Mandalina yerken 2 kere düşünün
Kış aylarının temel vitamin kaynaklarından mandalinada aşırı tüketim; yüksek şeker ve asit oranı nedeniyle mide hassasiyeti, diş minesi aşınması ve kan şekeri düzensizliklerine neden olabiliyor. Uzmanlar, kabuktaki tarım ilacı kalıntılarının temizlenmesi için meyvenin soymadan önce yıkanması ve günlük porsiyonun 2-3 adetle sınırlandırılması gerektiğine dikkat çekti.
Kış aylarının en çok tüketilen meyvelerinden biri olan mandalina, yüksek C vitamini içeriğiyle bağışıklık sistemine sağladığı katkılarla bilinse de, bilinçsiz tüketimi çeşitli sağlık risklerini beraberinde getiriyor. Uzmanlar, özellikle asit oranı, şeker içeriği ve dış kabuktaki kimyasal kalıntılar konusunda tüketicileri uyardı.
MİDE VE DİŞ SAĞLIĞI ÜZERİNDE OLUMSUZ ETKİLERİ VAR
Mandalinanın içeriğinde bulunan yoğun sitrik asit, sindirim sistemi hassasiyeti olan bireylerde risk oluşturabiliyor. Özellikle gastrit ve reflü hastalarında, aç karnına tüketilen narenciyenin mide yanması ve asit artışını tetiklediği belirtildi. Bunun yanı sıra, asidik yapının diş minesinde yumuşamaya yol açarak uzun vadede hassasiyet ve aşınmaya neden olabileceği ifade edildi.
FAZLASI ŞEKERİ YÜKSELTİYOR
Meyvelerde bulunan fruktozun (meyve şekeri) kontrolsüz alımı, kan şekeri dengesini doğrudan etkiliyor. Bir ara öğünde tüketilen 5-6 adet mandalinanın, glisemik yükü artırarak özellikle diyabet hastaları için risk teşkil ettiği vurgulandı. Beslenme uzmanları, günlük tüketimin 2-3 adet ile sınırlandırılmasını ve porsiyon kontrolünün hayati önem taşıdığını hatırlattı.
GÖRÜNMEYEN TEHLİKE
Tüketicilerin en sık yaptığı hatalardan biri, kabuğu soyulan meyvelerin yıkanmasına gerek duyulmaması. Oysa mandalinaların raf ömrünü uzatmak ve parlak bir görünüm kazandırmak amacıyla kullanılan koruyucu "mumlar" ile üretim aşamasındaki pestisit kalıntıları kabuk yüzeyinde birikiyor. Soyma işlemi sırasında bu maddelerin ellere, oradan da meyvenin kendisine bulaşması, toksik maddelerin vücuda alınmasına neden oluyor.
İLAÇLA ETKİLEŞİMLERİNE KARŞI DİKKATLİ OLUNMALI
Narenciye grubundaki bazı bileşenlerin karaciğer enzimlerini etkilediği bilibiyor. Bu durum, özellikle kronik hastalıklar nedeniyle düzenli ilaç kullanan bireylerde, ilacın vücuttaki emilim hızını değiştirerek doz aşımı veya yetersiz doz etkisine yol açıyor.