Kumların altındaki sır: 200 ton şarbonla gömülen hayalet kasaba

Dünyanın en korkunç yerlerinden biri olan ve on yıllardır bir hayalet kasaba olarak terk edilen Kantubek’in hikayesi, bilimkurgu filmlerini aratmıyor. Sovyetler Birliği’nin en büyük sırlarından biri olan  Aralsk-7, bugün kurumuş bir denizin ortasında, zehirli kumların arasında bir ibret vesikası gibi duruyor.

Orta Asya'nın ıssız bir köşesinde, Özbekistan-Kazakistan sınırında bir zamanlar 1.500 kişinin yaşadığı Kantubek kasabası, dışarıdan bakıldığında okulu, postanesi ve dükkanlarıyla sıradan bir yerleşim yeri gibi görünüyordu. Ancak bu huzurlu görüntünün arkasında, insanlık tarihinin en ölümcül biyolojik silah ağı yatıyordu. Sovyetler Birliği döneminde kod adı Aralsk-7 olan bu yer, dünyanın en korkunç hastalıklarının laboratuvar ortamında "silahlandırıldığı" gizli bir merkezdi.

DENİZİN ORTASINDA İZOLE CEHENNEM

Aralsk-7’nin yerleşkesi olarak Vozrozhdeniya Adası'nın seçilmesi tesadüf değildi. Aral Gölü'nün ortasındaki bu ada, uzaklığı sayesinde mükemmel bir gizlilik ve olası bir felaket anında nüfus merkezlerinden coğrafi bir tampon sağlıyordu. 1954'te kurulan tesis; şarbon, veba, çiçek hastalığı ve tifüs gibi ölümcül hastalıklar üzerinde açık havada testler yapıyordu.

TESADÜFLER VE FELAKETLER

Tesisin faal olduğu yıllarda, adanın etrafındaki çevre giderek zehirli bir hale geldi:
1971: Bir araştırma gemisindeki bilim insanı, adaya fazla yaklaşınca çiçek hastalığına yakalandı ve kendi kasabasında bir salgına neden oldu.
1972: Adanın yakınlarındaki iki balıkçı vebadan hayatını kaybetti.
1988: Adanın yakınındaki 50.000 sayga antilobu sadece bir saat içinde gizemli bir şekilde hayatını kaybetti.

DÜNYANIN EN BÜYÜK ŞABLON MEZARLIĞI

Sovyetler Birliği’nin çöküşünden hemen önce, 1979’da başka bir tesiste (Sverdlovsk) yaşanan şarbon sızıntısının 100’den fazla kişiyi öldürmesi üzerine program yavaş yavaş terk edildi. Sovyet ordusu, elindeki yaklaşık 200 tonluk şarbon çamurunu Vozrozhdeniya Adası'na taşıyarak devasa çukurlara gömdü. Sovyetler dağıldığında, Kantubek sakinleri her şeyi geride bırakarak kaçtı.

YARIM ADAYA DÖNÜŞTÜ

Sovyet sulama projeleri nedeniyle Aral Gölü kurumaya başlayınca, 2001 yılında korkulan oldu: Sular çekildi ve adayı karaya bağlayan bir kara köprüsü oluştu. Artık biyolojik silah çukurlarına yürüyerek ulaşmak mümkündü. 11 Eylül saldırıları sonrası teröristlerin bu "ölümcül mirası" çalmasından korkan ABD ve Özbekistan ekipleri, 2002'de adaya giderek tesisleri imha etti ve şarbon çukurlarını dezenfekte etti.
Bugün Aralsk-7’den geriye sadece paslanmış kafesler, boş laboratuvarlar ve zehirli kumların arasındaki hayalet binalar kaldı. Bir zamanların "Adalar Denizi", şimdi insanlığın en karanlık sırlarından birini saklayan devasa bir çöl.

ÜYÜK ŞABLON MEZARLIĞI
Sovyetler Birliği’nin çöküşünden hemen önce, 1979’da başka bir tesiste (Sverdlovsk) yaşanan şarbon sızıntısının 100’den fazla kişiyi öldürmesi üzerine program yavaş yavaş terk edildi. Sovyet ordusu, elindeki yaklaşık 200 tonluk şarbon çamurunu Vozrozhdeniya Adası'na taşıyarak devasa çukurlara gömdü. Sovyetler dağıldığında, Kantubek sakinleri her şeyi geride bırakarak kaçtı.
YARIM ADAYA DÖNÜŞTÜ
Sovyet sulama projeleri nedeniyle Aral Gölü kurumaya başlayınca, 2001 yılında korkulan oldu: Sular çekildi ve adayı karaya bağlayan bir kara köprüsü oluştu. Artık biyolojik silah çukurlarına yürüyerek ulaşmak mümkündü. 11 Eylül saldırıları sonrası teröristlerin bu "ölümcül mirası" çalmasından korkan ABD ve Özbekistan ekipleri, 2002'de adaya giderek tesisleri imha etti ve şarbon çukurlarını dezenfekte etti.
Bugün Aralsk-7’den geriye sadece paslanmış kafesler, boş laboratuvarlar ve zehirli kumların arasındaki hayalet binalar kaldı. Bir zamanların "Adalar Denizi", şimdi insanlığın en karanlık sırlarından birini saklayan devasa bir çöl.