Marmara depreminde niye sadece camiler ayakta kaldı?

Binlerce kişinin öldüğü Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçti.

SÖZCÜ yazarı Yılmaz Özdil, 1999 depreminde sahadan gelen bir fotoğrafa dikkat çekti. Özdil, "Adapazarı Gölcük bölgesinde donanma dahil her şey yıkılmıştı. Sadece camiler ayaktaydı. O gün fark ettik ki kuldan çalmaktan korkmayan Allah'tan korkmuştu" dedi. Özdil 6 Şubat depreminde camilerin de yıkıldığını hatırlatarak, "Artık bu ülkede Allah'tan da korkmadıklarını, Allah'ın evi tabir ettiğimiz camiden bile çaldıklarını biz 6 Şubat depreminde gördük" dedi.

"GÖLCÜK'E DEVLET BİLE GİDEMİYORDU"

SÖZCÜ Masası programında konuşan Yılmaz Özdil, "Belirli periyotlar bu acıları yaşıyoruz. Acıların sarılamadığını da görüyoruz. 1999 depreminde Star gazetesindeydim. Gece deprem oldu, hepimiz ailelerimizi bırakıp gazeteye koştuk. Bizim o dönemde Murat Öztürk adında efsanevi bir gazeteci abimiz vardı. Pilot muhabirdi. Biz gazeteye giderken Murat Abi de uçağıyla havalanmıştı. Gölcük, Adapazarı bölgesinin dünyayla iletişimi kesilmişti bu depremde olduğu gibi. Devlet bile gidemiyordu. Murat Öztürk deprem bölgesinin üzerinden uçtu. Filmleri de havadan bıraktı. Fotoğrafları koyduk masaya, devlet daha gidememişti. Sabah saat 08.00'di herhalde. Adapazarı yoktu. Biz Türk basınında ilk kez 18 sütun fotoğraf yayımladık." ifadesini kullandı.

"CAMİLER AYAKTAYDI ÇÜNKÜ..."

Özdil şunları kaydetti:

Fotoğrafı bastıktan sonra başka bir şeyi fark ettik. Adapazarı Gölcük bölgesinde donanma dahil her şey yıkılmıştı. Sadece camiler ayaktaydı. O gün fark ettik ki kuldan çalmaktan korkmayan Allah'tan korkmuştu. Camilerin malzemesinden çalmamışlardı. O fotoğraf hala gözümün önünde. Sadece camiler ayaktaydı.

"6 ŞUBAT'TA CAMİDEN BİLE ÇALDIKLARINI GÖRDÜK"

Aradan yıllar geçti 6 Şubat 2023'te depremi oldu. 1999-2023 arasındaki fark camiler de artık ayakta değil. Artık bu ülkede Allah'tan da korkmadıklarını, Allah'ın evi tabir ettiğimiz camiden bile çaldıklarını biz 6 Şubat depreminde gördük. Benim için 6 Şubat depreminin ilk yıkıcı etkisi bu olmuştu. Afet elbette olacaktır, ülke fay hatlarının üzerinde yaşıyor. Malzemeden çalma hırsızlığının, ahlaksızlığının Allah'tan bile korkmaz hale geldiğini görmüştüm.

"İNSANLAR ÖLMEDEN KENDİ SELALARINI DİNLEDİLER"

Depremin birinci gününün sonunda on binlerce insan enkaz altındayken kurtarma çalışması yapmaları gerekirken bütün camilerde sela okuttular. Enkazın altında insanlar henüz ölmeden kendi selalarını dinlediler. Bu da çok şaşırtıcı değildi.

"AFAD'IN YÖNETİCİLERİ İMAM HATİP MEZUNUYDU"

AFAD'ın bütün yöneticileri o zaman imam hatip mezunu ilahiyatçıydı. İnsan ilahiyatçı da olabilir, mühendislik mezunu da olabilir ama insan kurtarma ile ilgili bir uzmanlığı olur.

"İNSAN KURTARMAK YERİNE SADECE BİLDİKLERİ İŞİ YAPTILAR, SELA OKUDULAR"

AFAD'ın o günkü yöneticilerinin bütün kariyerleri sadece Diyanet'ten ibaret. İnsan kurtarmak yerine sadece bildikleri işi yaptılar sela okudular.