Jandarmadan artık Radyo Televizyon Mezunu Bakan Yardımcısı Kübra Hanım sorumlu: Liyakat ağlıyor

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı'nın eğitimini iletişim alanında görmesine karşın bakanlıkta Jandarma ve Sahil Güvenlik gibi güvenlik birimlerinden sorumlu olması liyakat tartışmalarını beraberinde getirdi. Sözcü TV'de "İçimizden Biri" programında Ekrem Açıkel, Yiğitbaşı'nın akademik geçmişini ve yeni sorumluluklarını masaya yatırdı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla atanan İçişleri Bakan Yardımcılarının ardından, Bakanlıktaki yeni görev dağılımları da belli oldu.

Bakanlığın internet sitesinde güncellenen şemaya göre, Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, Jandarma Genel Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Eğitim Dairesi Başkanlığı, İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Başkanlığı ile Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden sorumlu oldu.

Eğitimini iletişim alanında eğitim görmüş ve akademik kariyer yapmış Kübra Güran Yiğitbaşı'nın Jandarma ve Sahil Güvenlik gibi güvenlik birimlerinden sorumlu olması, liyakat tartışmalarını beraberinde getirdi.

Sözcü TV'de "Ekrem Açıkel ile İçimizden Biri" programında Yiğitbaşı'nın eğitim geçmişi ve kariyeri masaya yatırıldı.

Ekrem Açıkel şunları aktardı:

"Sizi yeni İçişleri Bakan Yardımcımız Kübra Güran Yiğitbaşı ile tanıştırmak isterim.

Kübra Hanım başkent Ankara doğumlu, 47 yaşında, evli ve üç çocuk annesi. Babası kaymakamlık yapmış; Türkiye’nin pek çok ilçesinde bulunmuşlar. Kendisi de farklı okullarda ilkokul, ortaokul ve lise eğitimini tamamladıktan sonra yeniden Ankara’ya dönüyor. Ankara’da İmam Hatip Lisesi’nden mezun oluyor ve lise diplomasını alıyor.

Ardından üniversite sınavına giriyor ve Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü’nü kazanıyor. O dönem İletişim Fakültesi’nin üç bölümü vardı: Gazetecilik, Halkla İlişkiler ve Radyo, Televizyon ve Sinema. Kübra Hanım bu üç bölümden Radyo-TV-Sinema bölümünü bitiriyor ve iletişim fakültesi mezunu oluyor.

Eğitim hayatına devam ediyor. İstanbul Ticaret Üniversitesi’nden yüksek lisans yapıyor. Ardından Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde doktorasını tamamlıyor. Akademik çalışmaları ağırlıklı olarak iletişim, aile içi iletişim, ebeveynlik, çocuk-baba ilişkisi gibi konular üzerine. Ayrıca 15 Temmuz darbe girişimi üzerine hem doktora çalışması yapıyor hem de bir belgesel çekiyor; bu belgesel TRT’de yayınlanıyor.

Daha sonra bürokraside yükseliyor; Aile Bakan Yardımcısı oluyor. “Türkiye’nin ilk başörtülü valisiyim” açıklamasıyla Afyonkarahisar Valiliği görevine atanıyor. Oradan da Ankara’ya, İçişleri Bakan Yardımcılığı görevine getiriliyor.

Şimdi yeni görevindeki sorumluluk alanlarına bakalım:

Eğitimine bakıldığında iletişim fakültesi Radyo-TV mezunu; yüksek lisans, doktora ve doçentlik çalışmaları da yine iletişim, aile, çocuk ve ebeveynlik ekseninde.

Burada sorulan soru şu: Bu görev tanımları ile eğitim ve uzmanlık alanı arasında bir örtüşme var mı?

Örneğin, iletişim alanında eğitim almış bir ismin Basın ve Halkla İlişkiler gibi birimlerden sorumlu olması anlaşılabilir görülebilir. Ancak jandarma, sahil güvenlik ve iç güvenlik stratejisi gibi alanlar güvenlik bürokrasisi, kamu yönetimi ve güvenlik politikaları uzmanlığı gerektiren alanlar olarak değerlendirilebilir.

Eleştiri tam da bu noktada yoğunlaşıyor: Eğitim ve uzmanlık alanı ile verilen sorumluluklar arasında uyum olup olmadığı ve bunun “liyakat” kavramı çerçevesinde nasıl değerlendirilmesi gerektiği.

Özetle metinde dile getirilen görüş şu: İletişim alanında yetişmiş bir isme güvenlik bürokrasisinin en kritik birimlerinin bağlanması, liyakat tartışmasını yeniden gündeme getiriyor ve bunun hem ilgili kişiye hem de kamu yönetimine haksızlık olabileceği ileri sürülüyor."