Kredi kartı limitleri neden düşüyor? Gece yarısı hamlesi cebimizi nasıl etkileyecek?
TCMB ve BDDK’nın gece yarısı açıkladığı düzenlemelerle kredi kartı limitlerinden KMH kullanımına, konut ve tüketici kredilerinden borç yapılandırmalarına kadar birçok alanda yeni kurallar devreye girdi. Amaç “risk ayarı” olarak tanımlansa da adımların harcama alışkanlıkları, borçlanma imkanları ve hane bütçesi üzerindeki etkileri tartışma konusu oldu. İşte ekonomistlerin yeni düzenlemelere ilişkin değerlendirmeleri...
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) gece yarısında kredi, kredi kartlar ve KMH’a yönelik düzenlemeler açıkladı.
TCMB kredilerde ilave sıkılaşma adımları atarken, yabancı para kredilerdeki büyüme sınırı ve tüketici kredili mevduat hesabı (KMH) limitlerinde değişikliğe gidildi.
BDDK’nın açıklamasında da konut kredilerinde birinci ve ikinci el ayrımını kaldırırken, biriken kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçları için 48 aya kadar yapılandırma imkânı getirildi. Ayrıca toplam limiti 400 bin liranın üzerinde olan kullanıcıların limitlerinde ise gelire göre kısmi azaltmaya gidileceği belirtildi. Bu düzenlemeleri ekonomistler nasıl yorumladı?
"MERKEZ BANKASI UYGULADIĞI POLİTİKALAR KENDİ İÇİNDE TUTARLI"
Prof. Dr. Ali Hakan Kara, TCMB’nin düzenlemesi için, “Merkez Bankasının son dönemde uyguladığı makro finansal politikalar (faiz, ZK, rezerv) kendi içinde tutarlılık arz ediyor. Enflasyon yüksek olduğu için faiz hızlı indirilemiyor. Bunun yan etkilerini azaltmak için YP kredileri ve sermaye girişlerini sınırlayan tedbirler alınıyor” dedi.
"TCMB KREDİ MUSLUKLARINI KAPATIYOR"
Dr. Burcu Aydın, “Merkez Bankası kredi musluklarını kapatıyor” derken şu maddelere dikkat çekti:
“Yabancı para kredilerde 8 haftalık dönemler için %1 olan büyüme sınırını %0,5’e düşürdü. Tüketicilere tahsis edilen kredili mevduat hesaplarına 8 haftalık dönemler için %2 büyüme sınırı getirdi.”
TÜKETİMİ BELİRLEYEN KREDİ DEĞİL GELİR OLACAK
Prof. Dr. Şenol Babuşcu, “BDDK 30 Ocak 2026 tarihli düzenlemesinde ne diyor: Ekonomik koşullarda “borçluluğu kontrol et – ödeme disiplinini güçlendir – dolandırıcılık riskini azalt” derken, değerlendirmesine şu şekilde devam etti:
“BDDK’nın gece yarısı kararı, bir “kredi freni” değil, risk ayarı. Amaç, harcamayı kısmak değil, ödenemeyen borcu azaltmak. BDDK’nın gece yarısı kararının satır aralarında yapılandırma var ama mesaj net: “Borcu uzatırım ama yeni borcu sınırsız vermem.” Bu karar geçmiş borcu yönetiyor, geleceği sıkılaştırıyor. BDDK’nın gece yarısı düzenlemesinin konut tarafında mesajı “İlk konut için destek”, “İkinci/üçüncü konut için sınırlama”, “Enerji verimli, yeni konut ise öncelikli.” BDDK’nın konut ve bireysel kredilere ilişkin son dakika düzenlemesinde verdiği mesajda, yüksek faiz ortamında hızlı kredi genişlemesi değil, tahsil edilebilir ve sürdürülebilir borç isteniyor. BDDK gece yarısı bireysel kredi kartı ve KMH’de ana ilkeyi daha da netleştirdi: * Limit = Gelir * Belgesiz beyan devri kapanıyor. Tüketim krediyle değil, gelirle belirlenecek.”
