4 Eylül 2025.
Türkiye-Suriye sınırındaki Haseke’de, beton bloklarla çevrili, dışarıdan bakıldığında sıradan görünen bir askeri üs.
Akşam çökmek üzere. İçeride uzun bir masa. Haritalar açık. Duvarda Kürdistan haritası. Antakya ili Türkiye’den koparılmış. İçeride insanlar...
Biri üniformasında dört yıldız taşıyor, CENTCOM komutanı... Yıllarını Körfez’de, Irak’ta, Afganistan’da geçirmiş bir Amerikan generali...
Diğeri, PKK/YPG’nin Suriye’deki “Demokratik Güçleri”nin başı terörist Mazlum Abdi.
Amerikalı komutan konuşurken önündeki dosyayı kapatıyor.
“Bu bölgeyi biz yıllarca birlikte tuttuk” diyor. Yanında ABD’nin ‘bölge valisi’ Tom Barrack var.
IŞİD’e karşı operasyonlarda binlerce hava sortisi, yüzlerce koordineli kara hamlesi, sayısız istihbarat paylaşımı... Washington için bu iş sadece terörle mücadele değil; Orta Doğu’daki dengeyi yeniden kurma projesiydi.
O yıllarda ABD, sahaya asker sürmeden sonuç almak için yerel ortaklarla çalışmayı tercih etti.
Mazlum Abdi, binlerce IŞİD’çiyi kamplara aldı, Amerikan silahlarıyla donatıldı. Türkiye’ye karşı korunup kollandı. Amerikalı komutan Kürtler’e müteşekkirdi.
Komutan, ertesi gün soluğu Kuzey Irak Erbil’de Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani’nin yanında alacaktı. Peşmerge güçlerine ABD desteğinin önemini teyit etti.
Ocak’ta Ahmed Şara eşiyle birlikte CENTCOM generalini sarayında ağırladığında dünya basını Suriye’nin yeni liderini “ABD’nin Colanisi” olarak ilan ediyordu.
Ve o dört yıldızlı komutan, birkaç ay sonra daha büyük bir masaya oturacaktı.
Bugün İran’a karşı yürütülen operasyonu yöneten isim olarak karşımıza çıktı Amiral Brad Cooper...
★★★
Peki kim bu Brad Cooper?
1989 ABD Deniz Harp Okulu mezunu. Kariyerini doğrudan Körfez sularında şekillendirmiş bir deniz harp subayı. Sadece sahada değil, akademide de kendini tahkim etmiş. Harvard ve Tufts Üniversiteleri’nde Ulusal Güvenlik Politikası ve Uluslararası İlişkiler okudu.
★★★
Mezuniyetinin ardından yüzey harbi subayı olarak savaş gemilerinde görev aldı. Körfez’de devriye attı, Hürmüz Boğazı’ndan geçti, İran Devrim Muhafızları’nın sürat bot taktiklerini sahada gözlemledi. Komuta kademesinde hızla yükseldi. Muhrip komutanlığı yaptı, ardından Bahreyn merkezli ABD 5. Filosu’nun başına geçti. Bu filo, Basra Körfezi, Kızıldeniz ve Umman Denizi’nden sorumlu yani İran’ın tam karşı kıyısında konuşluydu.
Mayın tehditleri, insansız hava araçları, sürat bot tacizleri... Cooper bu gerilimleri yöneten isimdi. Daha sonra CENTCOM bünyesinde üst düzey görevlere getirildi ve Ağustos 2025’te Orta Doğu’daki tüm Amerikan kuvvetlerinin başına, yani CENTCOM komutanlığına atandı. Artık sadece denizi değil; kara, hava ve siber unsurları aynı masada yöneten bir amiraldi.
★★★
Ancak Cooper’ı öne çıkaran şey savaşı okuma biçimiydi. O, savaş alanını sensörler, insansız sistemler ve veri akışı üzerinden okudu.
Hamaney’i hedef alan ve meşru zemini olmayan bu operasyonun en çarpıcı yanı, İran’ın kendi silahını ona karşı kullanmaktı. Cooper, İran’ın meşhur Şahid-136 drone’larının teknolojisini çaldı. Muhtemelen Ukrayna-Rusya cephesinden...
“LUCAS” adı verilen yeni tür ucuz dronlar üretti. Savaş başladığında, havaya yüzlerce “tersine mühendislik” ürünü dron sürüldü. Bu “sürü” İran’ın hava savunma sistemlerini “meşgul ederek” asıl vurucu güç olan F-35’lere kalkan oldu. Düşman radarları, kendi dronlarını düşürmeye çalışırken, gerçek saldırı uçağı sığınağa ulaştı.
★★★
Cooper’ın bir başka başarısı, füzeler hedefe varmadan saniyeler önce İran’ın komuta-kontrol ağlarını tamamen karartmaktı. Yapay zekâ tabanlı bir yazılım, düşman ağlarına sızarak sahte koordinatlar yaydı. Böylece Hamaney’i koruyan hava savunma sistemleri, Amerikan füzelerini “dost kuvvet” sanıp ateş açmadı. Bu bir siber-kinetik senkronizasyon örneğiydi.
★★★
Basra Körfezi’nde ise devasa savaş gemilerini riske atmak yerine General Cooper; Task Force 59’un (Robot Savaşçı Gücü) insansız deniz araçlarını (USV) kullandı. Bu yapay zekâ destekli otonom araçlar, İran gemi ve denizaltılarını operasyondan günler önce tespit edip sessizce izledi. Operasyon günü, İran donanması limandan çıkamadan “görünmez bir abluka” ile kilitlendi.
★★★
Operasyon sadece fiziksel bir yıkım değil, aynı zamanda bir yönetim değişikliği (regime change) hedefliyordu. Cooper, operasyonun ilk dakikasında İranlı üst düzey generallere sahte emirler ve dezenformasyon içeren mesajlar göndererek komuta zincirini manipüle etti. Bu, doğrudan düşmanın karar verme yeteneğini hedef alan psikolojik bir savaştı.
★★★
Ancak bütün bu askeri teknoloji anlatısının ötesinde, Türkiye açısından asıl dikkat edilmesi gereken başka bir dosya var.
Orta Doğu’da Washington’un en istikrarlı teması Kürt aktörlerle oldu.
Amerikan askeri doktrini son on yılda şunu gösterdi... Sahaya büyük kara gücü indirmek yerine, bölgesel müttefikler üzerinden alan tutmak.
Yerel ortak, dijital savaş, bölgesel denge...
Cooper da bu modelin uygulayıcılarından biri.
İran’a yeni bir yönetim gelirse, kuzeyde İran içindeki Kürtlere yeni görev verilebilir.
Uyanık olmak gerekiyor.