Köyün tamamına apar topar terk edin çağrısı yapılmıştı: Yılda sadece 12 gün giriş izni var

İngiltere'nin dünyaca ünlü antik yapısı Stonehenge yakınlarında, zamanın 1943 yılında donup kaldığı gizemli bir köy bulunuyor. İkinci Dünya Savaşı sırasında "tahliye" emriyle evlerinden çıkarılan Imber köyü sakinleri, çatışmalar bitince döneceklerini sanıyordu; ancak o günden sonra köye sivil girişi bir daha asla kalıcı olarak mümkün olmadı.

Wiltshire’daki Salisbury Ovası'nın derinliklerinde yer alan Imber köyü, bugün yıkılmaya yüz tutmuş binaları ve ürkütücü sessizliğiyle tam bir "hayalet yerleşim" görünümünde. Medeniyetten kopuk, askeri yasaklı bölgenin ortasında kalan bu köy, yılın sadece belirli günlerinde ziyaretçilere kapılarını açıyor.

DÖNÜŞÜ OLMAYAN TAHLİYE KARARI

Tarihi MS 967 yılına kadar uzanan ve yüzyıllar boyunca hareketli bir topluluğa ev sahipliği yapan Imber için sonun başlangıcı 1943 yılı oldu. Savaşın şiddetlendiği dönemde İngiliz ordusu, bölgeyi askeri eğitim sahasına dahil etmek için köy halkına acil tahliye emri verdi. O dönemde köyde yaşayan yaklaşık 150 kişi, eşyalarını toplayıp evlerini terk ederken, barış geldiğinde ocaklarının başına döneceklerine inanıyordu.

Ancak savaş bittiğinde geri dönüş izni hiçbir zaman verilmedi. Salisbury Ovası, 38 bin hektarı aşan genişliğiyle Birleşik Krallık'ın en büyük askeri eğitim alanı haline getirildi. Köy halkı, hem savaşta kaybettikleri 28 erkeğin yasını tuttu hem de bir daha asla yaşayamayacakları köylerinin hasretini çekti.

ASKERİ TATBİKATLARIN GÖLGESİNDE HARABEYE DÖNDÜ

On yıllar boyunca süren topçu atışları, askeri tatbikatlar ve patlamalar, köydeki yapıların çoğuna ağır hasar verdi. Doğal etkenlerin de eklenmesiyle binalar yaşanamaz hale geldi. Eski sakinlerin geri dönme umutları, her geçen yıl fiziksel yıkımla birlikte daha da azaldı. Bugün köydeki yapıların çoğu mermi izleriyle dolu, tavanları çökmüş iskeletlerden ibaret.

TEK AYAKTA KALAN YAPI ST GILES KİLİSESİ

Köydeki yıkımın ortasında zamana direnen tek yapı ise St Giles Kilisesi oldu. Salisbury Piskoposluğu'nun koruması altında kalan ve 1987 yılında birinci derece tarihi anıt statüsü kazanan kilise, köyün geçmişine dair en güçlü tanık olarak ayakta duruyor.

YILDA SADECE 12 GÜN GİRİŞ İZNİ VAR

Köyün ve bir zamanlar müreffeh olan topluluğun anısını yaşatmak için her yıl geleneksel ayinler düzenleniyor. Aziz Giles Günü ve Noel öncesinde düzenlenen bu özel buluşmalar, eski köy sakinlerinin varislerini, bölgede eğitim gören askerleri ve meraklı ziyaretçileri bu ıssız ovada bir araya getiriyor.