Meğer en zor yaş 40-55 arasıymış! İşte nedeni

Çoğumuz en zor dönemin ergenlik veya yaşlılık olduğunu sanıyoruz ama bilim dünyası 'ezber bozan' gerçeği deşifre etti. Ünlü bilim iletişimcisi Pere Estupiña, hayatın en yıpratıcı dönemini 40 ile 55 yaş arası olarak belirledi. İşte nedeni...

Bilim insanı Pere Estupiña, yeni kitabı "Büyüyünce ne olmak istiyorsun?" ile yaşlanmaya dair tüm mitleri yerle bir etti. 

Yapılan araştırmalar, insanın fiziksel değil, "sosyal ve zihinsel" olarak en çok hırpalandığı dönemin orta yaş olduğunu gösteriyor. 

'Sandviç Kuşağı' için büyük tehlike: 40-55 yaş arası

Estupiña'ya göre 40-55 yaş arası, "sosyal, mesleki ve kişisel yükümlülüklerin mükemmel fırtınası" olarak tanımlanıyor. Bu dönemi "en yıpratıcı" kılan unsurlar ise şunlar:

Çifte sorumluluk: Kendi çocuklarını yetiştirirken, aynı zamanda sağlığı bozulan ebeveynlerine bakmak zorunda kalanların yaşadığı "sandviç etkisi".

Kariyer zirvesi: İş hayatında en yüksek sorumluluğun ve stresin biriktiği kritik eşik.

Finansal Kuşatma: Kredi borçları, eğitim masrafları ve aile desteği gibi ekonomik yüklerin tavan yaptığı dönem.

60'tan sonra her şey değişiyormuş

Emeklilik ve yaşlanma korkusunun aksine, 60 yaşından sonra hayata karşı ani bir enerji ve neşe artışı yaşandığı tespit edildi. Bilim insanlarının "Gerontolerans" adını verdiği bu dönem (65-75 yaş arası), aslında hayatın en "altın" zamanı.

Baskılar kalkıyor: Mesleki stresin bitmesi ve çocukların bağımsızlaşmasıyla gelen büyük özgürlük.

Beklenmedik enerji: Modern tıp sayesinde 70 yaşındakilerin, yarım yüzyıl önceki kuşağa göre çok daha dinç ve hayata bağlı olması.

Sakın bu tuzağa düşmeyin: "Oto-Yaş Ayrımcılığı"

Mutlu bir yetişkinliğin önündeki en büyük engel kimlikteki rakamlar değil, zihnimizdeki kilitler. Estupiña, insanların kendi kendilerine uyguladıkları yaş ayrımcılığına dikkat çekiyor: "Artık bu yaşta uygun değil" diyerek vazgeçtiğiniz her aktivite, sizi erken yaşlandırıyor.