Küresel piyasalara üç taraftan baskı: Dolar, faiz ve petrol...
Küresel piyasalar, ABD tahvil faizlerindeki yükseliş, güçlü dolar ve 100 doların üzerindeki petrol fiyatlarının oluşturduğu üçlü baskıyla haftanın son işlem gününe girdi. Asya borsaları cuma sabahı satışa geçti.
Küresel piyasalarda haftanın son işlem gününe, tahvil faizi, dolar ve petrol cephesinden gelen ortak baskıyla girildi. ABD'de 10 yıllık tahvil faizi 24 yılın en yüksek seviyesine yaklaşırken, petrol fiyatları 100 doların üzerinde kalmaya devam etti. Bu tablo, cuma sabahı Asya borsalarında satışa neden oldu.
ABD TAHVİL FAİZİ 24 YILIN ZİRVESİNDE
ABD'nin 10 yıllık tahvil faizi yüzde 5,34 seviyesine çıkarak 2002'den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Faiz daha sonra yüzde 5,25 seviyelerine geriledi. Uzmanlara göre uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükseliş, yalnızca günlük bir hareket değil; son çeyrekte ABD 10 yıllık tahvil faizi 32 yılın en sert yükselişlerinden birini yaşadı.
Yatırımcılar, yüksek petrol fiyatlarının enflasyonu canlı tutabileceği endişesiyle uzun vadeli tahvillerde daha yüksek getiri talep ediyor. Aynı zamanda ABD'nin artan kamu borçlanması da tahvil piyasasında risk algısını güçlendiriyor.
FRANSA'DA BORÇ KRİZİ ENDİŞESİ
Tahvil piyasasındaki baskının bir diğer merkezi ise Avrupa oldu. Fransa ile Almanya arasındaki 10 yıllık devlet tahvili faiz farkı 140 baz puanın üzerine çıkarak 2012'deki Euro Bölgesi borç krizinden bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.
Fransa'nın yüksek bütçe açığı ve artan borçlanma maliyetleri, Avrupa piyasalarında risk algısını artırırken euro dolar karşısında 1,1215 seviyesine gerileyerek Mayıs 2025'ten bu yana en düşük seviyesini gördü.
DOLAR 17 AYIN EN YÜKSEK SEVİYESİNDE
ABD tahvil faizlerindeki yükseliş doları güçlendirdi. Dolar, euro karşısında yaklaşık 17 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Bu durum özellikle enerji ithalatçısı ülkeler için ek maliyet baskısı oluşturuyor.
Petrolün dolar üzerinden fiyatlanması nedeniyle hem petrol fiyatının hem de doların aynı anda yükselmesi, enerji ithalatçısı ekonomiler için maliyetleri iki yönden artırıyor.
PETROL 102 DOLARIN ÜZERİNDE
Brent petrolün varil fiyatı cuma sabahı 102 doların üzerinde işlem görürken, ABD tipi ham petrol yaklaşık 93 dolar seviyesinde bulunuyor. Orta Doğu'daki askeri hareketlilik, küresel arz endişeleri ve Çin'in petrol ürünü ihracatını durdurması fiyatları yukarı taşıyan başlıca faktörler arasında yer alıyor.
Petrolün 100 doların üzerinde kalıcı olması, merkez bankalarının enflasyonla mücadelesini zorlaştırabilecek en önemli risk olarak görülüyor.
ASYA BORSALARINDA SATIŞ
Tahvil, dolar ve petrol cephesindeki baskı, cuma sabahı Asya borsalarına satış olarak yansıdı. MSCI Asya-Pasifik endeksi (Japonya hariç) yüzde 0,5 gerilerken haftalık bazda yaklaşık yüzde 1,7 kayba doğru ilerliyor. Japonya'da Nikkei Endeksi yüzde 0,7 düştü. Çin ana kara piyasaları ise resmi tatil nedeniyle kapalı.
Wall Street ise bir önceki seansı sınırlı yükselişle kapatmış olsa da tahvil piyasasındaki sert hareket, hisse senetlerinde kırılganlığın sürdüğüne işaret ediyor.
GÖZLER ABD İSTİHDAM VERİSİNDE
ABD endeks vadeli kontratları, tarım dışı istihdam verisi öncesinde sınırlı yükseliş gösteriyor. S&P 500 vadeli endeksi yüzde 0,2, Dow Jones vadeli endeksi yüzde 0,2 ve Nasdaq 100 vadeli endeksi yüzde 0,4 artış kaydetti.
Avrupa tarafında ise görünüm daha zayıf. Euro Stoxx 50 vadeli kontratları yüzde 0,2 gerilerken, DAX vadeli endeksi yüzde 0,1 düşüşte. CAC 40 ve FTSE 100 vadeli kontratları yatay hafif negatif seyrediyor.
TÜRKİYE PİYASALARI İÇİN ÜÇ RİSK
Piyasalarda cuma gününün ana riski ABD'den gelecek istihdam verisi olacak. Güçlü bir istihdam verisi, tahvil faizlerinde yeniden yükseliş ve dolarda değer kazancını tetikleyebilir. Zayıf bir veri ise faiz artışı beklentilerini azaltarak tahvil piyasasında rahatlama sağlayabilir.
Türkiye açısından ise yüksek petrol fiyatları enerji ithalat maliyetini artırırken, güçlü dolar dış finansman koşullarını zorlaştırıyor. ABD tahvil faizlerindeki yükseliş ise küresel sermaye akışlarını daha yüksek getirili güvenli varlıklara yönlendirerek gelişmekte olan piyasalar üzerindeki baskıyı artırıyor. Bu nedenle petrol, dolar ve ABD tahvil faizinin aynı anda yükselmesi, Borsa İstanbul, döviz ve altın piyasaları açısından riskleri artırıyor.