Küçücük dükkanı fabrikaya çevirdi: Yılda 129 milyon lira kazanan genç dev şirketlere kafa tutuyor
Teknoloji ve girişimcilik ruhu birleştiğinde, metrekarelerin hiçbir önemi kalmıyor. New York’ta yaşayan genç bir girişimci, pek çok kişinin sadece depo olarak kullanabileceği 60 metrekarelik mütevazı dükkanını, kendi elleriyle inşa ettiği yüksek teknolojili bir fabrikaya dönüştürdü, servet sahibi oldu.
New York’un Ballston Lake bölgesinde yaşayan genç bir girişimci, sadece 60 metrekarelik mütevazı dükkanını tam otomatize bir fabrikaya dönüştürerek imkansızı başardı. Kendi imkanlarıyla kurduğu sistem sayesinde yılda milyonlarca liralık üretim kapasitesine ulaşan Steve, küçük işletme sahiplerinin hayallerini süsleyen bir başarı hikayesine imza attı.
Steve, YouTube kanalında paylaştığı videoda, bu kurulumla her ay yaklaşık 250 bin dolar değerinde ürün üretebildiğini ve bu devasa çarkın nasıl döndüğünü tüm detaylarıyla anlattı.
10 BİN DOLARLA BAŞLADI
Steve’in kurduğu bu sistemin en dikkat çekici yanı maliyeti oldu. Kendi geliştirdiği makinelerle üretimi otomatize eden girişimci, tüm kurulumu 10 bin doların altında bir maliyetle tamamladı. Arduino adı verilen açık kaynaklı elektronik platformları kullanan Steve; sensörler, taşıma bantları, etiketleme ve şişe dolum makinelerini birbirine bağladı. Bu sayede tekne temizlik ürünlerinin üretildiği tesiste, bir uçtan giren boş şişeler, çok az insan gücüyle diğer uçtan satışa hazır, bitmiş ürünler olarak çıkıyor.
İKİ AYDA TAMAMLADI
Fabrikanın inşasına 2025 yılının Mart ayında başlayan ve sadece iki ayda kurulumu tamamlayan Steve, sürece önce otomatik etiketleme makinesiyle başladığını belirtiyor. Ardından şişeleme ve kapak mühürleme makinelerini ekleyen genç girişimci, en zorlayıcı kısmın makineleri kontrol eden yazılım kodlarını hatasız hale getirmek olduğunu söylüyor. Teknecilik sektöründeki 10 yıllık deneyimi, ona piyasadaki ürünlerin eksiklerini görme fırsatı vermiş. Mevcut temizleyicilerin koltuk dikişlerine zarar verdiğini fark eden Steve, kendi markası olan Seat Reviver’ı piyasaya sürmeden önce bu fabrikayı sıfırdan kurmayı bir meydan okuma olarak kabul etmiş.
DÜŞÜK MALİYETLE DEVASA ÜRETİM KAPASİTESİ
Steve, halihazırda sahip olduğu ve boş duran dükkanını ekonomik nedenlerle tercih ettiğini, buranın artık bir "mini fabrika" olarak işlev gördüğünü ifade ediyor. Elde edilen sonuçlar ise dudak uçuklatacak cinsten. Fabrikanın yıllık üretim kapasitesinin 3 milyon dolar, yani yaklaşık 129 milyon Türk lirası değerinde ürün üretebildiği test edildi. Ürünün sosyal medyada ilgi görmesiyle birlikte ilk ayda 10 bin adetlik üretim rakamına ulaşan girişimci, bu tempoyu korumayı başardı.
BÜYÜK ŞİRKETLERE MEYDAN OKUYOR
Bu başarıyı asıl özel kılan noktalardan biri de ticari verimlilik. Steve, videosunda bu makineleri dışarıdan satın almaya kalksa 250 bin dolardan fazla ödeme yapması gerekeceğini vurguluyor. Büyük imalat şirketlerinde görmeye alışık olduğumuz bu teknolojinin küçük markalarda nadir görülmesinin sebebi, ticari ekipmanların kendi kendine inşa edilenlerden 10 ile 20 kat daha pahalı olması. Steve, bu yöntemle pazara çok düşük genel giderlerle girerek büyük bir avantaj sağladığını ve projesinin adanmışlık sayesinde devasa bir ölçeğe ulaştığını dile getiriyor.