Memur ve emekliyi bekleyen Temmuz kâbusu
Temmuz ayında yapılacak maaş güncellemeleri için geri sayım sürerken, mevcut toplu sözleşme sisteminin getirdiği katsayıların memur ve emeklilerini resmi enflasyonun altında bir artışla karşı karşıya bırakabileceği belirtiliyor. İşte masadaki rakamlar ve öne çıkan senaryolar.
Yılın ilk 5 ayına ait kümülatif enflasyon rakamları, işçi emeklileri ile memur emeklileri arasındaki zam oranlarında belirgin bir farklılaşmayı beraberinde getirdi. Türkiye Gazetesi köşe yazısında konuyu ele alan SGK uzmanı İsa Karakaş, mevcut toplu sözleşme düzeneğinin memur emeklilerini dezavantajlı duruma düşürdüğünü savundu. Karakaş, mevcut tabloyu şu verilerle aktardı:
"Ocak, Şubat, Mart ve Nisan aylarının kümülatif toplamı olan %14,64’lük artışa, Mayıs ayının %1,71’lik verisi eklenmiştir. Böylece 5 aylık toplam kümülatif enflasyon %16,60 seviyesine ulaşmıştır.
Bu oran, her SSK ve Bağ-Kur emeklisinin doğrudan cebine koyacağı net maaş güncellemesidir. Mevcut toplu sözleşme düzeneği, memur emeklisinin kaşığını daha masaya oturmadan elinden almaktadır.
Yürürlükteki toplu sözleşme hükümleri nedeniyle hem çalışan memurlar hem de memur emeklileri için 4 aylık güncelleme rakamı %10,51 iken, mayıs ayı enflasyonu ile birlikte bu oran %12,40’a yükselmiştir. Yani memur ve emeklisi bugün itibarıyla %12,40’lık bir artışı hak etmiş bulunmaktadır.
Buradaki büyük adaletsizlik şudur: 4 aylık enflasyon rakamlarına göre memur ve emeklisi %4,13 oranında TÜİK enflasyonunun altında kalmıştı. Mayıs ayı itibarıyla aradaki makas daha da açılarak %4,20’ye çıkmıştır. TÜİK enflasyonunun altındaki bu %4,20’lik fark, memur ve memur emeklisinin resmî enflasyon karşısında bile takat getiremeyip ezileceğini gösteriyor" şeklinde açıklamada bulundu.
TEMMUZ AYI MAAŞ ARTIŞI İÇİN YÜZDE 14 BEKLENTİSİ
Merkez Bankası Piyasa Katılımcıları Anketi’nde yer alan beklentiler doğrultusunda, haziran ayı enflasyonunun yüzde 1,52 gelmesi durumunda 6 aylık kümülatif enflasyonun yüzde 18,37’ye ulaşabileceği tahmin ediliyor.
Ekonomik veriler üzerinden yapılan hesaplamalara göre, 6 aylık enflasyonun yüzde 17,5 ila yüzde 18,5 aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Bu senaryonun gerçekleşmesi halinde, memur ve memur emeklilerinin enflasyon farkı ile toplu sözleşme zammı dahil toplam maaş artışının yaklaşık yüzde 14 seviyesinde kalacağı öngörülüyor.
KULİSLERDE SEYYANEN ZAM BEKLENTİSİ ZAYIFLADI
Ankara kulislerinden yansıyan bilgilere göre, memur emeklilerine yönelik yeni bir seyyanen zam düzenlemesinin yapılmasına ilişkin ihtimallerin düşük olduğu ifade ediliyor. Maaş tablolarındaki dengesizliğe dikkat çeken Karakaş, durumu şu şekilde detaylandırdı:
"İlk açıklandığı dönemde 8 bin 77 TL olan seyyanen artış, kümülatif hesaplamalarla bugün itibarıyla 22 bin TL’yi aşmış bulunmaktadır. Bugün itibarıyla en düşük memur emeklisi maaşı 27.877 TL’dir. %14’lük temmuz güncellemesine seyyanen zam vaadinin ifa edilmesi hâlinde, bu ilave ile birlikte en düşük memur emeklisi maaşı 57.000 TL’ye ulaşacaktı.
Fakat kulislerden gelen mesaj nettir: "Toplu sözleşmede ne varsa, o kadar." Ne memur emeklisinin seyyanen zammı gündemde ne de ilave tek bir kuruş. Sadece toplu sözleşmede öngörülen güncelleme formülü masadadır.
Memur emeklisi bu maaşları havadan almıyor. En düşük maaşlı memur emeklisi dâhil olmak üzere, en az 9000 gün primle ve işçi emeklilerinden farklı olarak çalışırken her ay maaşından en az %2 oranında daha fazla prim kesilmesinin karşılığında bu hakka sahip oluyorlar.
Çok prim ödeyenin daha iyi standartlarda yaşaması gerekirken, sistem tersine işliyor. Mevcut izlenimler, ek bir iyileştirmenin ufukta görünmediğini ortaya koymaktadır. Bu bağlamda en düşük memur emeklisi maaşının temmuz ayında en fazla 31.790 TL civarında kalması kuvvetle muhtemeldir" dedi.
SENDİKALARA SÜRECE MÜDAHALE ÇAĞRISI
Mevcut tablonun iyileştirilmesi adına memur sendikalarının sürece daha aktif müdahil olması gerektiği belirtiliyor. Maaş artışlarının en azından enflasyon seviyesinde gerçekleşmesi ve memur emeklileriyle SSK-Bağ-Kur emeklileri arasındaki farkın kapatılması amacıyla ek iyileştirme taleplerinin yeniden gündeme alınması çağrısı yapılıyor.