Madenci yollarda
Yoksulluk sınırının altındaki ücretleri bile alamayan işçilerin öfkesi büyüyor. Aylardır hakları verilmeyen Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi madenciler, Ankara yoluna çıktı.
İktidar milyonlarca işçi ve emekliyi açlığa mahkum ederken, sokak eylemleri de gün geçtikçe artıyor. Eskişehir’de 2022’de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’ndan (TMSF) Yıldızlar SSS Holding’e devredilen Doruk Madencilik’te haklarını alamayan işçilerin eylemleri de büyüdü. Aylardır ödenmeyen ücretleri ve tazminatları için direnen Bağımsız Maden-İş Sendikası üyesi işçiler, geceyi maden önünde geçirdikten sonra Ankara’ya yürüyüş başlattı.
Sendika sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Türkiye kamuoyunu desteğe çağırdı. Paylaşımda, “Bir avuç holding, binlerce insanı köle etmiş. Biz köle olmamak için buraya geldik. Tüm kamuoyu, tüm Türkiye duysun, madenciye sahip çıkın. Yolda bizi durdurmak için herkes çıkacak karşımıza. Kolluk da patronun adamları da sarı sendikacılar da siyasetçiler de. Bu bir ekmek kavgasıdır, bu bir onur kavgasıdır. Bizim yolumuz Ankara’dır. Hakkımızı almadan dönüş yok” ifadelerine yer verildi.
‘YILLARDIR SÜRÜYOR’
İşçilerin mağduriyetinin 2014’e kadar dayandığını belirten sendika Genel Başkanı Gökay Çakır, “Burada tam bir pervasızlık var. Yürüyüşümüze sonuna kadar devam edeceğiz” dedi. Sendika taleplerini şöyle sıraladı:
“Aylarca ödenmeyen ücret alacaklarının ödenmesi, TMSF öncesi ve sonrasında haksızca çıkış alan tüm işçilere tazminat haklarının ödenmesi, halihazırda çalışan işçilere rızası olmadan dayatılan ücretsiz izin uygulamasının kaldırılması, İSİG kurallarına uygun güvenli bir çalışma ortamının oluşturulması, sendikamız üyesi olup mücadelede öncülük ettikleri için işten çıkarılan işçilerin işe iadesi, madenin kamulaştırılmasını, iş güvencesinin teminat altına alınması.”
Başaran Aksu
Başaran Aksu açlık grevinde
İşçilerin dışarıdaki eylemleri büyürken cezaevinde tutuklu bununan Bağımsız Maden İş Sendikası Örgütlenme Uzmanı Başaran Aksu, işçilerle dayanışmak için açlık grevine başladığını duyurdu. Aksu cezaevinden yazdığı mektubunda, “Mehmet Türkmen, Esra Işık, İsmail Arı, Alican Uludağ şahsında tüm siyasi tutsaklara özgürlü! Mutlaka ama mutlaka kazanacağız. Kaybedeceklerini görüyorum. Bütün çabamız bu hızlı olsun diyedir. Halkımızı seviyorum” ifadelerine yer verdi.