansmana erişim zorlukları nedeniyle yeni konut üretiminin talebi karşılayacak seviyeye ulaşamadığı saptandı. Mevcut konut stokunun hızla erimesiyle birlikte, yeni projelerin sınırlı kalmasının fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturduğu aktarıldı.

Uzmanlar, büyük şehirlerde konut üretiminin artmaması durumunda fiyat artışlarının kaçınılmaz olacağını bildirdi. Hem yatırımcıların hem de oturum amaçlı alıcıların aynı anda piyasaya girmesinin, uygun fiyatlı ve nitelikli projelere olan talebi zirveye taşıdığı görüldü. Gayrimenkul danışmanları, bekle-gör politikasını terk eden alıcıların nitelikli konutlara yöneldiğini ifade etti.