Koskoca dağın zirvesi meğer kimseye ait değilmiş: Devlet bile 'benim' diyemiyor
Dünyanın en çok ziyaret edilen zirvelerinden biri olan Fuji Dağı’nda, haritaların bile sustuğu bir nokta ortaya çıktı. 3 bin 776 metrelik dağın en tepesi, ne Japonya devletine ne de çevre eyaletlere ait. Resmi kayıtlarda 'belirsiz bölge' olarak geçen bu zirve aslında 400 yıllık bir tapuyu işaret ediyor...
Japonya'nın simgesi Fuji Dağı'nın eteklerinde her şey yolunda görünse de, zirveye yaklaştıkça işler hukuki bir kaosa sürükleniyor. 3 bin 360 metreden sonrası, Japonya’nın modern haritalarında bile bir "kara delik" gibi görünüyor çünkü bu devasa dağın zirvesi, ne Shizuoka ne de Yamanashi eyaletine bağlı. Hatta Japonya devleti bile buranın kendisine ait olduğunu iddia edemiyor.
"KAMU MALI DEĞİL"
Aslında zirve, teknik olarak "kimsenin değil" demekten ziyade, "kamu malı değil" demek. 1606 yılında dönemin lideri Tokugawa Ieyasu tarafından bir tapınağa (Fujisan Hongu Sengen Taisha) bağışlanan bu topraklar, modern Japonya devleti kurulurken kamulaştırılmak istendi. Ancak tapınak yönetimi öyle bir hukuk savaşı verdi ki, 1974 yılında Yüksek Mahkeme tarihi bir karar vererek zirvenin mülkiyetini devletten geri aldı.
ÇÖZÜLEMEYEN SORUNSA 'SINIR ÇİZGİSİ'
Bu mülkiyet krizi yüzünden Japonya'da hala çözülemeyen bir sorun var: Sınır çizgisi. İki eyalet de dağı kendi sınırları içinde göstermek istese de, zirve "özel mülk" statüsünde olduğu için resmi sınır çizgisi zirvenin ortasından geçemiyor. Bu yüzden Fuji'nin en tepesi, resmi idari haritalarda "sınırı belirlenmemiş bölge" olarak kalıyor.
SEMBOLİK KİRA ÖDENİYOR
Bugün Japonya devleti, zirvede bulunan hava durumu istasyonu ve iletişim kuleleri için tapınak yönetimine her yıl sembolik bir kira bedeli ödüyor. Kendi milli gururu üzerinde "kiracı" konumunda kalan bir devletin bu hikayesi, geleneklerin modern yasalar üzerindeki gücünü kanıtlar nitelikte.