Mars'tan gelen siyah taş ortalığı karıştırdı
Bilim dünyasında yeni ve tahribatsız teknolojilerin yaygınlaşması, gezegen bilimcilerin dikkatini Mars kökenli meteoritlere çevirdi. Teknik Danimarka Üniversitesi’nden Estrid Naver ve ekibi tarafından arXiv’de ön baskı olarak yayımlanan yeni çalışmada, dünyanın en ünlü meteoritlerinden NWA 7034, yani “Black Beauty”, iki yeni teknolojiyle incelendi.
Black Beauty’nin ünü, Mars kökenli olmasından geliyor. Kızıl Gezegen’de meydana gelen büyük bir çarpmanın ardından uzaya savrulduğu ve Dünya’ya düştüğü düşünülen kaya, yaklaşık 4,48 milyar yıl öncesine tarihleniyor. Bu özelliğiyle Güneş Sistemi’ndeki en eski Mars materyallerinden biri kabul ediliyor. Ancak bugüne kadar yapılan araştırmalarda, içeriğinin analiz edilebilmesi için kayadan parçalar kesilmesi, bu parçaların ezilmesi ya da çözülmesi gerekiyordu.
Yeni çalışmada ise bilgisayarlı tomografi (CT) cihazları kullanılarak kaya tahribatsız şekilde incelendi. Black Beauty’nin uzun süredir farklı kaya parçacıklarının birleşmesiyle oluştuğu biliniyordu. Jeolojide “clast” olarak adlandırılan bu küçük kaya parçaları daha önce de tespit edilmişti. Ancak CT taramaları, daha önce görülmemiş özel türde parçacıkları ortaya çıkardı.
MARS'TAKİ SU KANITI
“Hidrojen açısından zengin demir oksihidroksit” (H-Fe-ox) olarak bilinen bu parçacıklar, incelenen ve yaklaşık bir tırnak büyüklüğünde olan örneğin hacminin yaklaşık yüzde 0,4’ünü oluşturdu. Oran küçük görünse de kimyasal hesaplamalar bu küçük parçaların, örneğin toplam su içeriğinin yaklaşık yüzde 11’ini barındırdığını gösterdi. Black Beauty’nin genel su oranı ise yaklaşık 6.000 ppm olarak tahmin ediliyor; bu miktar günümüzde oldukça kurak olan Mars için dikkat çekici derecede yüksek kabul ediliyor.
Bu bulgular, Perseverance tarafından Jezero Krateri’nde toplanan su izleri içeren örneklerle de uyum gösteriyor. Black Beauty’nin bu örneklerden Mars’ın farklı bir bölgesinden gelmesine rağmen aradaki bağlantı, milyarlarca yıl önce Mars yüzeyinde yaygın ve muhtemelen sıvı halde su bulunduğuna işaret ediyor.
Araştırmacılar, aynı tahribatsız CT tekniklerini gelecekteki Mars Numune İade Görevi kapsamında getirilecek örneklerde de kullanmayı planlıyordu. CT taramalarının, numunelerin toplandığı titanyum muhafazaların içini dahi görüntüleyebildiği belirtiliyor. Ancak programın yakın zamanda iptal edilmesi, bu tür doğrudan gezegen örneklerinin Dünya’daki gelişmiş analiz araçlarıyla incelenmesini geciktirebilir.
Buna karşın planlanan bir Çin numune iade görevi bulunuyor. O zamana kadar bilim insanlarının, diğer Mars meteoritleri üzerinde benzer tahribatsız testler yaparak eldeki uzmanlık ve ekipmanı değerlendirmesi bekleniyor.