Meğer bu yüzden sabaha karşı saat 3'te uyanıyormuşuz: Nedeni belli oldu

Milyonlarca kişinin ortak sorunu olan sabaha karşı uyanmaların ardındaki biyolojik süreçler netleşti. Uzmanlar, özellikle saat 03.00 sularında uykunun bölünmesinin beynin doğal döngüleri ve yaşam alışkanlıkları arasındaki çatışmadan kaynaklandığını saptadı.

Warwick Tıp Fakültesi uzmanları, gece yarısı uyanmalarının tesadüf olmadığını ve bu durumun kronik uykusuzluğa (insomnia) zemin hazırlayabileceğini bildirdi. Yapılan araştırmalar, uykunun en hafif olduğu evre ile vücudun sabah hazırlığı için kortizol seviyesini artırdığı anın çakışmasının uyanışları tetiklediğini ortaya koydu.

GECENİN İKİNCİ YARISINDA KORTİZOL SEVİYESİ ARTIYOR

Uyku süreci, gece boyunca 90 ile 110 dakika arasında değişen 4 ila 6 farklı döngüden oluşuyor. Hafif uykuyla başlayan bu süreç, derin uyku ve REM uykusuyla devam ediyor. Gecenin ikinci yarısında vücut, uyanma hazırlığı için stres hormonu olan kortizol seviyesini artırmaya başlıyor.

Biyolojik hazırlık evresinin uykunun en hafif olduğu ana denk gelmesi, en küçük dış veya iç faktörün kişinin tamamen uyanmasına yol açıyor. Sağlıklı bir vücudun gece boyu birkaç kez uyandığı ancak saniyeler içinde geri daldığı, bilincin açıldığı durumlarda ise uykuda kalmanın zorlaştığı kaydedildi.

ALKOL VE KAHVE ÇOK ETKİLİ

Yardımcı Doçent Talar Moukhtarian, uykuda kalmayı imkansız kılan iki temel engeli zihinsel kaygı ve kahve tüketimi olarak tanımladı. Gündüz yönetilebilen stres faktörlerinin gecenin sessizliğinde "ruminasyon" denilen aşırı düşünme seanslarına dönüştüğü, bunun da stres sistemini tetikleyerek uykuyu engellediği saptandı.

Alkol ve kafein tüketimi de uykunun bölünmesindeki ana etkenler arasında yer aldı. Kafeinin vücuttaki uzun yarı ömrü nedeniyle uykunun hafif olduğu saatlerde sistemi uyardığı, alkolün ise uyku kalitesini bozarak "parçalı uyku" modeline sebebiyet verdiği belirlendi.

UYKU HİJYENİ İÇİN KRİTİK ADIMLAR

Uzmanlar, gece yarısı uyanmalarını önlemek için "uyku hijyeni" kurallarına dikkat çekiyor. Her gün aynı saatte uyanmanın biyolojik saati dengelemek adına en kritik adım olduğu vurgulanırken, yatmadan önce dijital ekranlardan uzak durulması gerektiği bildirildi.

Uyanıklık süresinin uzaması durumunda yataktan çıkılması ve rahatlatıcı bir aktivite yapılması öneriliyor. Bu yöntemin, zihnin yatak ile uyanıklık arasında kurduğu olumsuz bağı kırmak için hayati önem taşıdığı ifade edildi.