Körfez ülkeleri Hürmüz'den kurtulmak için daha da borçlanacak
İran ile savaşın altıncı ayına girmesiyle birlikte Suudi Arabistan, BAE, Kuveyt ve Katar, Hürmüz Boğazı'na alternatif ihracat rotaları oluşturmak amacıyla milyarlarca dolarlık altyapı yatırımlarına hazırlanıyor. Bölge ülkelerinin rekor borçlanma talebinin yatırımcılar tarafından karşılanması bekleniyor.
İran ile ABD arasında yaşanan savaşın altıncı ayına girmesiyle birlikte Basra Körfezi'ndeki petrol ihracatçısı ülkeler, Hürmüz Boğazı’na alternatif boru hatları, limanlar ve kara yolu ağları inşa etmek amacıyla finansman arayışına girdi.
Suudi Arabistan, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Katar; bölge enerjisinin büyük bölümünün taşındığı Hürmüz Boğazı'na kıyasla saldırılara karşı daha az hassas olan Kızıldeniz ve Umman Denizi kıyılarında yeni altyapı projelerini hayata geçirmeyi hedefliyor.
Bu kapsamda bölge ülkelerinin borçlanma birimleri, altyapı yatırımlarını finanse etmek üzere yeni tahvil ihraçları konusunda bankacılar ve yatırımcılarla görüşmeler yürütüyor.
Bloomberg tarafından derlenen verilere göre, bölgeden yapılan tahvil satışları bu yıl 112 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştı.
HÜRMÜZ'E BAĞLILIĞI SIFIRLAYACAK
Körfez yönetimleri alternatif ihracat rotalarına yatırım yapma planlarını açıkça ifade ediyor. BAE Dış Ticaret Bakanı bu ay yaptığı açıklamada, yeni boru hatları ve limanların ülkesinin Hürmüz Boğazı'na olan bağımlılığını sıfırlamaya yardımcı olacağını belirtti.
Suudi Arabistan, Yanbu Kızıldeniz Limanı'na uzanan eski bir boru hattını yeniden faaliyete geçirirken, birçok şirket çöl yollarını kullanarak kara yolu taşımacılığını değerlendiriyor. Liman işletmecisi DP World Ltd. ise Asya'ya yapılacak ihracat için iki derin su terminali geliştiriyor.
Avrupa'nın en büyük tahvil yatırımcısı Amundi SA'nın yükselen piyasalar sabit getirili varlıklar başkanı Sergei Strigo, Körfez ülkelerinin kredi notlarının genel olarak büyük çaplı tahvil ihraçlarını desteklediğini ve yatırım yapılabilir seviyedeki kağıtlara yönelik talebin devam ettiğini ifade etti. Strigo, bu ülkelerin sahip olduğu güçlü döviz rezervlerinin finansal istikrarı desteklediğini ve ek borçlanmaların piyasa tarafından kolayca karşılanabileceğini vurguladı.
ÇATIŞMALAR GÖLGESİNDE YATIRIMCI İŞTHI VE RİSKLER
Bölgedeki jeopolitik risklere rağmen Körfez borçlanma senetlerine olan talep güçlü seyrediyor. Kuveyt'in bu hafta gerçekleştirdiği 6 milyar dolarlık tahvil satışında, günlük füze saldırılarına ve petrol ihracatının büyük ölçüde durmasına rağmen teklif edilen miktarın iki katından fazla talep toplandı.
Benzer şekilde Suudi Arabistan, Abu Dabi, Katar ve daha düşük kredi notuna sahip Bahreyn de başarılı ihraçlar gerçekleştirdi. Buna karşın artan borç arzı beklentisi ve jeopolitik gerilimler nedeniyle Körfez tahvil spreadlerinde genişleme gözleniyor. RBC BlueBay portföy yöneticisi Anthony Kettle, yatırımcıların artan bütçe açıkları ve arz baskısına karşı kredi temerrüt takası (CDS) kullandıklarını belirtti.
Öte yandan Caventor Capital kredi tüccarı Ahmed Nabi, Suudi Arabistan, BAE ve Umman'ın coğrafi avantajları nedeniyle yeni projelerden daha fazla faydalanacağını, ancak çatışmaların yayılması durumunda Kızıldeniz çıkışındaki Babülmendep Boğazı'nın da yeni bir kriz noktası haline gelebileceğini dile getirdi.