Son yirmi yılda, Türkiye’de en çok dillendirilen kavram: Kürt Sorunu...
Peki, gerçekten sorun bu mu?
Yoksa asıl amaç, Türkiye’de etnik kimlikler üzerinden bir ayrışma üretmek mi?
★★★
Atatürk, İsmet İnönü...
Ve daha sonra Bülent Ecevit...
Gazeteci-yazar Uğur Mumcu ve Ahmet Taner Kışlalı...
Hepsi, farklı dönemlerde aynı gerçeğe işaret etti.
Bu sorun, Türkiye’yi bölme projesidir...
★★★
Mustafa Kemal Paşa, 16-17 Ocak 1923’te İzmit’te gazetecilere Kürt sorunu ile ilgili görüşlerini açıklar:
“Bizim ulusal sınırlarımız içinde, Kürt unsurları öylesine yerleşmişlerdir ki, pek sınırlı yerlerde yoğun olarak yaşarlar. Bu yoğunluklarını da kaybede kaybede ve Türklerin içine gire gire öyle bir sınır oluşmuştur ki, Kürtlük adına bir sınır çizmek istesek, Türkiye’yi mahvetmek gerekir...”
Devam eder Atatürk:
“Ayrı bir sınır çizmek, doğru olmaz.”
★★★
Atatürk’e göre millet; ortak kader, ortak devlet ve ortak gelecek demektir.
31 Ocak 1923’te, İzmir’de yaptığı konuşmada şöyle der:
“Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı hep bir soyun evlatları ve aynı cevherin damarlarıdır.”
★★★
1930’da...
Lider, etnik ayrımcılık oluşturma çabalarına karşı uyarıda bulunur:
“Bugünkü Türk milletinin siyasi ve toplumsal topluluğu içinde kendilerine Kürtlük, Çerkezlik, Lazlık veya Boşnaklık gibi fikirler telkin edilmeye çalışılmış vatandaş ve millettaşlarımız vardır.
Fakat geçmişin baskı dönemlerinin ürünü olan bu yanlış adlandırmalar, birkaç düşman aleti gerici beyinsiz dışında, millet fertleri üzerinde üzüntüden başka etki yaratmamıştır.”
★★★
20 Nisan 1924...
Atatürk, millet tanımını yapar:
“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına, Türk milleti denir.”
Bu cümle, Cumhuriyet’in milliyetçilik anlayışının özüdür.
Cumhuriyet, ırka değil; ortak vatan ve ortak devlet bağına dayanır.
Ayrıştırıcı değil, birleştiricidir.
★★★
İsmet İnönü Lozan’da, Kürt sorunu demez, Kürtlerin eşitliğine vurgu yapar.
Ve şu mesajı verir:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti Türklerin olduğu kadar Kürtlerin de hükümetidir. Çünkü, Kürtlerin gerçek ve meşru temsilcileri, Millet Meclisi’ne girmiştir ve Türklerin temsilcileriyle aynı ölçüde ülkemiz hükümetine ve yönetimine katılmaktadırlar.”
Çünkü Cumhuriyet’in kurucu aklı, ortak yurttaşlık temelinde birleşir.
★★★
Aradan yıllar geçti...
CHP’nin 3’üncü Genel Başkanı Bülent Ecevit, Kürt sorunu olmadığını açık ve kesin dille belirtir.
“Türk-Kürt sorunu yoktur. Güneydoğu’da Osmanlı’dan gelen feodal bir ağalık sistemi vardır. Türk’ü de Kürt’ü de Arap’ı da, Süryani’yi de eziyor.
ABD bunu kullanıp PKK üzerinden bozgunculuk yaratıyor, bunu görmeyen işbirlikçi boş insanlardır...”
Ecevit, “Güneydoğu Sorunu” der.
Çünkü Ecevit’e göre sorun; geri kalmışlık, feodal yapı, eşitsiz kalkınma ve dış müdahaleydi.
★★★
Uğur Mumcu Kürt sorunu söylemini, en sert biçimde eleştiren aydınlardan biridir.
Mumcu’ya göre bu söylem, masum bir hak arayışı değil, emperyalist projelerin bir parçasıdır.
Ve der ki:
“Kimse kimseyi aldatmasın. Batı desteği ve koruması altındaki ‘Kürt Devleti’, açıkça bir Sevr modelidir.”
***
Ahmet Taner Kışlalı, şöyle der:
“Olaya bir ‘Kürt Sorunu’ olarak bakmak, ilericilik değil, ırkçılıktır, gericiliktir...”
★★★
Atatürk’ten, Ecevit’e...
Uğur Mumcu’dan, Ahmet Taner Kışlalı’ya uzanan Cumhuriyetçi çizgi ortak bir noktada birleşir:
Türkiye’de bir Kürt sorunu değil; geri kalmışlık, feodalizm, eşitsiz kalkınma ve emperyalist ülkelerin Türkiye’yi bölme sorunu vardır.
★★★
Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun, diğer bölgelere göre daha az geliştiği doğrudur.
Kişi başına düşen gelir daha azdır, gelir adaletsizliği daha fazladır.
İşsizlik, eğitimsizlik çok daha yüksektir.
Çok doğru...
İç Anadolu’da da gelişmemiş çok sayıda yer yok mu?
Yani geçekte sorun, etnik değil bölgeseldir.
★★★
Türkiye’de, Kürt Cumhurbaşkanı oldu.
Kürt Cumhurbaşkanı Yardımcısı var.
Kürt bakanlar var.
Çok sayıda Kürt milletvekili var.
Generaller var.
★★★
“İkinci Cumhuriyetçiler”, “eski sol yeni liberaller”, hayalleri Lozan’la yerle bir olan emperyalistler ve onların işbirlikçileri, “Kürt sorunu” söylemi üzerinden ayrımcılık tohumları ekerler.
Atatürk’ün Milliyetçilik anlayışını kavrayamayan, yadsıyan sözde sol, Kürt sorunu der.
Altı Ok’tan arınma misyonunu yerine getirme heyecanıyla yola çıkan, Butlan CHP’si Atatürk’ü reddeder ve Kürt sorunu der.
Atatürk’ün mirasını reddedenler için Kürt sorunudur.
★★★
Oysa...
Bugün Türkiye’nin önündeki gerçek sorunlar çok açıktır.
Mülakatta hakkı yenilen gençtir.
Adaletin tartışılır hâle gelmesidir.
Gelir dağılımındaki uçurumdur.
Eğitimde fırsat eşitsizliğidir.
Bunlar tüm Türkiye’nin ortak sorunlarıdır.
★★★
Ve asıl sorun, emperyalist ülkelerin projesidir.
Çünkü Türkiye, İran, Irak ve Suriye’nin bir bölümünü kapsayacak bir Kürt Devleti’nin son taşları döşenmektedir.