SONUÇLARI BEKLENDİĞİ GİBİ OLMAYABİLİR
Emrah Gürelli düzenlemeleri şu şekilde yorumladı:
“Kredi kartı limitleri ile ilgili alınan kararlar biraz tuhaf. Kart limitini umarsızca kullanan ve gelirinden daha fazla harcayarak tüketimi arttıran bir kişinin limitini ilk etapta düşürmediğimiz gibi bu kişilere harcamalarını taksitlendirme imkânı getirerek ödeme imkânı getiriyoruz. Bu yorumumda geçim mücadelesi veren vatandaşları bir kenara koyuyorum, yapılandırma kararı onlar için doğru. Yüksek limitli kartı olan ama limiti kullanmayan kişilerin limitinin düşürülmesi çok anlamlı değil, alınan kararlardan en çok bu kesim etkileniyor. Yapılacak tek iş limitlerin gelirlere göre belirlenmesini daha fazla teşvik etmek olmalıydı. Aslında düşündüğünüzde tedbirlerin kısa vade içinde kısıtlayıcılığı biraz tartışmalı, anladığım kadarı ile limitlerin düşmemesi adına kısa vade içinde tüketimi arttırma potansiyeli bile söz konusu olabilir. Makro dengeleri koruma ve enflasyonda istediğimiz seviyelere gelinmesi adına yapılması gereken daha önemli işler var. Kredi hacminin bu sene de kontrol edilmesi gerekiyor, hızlı artan bireysel kredilere yönelik atılan bu adımlar özünde doğru gibi görünüyor ama sonuçları bazı açılardan düşünüldüğü gibi olmayabilir…”
"FAYDASI NE OLACAK"
Haydar Acun, BDDK düzenlemesi için şu yorumu paylaştı:
“Bir kart sahibi, geliriyle orantılı kart limitine sahipse ve ödemelerini aksatmıyorsa, (bankanın kaldıraç seviyesi de çok yüksek değilse) kullanılmayan kart limitinin iptal edilmesinin nasıl bir faydası ve mantığı olabilir? Kart limitini bugün kullanmazsınız ama yarın bir vergi ödemesi için, okul ücreti için hastane ödemesi için veya başka bir şey için “aniden” kullanmanız gerekir, bu neticede bir güvencedir. Şirketlerin kullanılmayan spot kredi limitleri de düşürülecek mi?”
"HARCAMA TÜRLERİNİ AYRIŞTIRMAK GEREK"
Orkun Gödek’in de Acun’dan alıntıladığı yorumu şu şekilde oldu:
“Borcunu düzenli ödeyen, sorun çıkarmayan ile aksini ayrıştırmak, aynı anda cezalandırmamak gerekir. Eğitim, sigorta, hastane, kötü gün ihtiyacı gibi nedenlerle tutanlar vardı. Misal ben de onlardan birisiyim. Ayrıca, artık BES gibi tasarruf ödemelerinin de sanıyorum çok ama çok büyük bir kısmı kredi kartlarından geçiyor. Yani sadece ekstreyi düşünüp rakamdan ilerlemek yerine harcama türlerini de günümüz CRM ortamında ayrıştırmak gerekir. Ben de anlamadım.”
EĞİTİM HARCAMALARI ETKİLENECEK
Evren Kirikoğlu da değerlendirmesinde şunları ifade etti:
“Bankalar özel okul ödemeleri için kredi kartlarına faizsiz taksit programları tanımlıyordu. Yüksek kart limitleri en çok bu işte faydalı oluyordu. Şimdi kullanılmayan kredi kartı limitlerinin %50-80 oranında silinmesiyle en çok bu imkân etkilenecek. Okullara faizli KMH gerekecek.”